Etiket: 31.

  • 31. Geleneksel Dağköy Yağlı Güreşleri

    Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde bu yıl 31.’si düzenlenen Dağköy Yağlı Güreşleri heyecanla başladı. Kispetlerini giyen pehlivanlar er meydanına çıkarak güreşti. Başpehlivanlık müsabakasında mücadele veren Hamza Köseoğlu rakibini yenerek şampiyon oldu.

    Kozlu Kaymakamlığı, Kozlu Belediye Başkanlığı ve Kozlu Gençlik Spor Merkezi tarafından organize edilen 31. Dağköy Yağlı Güreşleri, ilçeye bağlı Dağköy Yağlı Güreş Tesisleri’nde başladı. Küçük pehlivanların güreş müsabakalarıyla başlayan yağlı güreşlerde, şehitler anısına Kur’an-ı Kerim okundu.

    226 sporcunun katıldığı organizasyonda ağalık seçiminde 100 bin lira ödeyen iş adamı Tahsin Karaarslan ağa seçildi. Mirası layıkıyla gelecek nesillere sevdirme çabası içerisinde olduklarını aktaran Kozlu Belediye Başkanı Kerim Yılmaz, “Bu yıl 31.’sini düzenlediğimiz Kozlu Dağköy Yağlı Güreşlerine katılan tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Ata yadigarı yağlı güreşlerin yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar ulaşmış ve coşkuyla kutlanan kültürel bir spor etkinliği haline dönüşmüştür. Bu yıl 31. kez düzenlediğimiz, coşkuyla kutladığımız, insanlarımızı birbirine kaynaştırmak kırgınlıkları, dargınlıkları ortadan kaldırmak adına güzel bir etkinlik. Bu güzel mirası layıkıyla yaşatmak ve gelecek nesillere sevdirme çabası içerisindeyiz” diye konuştu.

    “Yağlı güreş bize özgü bir spor türü”

    Müsabakalarda emeği geçenlere teşekkür eden Kozlu Kaymakamı Ahmet Karakaya ise, “Yüzlerce hatta binlerce yıllık geçmişi olan ata sporu olarak kabul ettiğimiz yağlı güreşlerin ilçemizde adeta geleneksel hale gelmiş şölenini birlikte kutluyoruz. Güreş müsabakalarının düzenlenmesinde emeği geçen belediye başkanımıza, il genel meclisi başkanımıza, bu tesisleri ilçemize hediye eden Ahmet Duyar başkanımıza teşekkür ediyorum. Emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkürü borç biliyorum” şeklinde konuştu.

    Yağlı güreşin nitelik itibariyle dünyada eşi benzeri bulunmayan bir spor türü olduğunu aktaran AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu da, “Aralıksız devam eden bir müsabaka. Bir şenlik içerisinde uzun yıllardan beri devam ediyor. En önemli sportif ve kültürel etkinliklerden bir tanesi. Çünkü güreş dünyada Türklerin öncülük yaptığı bir spor dalı olarak yer alıyor. Yağlı güreş niteliği itibariyle de bize özgü ve dünyada eşi benzeri olmayan bir spor türüdür” dedi.

    “İbadet hükmünde bir spor”

    Zonguldak Valisi Ahmet Çınar ise şöyle konuştu:

    “Güreş ata sporu kavramıyla özdeşleşmiş durumdadır. Allah, Bismillah, Salavat ile Kur’an ile dua ile yapılan bir spor. İbadet hükmünde bir spor. Milli kültürümüz, binlerce yıldan gelen bize tarihle bağlarımızı sağlayan çok önemli bir spor. Çocukluğumda hatırlıyorum, pehlivanlar parmakla gösterilirdi. Pehlivanlık asaletin ve itibarın vesilesiydi. Eğer bir pehlivan, doğru olmayan bir iş yaparsa ‘sen pehlivansın, sana yakışmaz’ denilirdi. Bugün elbette pehlivanlık çok itibarlı bir mevkii ama popüler kültür ile birlikte güreşe olan ilginin azalmasıyla birlikte insanların geçmişteki kadar pehlivanlara bilmedikleri için o itibarı göstermediklerine de şahit oluyoruz.”

