Etiket: 300

  • Ölümle Tehdit Ve 300 TL’lik Gasptan, 16 Yıl Hapis Cezası Aldı

    Bolu’da marketten aldığı içkinin parasını vermeyerek market görevlisini öldürmekle tehdit eden 27 yaşındaki şahıs, 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Edinilen bilgiye göre, 2015 yılının Mayıs ayında Çıkanlar Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 27 yaşındaki Emre C. girdiği marketten 300 TL değerinde içki aldıktan sonra parasını ödemeyeceğini söyleyerek market görevlisini ölümle tehdit etti. Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Emre C.’nin daha önceden de aynı marketten para vermeden içki aldığı ortaya çıktı.

    Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Birden fazla kez yağma”, “Tehdit ve hakaret’, suçlarından 40 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuklu yargılandığı davada Emre C. için karar verildi. Mahkeme Emre C. için toplam da 16 yıl hapis cezası verdi. Emre C. ceza sonrasında “Yapacak bir şey yok” dedi.

  • 300 Metrelik Yamaçtan Yuvarlandı, Ölümden Döndü

    İstanbul’dan gezmeye geldiği memleketi Ordu’nun Aybastı İlçesi’nde yaklaşık 1 ay önce fındık bahçesinde gezerken 300 metrelik yamaçtan yuvarlanan 56 yaşındaki Hamide Çetin, geçirdiği 2 ameliyatın ardından adeta hayata yeniden döndü.

    İstanbul’dan memleketi Ordu’ya gelen 56 yaşındaki 2 çocuk annesi Hamide Çetin fındık bahçesinde gezinirken ayağının kayması sonucu yaklaşık 300 metrelik yamaçtan yuvarlandı. Sabah saatlerinde gittiği fındık bahçesinden geri gelmediğini gören komşuları Hamide Çetin’i aramaya çıkarken kendisini dere kenarında ağır yaralı olarak buldular. Yaklaşık 6-7 saat yaralı vaziyette dere kenarında kalan Hamide Çetin, önce Ordu Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken burada ameliyatı riskli görüldü. Aile daha sonra tedavi için İstanbul ve Samsun’daki hastanelere müracaat ederken, buradaki doktorlar da hastayı kaybetme yada yüksek felç riski taşıdığını ifade ettiler.

    Hamide Çetin’in oğlu Volkan Çetin annesinin durumu ile daha sonra Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ne başvurdu. Hastanenin Nöroşirürji Servisi’nde aynı risklere rağmen Hamide Çetin, 2 ameliyat geçirirken, hasta sağlığına kavuştu.

    Volkan Çetin, çok zor bir süreç atlattıklarını belirterek “Annemizi İstanbul’dan hava alması için İstanbul’a gönderdik. Ordu’da bahçeli evimiz vardı. Bahçede yürürken ayağı kayıp dengesini kaybederek yaklaşık 300 metrelik yamaçtan yuvarlanıyor. Sabah saat 10.00 civarlarında gitmiş, geri gelmeyince komşularımız merak edip aramaya başladılar. Daha sonra annemi sesinden buldular. Saat 15.30 sıralarında yaralı halde buluyorlar. Ordu Devlet Hastanesi’nde bir süre tedavi gördü. İstanbul’da bir çok hastaneye başvurduk. Yüzde 80-90 felçli kalabileceği gerekçesiyle ameliyat sorumluluğunu alamadılar. İstanbul gibi metropol bir şehirdeki hastanelerin çoğunda hocalar bu ameliyata girmek istemedi. Samsun ve Ordu’da da aynı cevapları aldık. Hastayı hem kaybetme riski vardı hem yüzde 80-90 felç kalma riski vardı. Çünkü boynundan çok darbe almıştı. Son olarak KTÜ Farabi Hastanemize geldik burada Ertuğrul hocamız riski göze alarak iki başarılı ameliyat gerçekleştirdi. Şu anda annemin durumu iyi. Yürüyüp, konuşup yemeğini rahatça yiyebiliyor” dedi.

    KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Çakır, ameliyatın başarılı geçtiğini belirtirken, aynı hastanede görev yapan Araştırma görevlisi Dr. Mehmet Aktoklu da “Hasta bize yüksekten düşme neticesinde geldi. Boynunda hem kırıklar hem de kaymalar vardı. Önce boynun ön bölgesinde sonrasında arka kısmından ameliyat ettik. Şu an durumu iyi. Ameliyatı risk taşıyordu. Omuriliğin üzerine yapılan bir ameliyat idi dolayısıyla sıkıntı yaşayabilirdi çok şükür hiç birisi başımıza gelmedi” diye konuştu.

    Hamide Çetin de tüm yaşadıklarına rağmen hayatta kaldığı ve sağlığına kavuştuğu için doktorlarına duacı olduğunu söyledi.

  • İpek Kağıt’tan 300 Milyon Liralık Yatırım Hamlesi

    Eczacıbaşı kuruluşu olan İpek Kağıt, son teknoloji kullanılarak 300 milyon liralık yatırımla, Manisa’da ve Kazakistan’da hayata geçirildi. İpek Kağıt’ın Türkiye ve dünya pazarları için üretim yapacak olan Manisa’daki yeni tesisi ile Kazakistan tesisinin açılışı aynı anda yapıldı.

    Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan yeni tesisin yatırımı 20 ayda tamamlandı. Manisa’daki yatırımın en önemli bölümünü oluşturan yeni kağıt makinesi 5,60 metre genişliği ve 2 bin 200 metre/dakika hızıyla kağıt üretimini yüzde 65 arttırdı. Günde 3 bin kilometrenin üzerinde kağıt üreten yeni tesisin eklenmesiyle üretim kapasitesi 110 bin tondan 180 bin tona çıkmış oldu. Manisa’da yapılan yatırım çerçevesinde İpek Kağıt’ın medikal hijyen kategorisine güçlü girişini destekleyecek Türkiye’nin ilk ve tek mesane pedi üretim tesisi de devreye alındı. Uluslararası hijyen standartlarında üretilen, idrar kaçırma (inkontinans) sorununa özel olarak tasarlanan ürünler ve medikal bakım sağlayan tamamlayıcı portföy, Türkiye’nin yanı sıra uluslararası pazarlarda da tüketicilerle buluşacak.

    KAZAKİSTAN’DA YATIRIM HAMLESİ

    İpek Kağıt, Orta Asya’daki liderlik hedefi doğrultusunda Kazakistan’daki yeni yatırımını da devreye aldı. Almati’deki fabrikanın, başkent Astana’da 9 bin metre karesi kapalı, 50 bin metrekare toplam alanda inşa edilen modern tesislere taşınmasıyla, üretim kapasitesi artarken kullanılan yeni teknolojiler de maliyetleri düşürecek. Yeni tesisler, Orta Asya operasyonunun genişlemesine de olanak sağlayacak. Üstün ürün kalitesi ile Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan başta olmak üzere bulunduğu pek çok pazarda Selpak markasıyla sınıfında lider olan İpek Kağıt, önümüzdeki 10 yılda liderliğini yaygınlaştırma hedefiyle çalışacak.

    İpek Kağıt, 300 milyon liralık yatırım hamlesiyle birlikte yüzde 65 oranında arttırdığı üretimiyle birlikte yüzde 35’lik bir ekonomik büyüme hedefliyor. 2016 için 800 milyon lira ciro hedefleniyor.