    Müsabakalarda birincilikleri, minik 1’de Enes Danışman, minik 2’de Deniz Demir, teşvik 1’de Alperen Atar, teşvik 2’de Semih Karagöl, tozkoparanda Kazım Işık, ayakta Ahmet Oğuz, deste küçük boyda Sefa Yılmaz, deste büyük boyda Temel Altıntaş, küçük orta küçük boyda Erdal Duman, küçük orta büyük boyda Yusuf Erdoğan, büyük ortada Adem Altun, başaltı boyunda Atilla Balcı oldu.

    Başpehlivanlık müsabakasında rakibi İsmail Koç’u yenen Hamza Köseoğlu şampiyonluk madalyası ve kupanın sahibi oldu.

  • 3+1 Eğitim Modeli tanıtıldı

    Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesine bağlı meslek yüksekokullarında eğitim gören öğrencilere Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Mindivan tarafından 3+1 Eğitim Modeli tanıtıldı.

    Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde yapılan eğitim programına, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nurgül Özbay, Bilecik Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Bayram Kaya, Bilecik Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Ayhan Tozan ile çok sayıda kurum ve kuruluşun temsilcisi katıldı.

    Eğitimin temel amacının uygulama becerisine sahip nitelikli teknikerler yetiştirmek ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu vasıflı iş gücünü karşılamak olan 3+1 Eğitim Modeli’yle ilgili bilgi veren Doç. Dr. Harun Mindivan, derslerinde başarı gösteren öğrenciler arasından seçilecek stajyerlerin toplam 16 hafta boyunca iş yerlerinde istihdam edileceğini belirtti. Mindivan, ”Yapılan araştırmalar sonucunda, en etkin öğrenme yöntemi ’yaparak ve öğreterek öğrenme’ şeklidir. ’Duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim’ ilkesinden hareketle yola çıkılan 3+1 modelinin öğrenci ve işverene olduğu kadar topluma da fayda sağlayacak bir uygulamadır” dedi.

    Öte yandan 3+1 Eğitim Modeli’nin İnşaat Teknolojisi, Bilgisayar Programcılığı, Tekstil Teknolojisi, İş Sağlığı ve Güvenliği, Gıda Teknolojisi, Kimya Teknolojisi, Peyzaj ve Süs Bitkileri, Makine, Metalurji, Otomotiv Teknolojisi, Üretimde Kalite Kontrol, Elektrik, Elektrik Enerjisi Üretim İletim ve Dağıtım, Elektronik Haberleşme Teknolojisi, Elektronik Teknolojisi, Kontrol ve Otomasyon Teknolojisi, Dış Ticaret, Yerel Yönetimler, Grafik Tasarımı, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Moda Tasarımı ile Turizm ve Otel İşletmeciliği programlarında da uygulanacağı bildirilirken, stajyer kabul edecek iş yerlerine İŞKUR tarafından sağlanacak destekler hakkında da bilgi verildi.

  • “31. Ulusal Dilbilim Kurultayı” bu yıl Anadolu Üniversitesi’nde

    Anadolu Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı “31. Ulusal Dilbilim Kurultayı” Kongre Merkezi Salon Anadolu’da gerçekleştirildi.

    Birbirinden farklı konu başlıklarının üzerinde durulacak ve 2 gün sürecek olan kurultaya, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Anadolu Üniversitesi öğretim üyeleri ile misafir öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

    “Dil bir ülke ve bir millet açısından çok önemli bir unsur”

    31. Ulusal Dilbilim Kurultayı’na ev sahipliği yapmaktan dolayı Anadolu Üniversitesi olarak mutluluk duyduklarını ifade ederek açılış konuşmasına başlayan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, “Dilbilimin gerçekten çok önemli bir alan ve dil bir ülke ve bir millet açısından çok önemli bir unsur. Her şeyden önce dil en önemli iletişim aracı ve bunun yanı sıra bir kimlik ve kültür aktarım aracı. Dilini kaybeden milletler, kimliğini de kültürünü de kaybeder” şeklinde konuştu.

    Anadolu Üniversitesi’nin çok geniş bir coğrafyada eğitim veren önemli bir üniversite olduğunun altını çizen Prof. Dr. Gündoğan, 16 Batı Avrupa ülkesinde Anadolu Üniversitesi bürolarının olduğunu hatırlattı. Bunun yanında Azerbaycan’da, KKTC’de, bu yıl itibarıyla ABD Maryland’de üniversite bürolarının bulunduğunu ve önümüzdeki yıllarda Kanada ile Avustralya’nın yanı sıra Suudi Arabistan şehirleri Cidde ve Riyad’da da bürolar açılacağının müjdesini veren Prof. Dr. Gündoğan, çok geniş bir coğrafyada büroları olan ve eğitim veren önemli üniversitelerden biri olduklarını söyledi.

    “Yurtdışında Türkçe öğrenmek için önemli talepler var”

    Türkçe’nin çok önemli ve güzel bir dil olduğunu belirten Prof. Dr. Gündoğan, “Türkçe, çok geniş bir coğrafyada, yıllarca kullanılmış derin tarihe sahip bir dildir. Dünyanın birçok noktasında Türkçe konuşan aslında bizim gibi insanlar var” ifadelerini kullandı. Yurtdışında da Türkçe öğrenmek için önemli taleplerin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gündoğan, bu alanda çalışmalar yapılması ve Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar için de nitelikli materyaller üretilmesi gerektiğini vurguladı.

    “Böylesine köklü ve bilimsel bir toplantıyı düzenlemekten onur duyuyoruz”

    Böylesine köklü ve bilimsel bir toplantıyı düzenlemekten onur duyduklarını ifade eden Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü İngilizce Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ümit Deniz Turan, bu etkinliği gerçekleştirmek amacıyla çalışmalara aylar öncesinden başladıklarını belirtti.

    Toplantıda sunulmak üzere yaklaşık 100 bildiri özeti aldıklarını söyleyen Prof. Dr. Turan, bu özetlerin her birini Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden yaklaşık 50 meslektaşının değerlendirdiğini ve her özet hakkında en az 2 hakem tarafından görüş belirtildiğini ifade etti. Bu değerlendirmeler sonucunda 60 bildirinin kurultay için kabul aldığını hatırlatan Prof. Dr. Turan, katılımcıların olumlu ve bilimsel bir tartışma ortamı geçirmelerini diledi.

    “Her devlet yönetimi de, vatandaşları da dilsel, sayısal ve sosyal becerilerin gelişmesini ister”

    “Öğretmen eğitiminde olmazsa olmaz diyebileceğimiz becerilerden biri dil kullanım becerisidir” diyerek koşmasına başlayan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdoğan Kaya, “Her devlet yönetimi de, vatandaşları da dilsel, sayısal ve sosyal becerilerin gelişmesini ister. Bunlar sayesinde hem vatandaşlar yaşamlarını iyi bir şekilde sürdürür hem de devletler kalkınırlar” açıklamalarında bulundu. Doç. Dr. Kaya ayrıca, dili öğrenme serüvenine de değindi.

    Açılış konuşmalarının ardından Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü öğrencilerinden oluşan Yaylı Çalgılar Dörtlüsü’nden bir dinleti sunuldu.

    Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taylan’dan sözcük sıralanışına yeniden bakış

    Dinletinin ardından dil kurultayının kendisi için önemini anlatan misafir konuşmacı Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eser Erguvanlı Taylan, dilbilim konusunun hem akademik açıdan alanın ileriye götürülmesi adına hem de sosyal olarak önemine değindi. Prof. Dr. Taylan, “Öncelikle bizlerin kendi aramızda anlaşmamız, iletişime geçmemiz ve birlikte çalışmamız lazım. Kurultayları da bu platformları oluşturma açısından ben çok önemsiyorum” diye belirtti.

    “Türkçe’de Sözcük Sıralanışına Yeniden Bir Bakış” başlıklı konuşmasını sunan Prof. Dr. Taylan, konuyu farklı kuramlar ve açılardan inceledi. Sözcük dizimi veya sözcük sıralanışının önemini ve hem tümcenin ögelerinin hem de öbeğin ögelerinin nasıl bir organizasyon gösterdiklerini anlatan Prof. Dr. Taylan, bunun tipolojik açıdan çok önemli olduğunu vurguladı. Dillerin sözcük sıralanışına göre de dil ailelerine ayrıldığını hatırlatan Prof. Dr. Taylan, bununla ilgili yapılmış çalışmalar ve yeni verileri de vererek aktarımlarda bulundu.

    Kurultay,13 Mayıs Cumartesi gününe kadar farklı oturumlarla sürecek olan sunumlarla devam edecek.

  • Turkcell, İlk Çeyrekte Yüzde 31,1 Büyüdü

    Turkcell, yılın ilk çeyreğinde yüzde 31,1, data ve servis gelirleriyle Türkiye’de yüzde 10, Grup olarak ise yüzde 8.3 büyüdüğü açıkladı.