    İPEK KAĞIT MANİSA’DA VE KAZAKİSTAN’DA EŞ ZAMANLI AÇILIŞ

    İpek Kağıt’ın Türkiye ve dünya pazarları için üretim yapacak olan Manisa’daki yeni tesisi ile Kazakistan tesisinin açılışı aynı anda yapıldı. Manisa tesisinin açılış törenine Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Manisa Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, Manisa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Sait Cemal Türek, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı ve Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Dr. Erdal Karamercan ile Eczacıbaşı Topluluğu üst düzey yöneticileri ve çalışanları katılırken, Kazakistan fabrika açılışı ise Türkiye’nin Astana Büyükelçisi Nevzat Uyanık, Astana Özel Ekonomik Bölge yetkilileri, Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri Grubu Başkanı Hakan Uyanık ve İpek Kağıt Kazakistan çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Genel Müdür Sertaç Nişli, yeni tesisler hakkında bilgi verdi.

    “İSTİHDAM VE EKONOMİYE KATKIDA BULUNACAK”

    Programda konuşan Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, İpek Kağıt olarak bölgesel güç olma hedefiyle yollarına devam ettiklerini belirterek, “İpek Kağıt, markalarının potansiyelini daha da yukarılara taşıyabilmek, yeni ürünlerle yeni coğrafyalarda atılım yapmak ve bölgesel bir güç olmak hedefiyle yoluna devam etti. O günden bu yana güçlü markalarımızla Türkiye pazarında liderliğimizi sürdürürken dünya pazarlarında da daha hızlı büyüme hedefiyle ilerliyoruz. Bu anlayışla Ege’nin en önemli sanayi alanlarından biri olan Manisa’da kurduğumuz tesisin kapasitesini arttırmakla kalmayıp, teknolojisi ve kalitesiyle sektördeki yerini güçlendirecek bir yatırımı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Ortak gayemiz, kültürel ve manevi bağlarımızla Kazakistan, Türkiye için bölgedeki en önemli siyasi, ekonomik ortaklardan biri. Bu bilinçle her iki ekonomiye de katkıda bulunabilmek ve İpek Kağıt’a Orta Asya kapılarını açmak amacıyla 10 yıl önce Kazakistan fabrikamızı Almati’ye kurduk. Bu bilinçle bölgedeki gücümüzü desteklemek amacıyla yatırımımızı büyütüyor, son teknolojilerle donatılmış yüksek kapasiteli Astana tesisimize taşınıyoruz. Bugün aynı anda açılışını gerçekleştireceğimiz bir birine 4 bin kilometre uzaklıktaki Manisa ve Kazakistan tesislerimizde İpek Kağıt’ın kalitesini, teknolojisini ve yenilikçiliğini daha da güçlendiriyoruz. Stratejik yatırımlarına verilen devlet teşviklerinin de desteğiyle gerçekleştirilmiş olan Manisa yeni tesis yatırımımız istihdam ve ekonomiye önemli katkılarda bulunacaktır. Yine bugün açılışını yaptığımız Kazakistan tesisimiz ise global Türk markaları yaratmadaki başarılarımızın bir göstergesidir. Bu doğrultuda yurtiçinde ve yurtdışında uzun dönemli bir büyüme hedefi belirliyor, sürdürülebilirlik ve inovasyonu her koşulda temel ilkelerimiz olarak benimsiyor, yatırımlarımıza devam ediyoruz” dedi.

    “MANİSA YATIRIM İÇİN DOĞRU BİR ADRES”

    Eczacıbaşı’nın arından konuşan Manisa Valisi Erdoğan Bektaş da, Manisa’nın yatırım için çok uygun bir şehir olduğunu söyledi. Vali Bektaş, “Ülkemizin önemli sanayi kuruluşlarından birisinin önemli iki yatırımını birbirinden uzak coğrafyalarda ama manevi olarak bütünleşik coğrafyalardaki yatırımını gerçekleştireceğiz. Doğrusu Manisa yatırım için doğru bir adres. Belki gelecekte çok daha fazla bahsedilecek bir adres. Ciddi anlamda yatırımlar için bir cazibe merkezi. Bizde yatırımların çokluğundan kaynaklanan sorunlar var. Yatırımları belli bir stratejiye belli bir çizgiye oturtmanın ve yatırımcılarımızın ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde karşılayabilmek için çeşitli çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bu çerçevede sanayimizde bir bütün olarak geleceğe katkı vermek amacıyla mesleki anlamda sahada çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından telekonferans sistemiyle Kazakistan’da bulunan fabrikaya bağlanıldı. Manisa’daki ve Kazakistan’daki fabrikalardaki yatırımların açılış kurdeleleri protokol tarafından eş zamanlı kesildi.