    Turkcell’den yapılan açıklamada 4.5G öncesi son üç aylık dönemde tarihinin en yüksek birinci çeyrek geliri ve FAVÖK’üne imza atıldığı, data ve servislerle büyümeye devam edildiği bildirildi. Dünyanın en güçlü 4.5G şebekesine sahip olduklarını söyleyen Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “İkinci çeyrek itibariyle artık 4.5G farkıyla en güçlü olduğumuz dönem başladı. Daha 4.5G başlamadan data ve servislerde gelen başarı yılın geri kalanı için bizi heyecanlandırıyor” dedi.

    Turkcell Türkiye’nin gelirlerinin yüzde 42’sini oluşturan data ve servis gelirlerinin artışında Turkcell TV+, fizy ve diğer mobil servislerdeki artışın da etkili olduğunu belirten Kaan Terzioğlu, “Küçük ekran üzerine kurduğumuz oyun planının hedeflediğimiz şekilde işlediğini görüyoruz” diye konuştu.

    Şirketten yapılan açıklamaya göre, Turkcell 2016’nın ilk üç ayında, tarihinin en yüksek birinci çeyrek geliri ve FAVÖK’üne imza attı. 3 milyar 225 milyon TL’yi aşan Grup gelirin itici gücü ise, Turkcell Türkiye’nin performansı oldu. İlk çeyrekte yüzde 10 ile çift haneli büyüyerek 2 milyar 928 milyon lira gelir kaydeden Turkcell Türkiye’nin başarısında yıllık bazda yüzde 31,1 artarak 1 milyar 229 milyon TL’ye ulaşan data ve servis gelirlerinin katkısı etkili oldu. Data gelirleri  yüzde 26,4 büyüme ile 1 milyar lirayı aşarken, servis ve çözüm gelirleri temelde Turkcell TV+, fizy ve diğer mobil servislerindeki artan kullanıma bağlı olarak yüzde 57,2 yükselerek 226 milyon TL’ye ulaştı.

    Data gelirinin artışında akıllı cihaz penetrasyonu, kullanıcı sayısı ve data kullanımındaki yükselişe bağlı olarak yüzde 25,8 artan mobil genişbant ile yüzde 28,4 artan sabit genişbant gelirleri etkili oldu. Yılın ilk çeyreğinde Turkcell Grubu yüzde 8,1 artışla 1 milyar TL FAVÖK’e ve yüzde 31,1 FAVÖK marjına ulaştı. Turkcell Türkiye ise aynı dönemde yüzde 10,6 büyümeyle 916 milyon TL FAVÖK ve yüzde 31,3 FAVÖK marjı kaydetti. Proforma Grup net kârı ise yüzde 15,1 yükselerek 544 milyon TL oldu.

    Turkcell Türkiye’nin, sabit müşteri sayısı güçlü fiber şebekesi, satış gücü ve müşteri hizmetlerinin desteğiyle 1,6 milyona dayandı. Çeyreksel bazda 36 bin fiber ve 25 bin ADSL müşteri artışı ile toplam 61 bin yeni sabit müşteri kaydetti. Yeniden yapılanmanın yarattığı pozitif etki ile Turkcell Uluslararası 7 çeyreğin ardından ilk kez gelirlerini artırdı ve yüzde 2,1’lik pozitif büyümeye imza attı.

    “KÜÇÜK EKRANDA BÜYÜME PLANIMIZ TUTUYOR”

    Turkcell’in 2016 yılı ilk çeyrek sonuçlarını değerlendiren Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, 4.5G öncesi son çeyrekte özellikle data tarafından gelen başarının kendilerini daha da umutlandırdığını ifade ederek, “Bu başarı, dünyanın en güçlülerinden biri olan 4.5G şebekemizin de desteğiyle çok daha ileri taşınacak” dedi. Turkcell Türkiye’nin gelirlerinin yüzde 42’sini oluşturan data ve servis gelirlerinin artışında Turkcell TV+, fizy ve diğer mobil servislerdeki artışın etkili olduğunu belirten Kaan Terzioğlu, “Küçük ekran üzerine kurduğumuz oyun planının hedeflediğimiz şekilde işlediğini görüyoruz” diye konuştu.

    “HEDEFLERİMİZE TURKCELL 4.5G FARKIYLA İLERLİYORUZ”

    Terzioğlu yılın ilk çeyreğinde güçlü bir performans sergilediklerini ve önemli gelişmelere imza attıklarını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Yılın ilk çeyreğinde en önemli gündemimiz Türkiye’de dijital dönüşümün başlangıcı olan 4.5G hizmetlerinin 1 Nisan’da gerçekleşen lansmanı oldu. Dünyanın en güçlü 4.5G şebekesini oluşturan Turkcell ekibi çok kısa sürede 4.5G hızında mobil interneti Türkiye’nin 81 ilinde yüzde 70’in üzerinde nüfus kapsaması ile hazır hale getirdi. Turkcell’liler ilk dakikadan itibaren 4.5G’ye yoğun ilgi gösterdi. Bugün itibarıyla 4.5G abone sayımız 5 milyona ulaşırken, 4.5G şebekemiz üzerinden taşınan data trafiği çok kısa zamanda yüzde 22’ye çıktı.”

    2016 için konulan büyüme hedeflerini de teyit eden Terzioğlu, “2016 yılı birinci çeyreğinin beklentilerimiz doğrultusunda gerçekleşmesiyle açıkladığımız Turkcell Türkiye ve Grup gelir büyümesi hedefimizi yüzde 8 -10 aralığında yineliyoruz. Grup FAVÖK kar marjımızı da yüzde 31-33 aralığında hedefliyoruz. Yıla rekorlarla güçlü bir başlangıç yapmamıza katkı sağlayan tüm takım arkadaşlarımı ve paydaşlarımızı tebrik eder, bu süreçte desteklerinden dolayı Yönetim Kurulu’muza teşekkür ederim. Bu başarı hikâyemizde daima bizimle birlikte olan müşterilerimize de bir kez daha şükranlarımı sunarım” dedi.

    “İHTİYAÇ DUYULAN HER ALANDA MÜŞTERİMİZİN YANINDAYIZ”

    Entegre iletişim ve teknoloji şirketi olarak yeniden yapılanmasını tamamlayan Turkcell’in müşterileri merkeze koyarak fark yaratan yeni çözüm ve hizmetler sunmaya başladığını belirten Kaan Terzioğlu, şunları kaydetti:

    “Turkcell’in entegre iletişim ve teknoloji hizmetleri şirketi konumunu güçlendiren tekliflerimizle müşterilerimize ihtiyaç duydukları tüm hizmetleri tek çatı altında sunmak üzere sahada, çağrı merkezimizde ve dijital kanallarda aksiyon planlarımızı hayata geçirmeye başladık. Mobil ve sabitteki gücümüzle müşterilerimize sektörde örneği olmayan yakınsamış bir deneyim yaşatmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda 10 maddeden oluşan bir taahhüt listesi hazırlayarak, onları memnun etmek için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz.

    Müşterilerimizin teknoloji ihtiyaçlarının finansmanını desteklemeye devam etmek amacıyla Mart ayında tüm Türkiye’de hizmet vermeye başlayan finansman şirketimiz çok kısa zamanda akıllı cihazların finansmanı için 400 binin üzerinde yaklaşık 500 milyon TL tutarında kredi sağladı. Bu gelişmenin etkisiyle şebekemizdeki akıllı telefon penetrasyonu yüzde 55’e yükseldi.

    Öte yandan, Paycell adını verdiğimiz mobil ödeme platformumuz ile müşterilerimize Turkcell faturası ile ödeme de dâhil olmak üzere birçok alternatif ödeme seçeneği sunuyoruz. Son 12 aylık dönemde, bu platform üzerinden toplamı 440 milyon TL’ye ulaşan 16 milyondan fazla işlem gerçekleştirildi. Gelişmiş teknolojik yetenekler ile yeniden tanımlanan Paycell hem Turkcell abonelerine hem de diğer müşterilere hizmet verecek.”

    “FATURALI, FİBER VE TV’DE BÜYÜMEYE DEVAM”

    Terzioğlu, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “Turkcell’in 2016 yılının ilk çeyreğinde 5 ülkede konsolide ettiği operasyonlarının müşteri sayısı, 35,2 milyonu Türkiye’de olmak üzere toplam 50,8 milyon oldu. Bu dönemde faturalı, fiber ve TV’de müşteri kazanımı devam etti. Faturalı müşteri sayısı geçen yıla göre 1,2 milyon arttı ve müşteri bazının yüzde 50’sine ulaştı. Sabit tarafta fiber müşteri sayısı yıllık bazda 159 bin artışla 935 bine ulaşırken, toplam sabit müşteri sayısı 1,6 milyon oldu. Hızla büyümeye devam eden Turkcell TV+ ise geçen yıla göre 514 bin artışla toplamda 679 bin müşteriye ulaştı. Yakınsama stratejisi kapsamında mobil tarafta ses, data ve servislerin her üçünü kullanan müşteri oranı yüzde 17, sabit tarafta TV’li servis kullanan müşteri oranı ise yüzde 30 oldu. Turkcell’in bölgesel genişleme ve küresel ürün ve çözümler sunma hedefleri doğrultusunda stratejik öneme sahip yenilikçi servislerine yönelik talep bu çeyrekte de hızla artmaya devam etti. BiP, Turkcell TV+, Akıllı Depo, Goller Cepte ve yeni adı fizy olan müzik servislerini artık yalnızca Turkcell’lilerin değil herkesin kullanımına açıldı. Sesli ve görüntülü konuşma hizmeti ile fark yaratan yeni nesil iletişim platformumu BiP bugüne kadar 192 ülkede 7,5 milyon kez indirildi. BiP’in sadece son 3 aydaki indirilme sayısı ise 1,5 milyonu aştı. Kullanıcılarının yüzde 39’unu diğer operatör müşterilerinin oluşturduğu BiP, bu alanda dünyanın en yenilikçi uygulamalarından biri oldu. Türkiye’nin en çok kullanılan bireysel bulut hizmeti olan Akıllı Depo’nun indirme sayısı 2,6 milyona, Türkiye’nin en popüler müzik platformu fizy’nin indirme sayısı ise yaklaşık 5,7 milyona ulaştı. Goller Cepte servisi ise 2,1 milyon defa indirildi. Bu doğrultuda Turkcell’in dijital servis gelirleri bu çeyrekte geçen yıla göre yüzde 57,2 arttı”.

  • Kampüsün Sesi 31. Sayı Çıktı

    Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından, kampüsten haberlerin, etkinliklerin ve bilimsel çalışmaların yer aldığı iki ayda bir çıkarılan Kampüsün Sesi Dergisi’nin 31. Sayısı okurlarıyla buluştu.

    Derginin bu sayısında sizi ilk olarak BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer’in Elit Yükseköğretim’e Elveda yazısı karşılıyor. Yine dergide birbirinden değerli konukların Üniversitede gerçekleştirdikleri ziyaretleri, Üniversitenin Zonguldak’ın sosyal ve kültürel yapısına katkılarını, imzalanan uluslararası işbirliklerini bulacaksınız. Avrupa Üniversiteler Birliği’nce Yürütülen Kurumsal Değerlendirme (EUA) çalışmalarının ayrıntıları da bu sayıda ele alınıyor. Bülent Ecevit Üniversitesi IU Greenmetric World University Ranking’de liderliği elden bırakmıyor. Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin ve Diş Hekimliği Fakültesinin yeni ekipmanlarını da bu sayıda tanıtılıyor. Mühendis adaylarının ve akademik personelin başarılarını, araştırma merkezlerinde yürütülen faaliyetler hakkında bilgiler veriliyor. Merkez kampüs ve ilçe kampüslerindeki yeni gelişmeleri, Türkiye’de ilk kez bir devlet kurumu bünyesinde açılan Obezite Merkezini ve hemen yanı başındaki yüzme havuzuna da bu sayıda yer verilmiş. Ayrıca üniversitede yeni açılan bölümleri, Radyo Karaelmas’ın, ‘Sihirli Mikrofon’ yarışmasında final yarışını ve Devrek Simidi’nin hikâyesini bulacaksınız.

    “KAMPÜSÜN SESİ DERGİSİ BU SAYISINDA ÜÇ FARKLI DİLLE YAYINDA”

    Uluslararasılaşmanın kendileri için çok önemli olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer: “Üniversite olarak uluslararasılaşmaya çok önem veriyoruz. Yurt dışından gelen öğrenci ve akademisyenlerimizle yaptığımız çalışmalar Üniversitemizin yurtdışındaki tanıtımı için çok önem arz etmektedir. Bu bağlamda dergimizdeki bazı haber ve makaleleri Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde yayınladık. Dergimizde, Üniversitemizde yapılan etkinlikler, konferanslar ve bilimsel çalışmaların haberleri bulunuyor. Bunun yanı sıra makaleler, gezi yazıları da Kampüsün Sesi dergisinde ilginizi çekebilecek yazılardan birkaç tanesini oluşturuyor. Derginin yayına hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.