  • 42 Bin 300 Lira Dolandırdı, “Dolandırıcıların Ağına Düştüm” Dedi

    Adana’da dolandırılan 3 vatandaşın 42 bin 300 lira yatırdığı hesap sahibi, polis tarafından yakalanınca “Benim suçum yok, ben dolandırıcıların ağına düştüm” dedi.

    Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, Afyonkarahisar’da 83 yaşındaki Sait Öztürk isimli vatandaşın telefonu çaldı. Öztürk telefonunu açtığında karşıdaki şahıs polis olduğunu söyleyip, kimlik bilgilerinin bölücü terör örgütü PKK’nın eline geçtiğini, gizli bir operasyon yaptıklarını belirterek, bu nedenle vereceği hesaba para yatırmasını istedi. Telefonda anlatılanlardan korkup verilen hesaba 29 bin 500 lira yatıran Öztürk, eve geldiğinde başına gelen olayı oğluna anlattı. Öztürk’ün oğlu, babasının dolandırıldığını anlayıp polise başvurdu. Polis, paranın yatırıldığı hesaba bloke koydu. Bu arada hesabın Adana’daki bir bankada olduğu anlaşıldı. Afyonkarahisar polisi, Adana polisi ile irtibata geçti. Sivil polisler bankada önlem alarak parayı çekmeye gelen şahsı gözaltına aldı. Zanlı Veysi Ö.’nün (51) kahvede otururken bir kişinin yanına gelerek banka hesaplarının bloke edildiğini, hasta annesi için para yatırılması gerektiğini söyleyerek, “Benim hesabıma annesi için para yatırmak istedi. Ben de yardımcı olmak için kabul ettim. Sonra da hesaba yatan parayı çekmek için bankaya gittim, siz gelip beni aldınız” dediği öğrenildi. Ancak polis yaptığı çalışmada Veysi Ö.’nün bir süre önce hesabına Van’dan Koçere İmre’nin 4 bin 500, Aydın’dan Şenol Cihan’ın 8 bin lira para yatırdığını belirledi. Polis, bu şahıslarla irtibata geçtiğinde kendilerini polisin aradığını, operasyon için para istediğini, bu nedenle hesaba para yatırdıklarını söyledi. Polis, zanlı Veysi Ö.’ye diğer paraları sorduğunda yine yardım için hesabını kullandırdığını, parayı çekip Hüseyin isimli birine verdiğini söyledi. Zanlı, sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Basın mensuplarına “Ben suçsuzum dolandırıcıların ağına düştüm, bende dolandırıldım” diyen zanlı, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

  • Akdeniz Ve Ege Kıyılarında Bin 300 Otelin Satıldığı İddiası

    Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından Ege ve Akdeniz sahillerinde toplam bin 300 otelin satılığa çıkarıldığı iddialarının asılsız olduğunu söyledi.

    TÜROFED Başkanı Osman Ayık, ekonomideki durgunluk, artan terör olayları ve Rusya krizinin ardından iflasın eşiğine gelen turizmcilerin tesislerini satmaya başladıkları iddiasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Son yıllarda giderek artan terör olaylarının dünya düzenini bozduğunu ve Türkiye ile birlikte tüm ülkeleri mağdur ettiğini belirten Ayık, “2008 yılında yaşanan krizle birlikte olumsuzluklar yaşamaya başlayan turizm sektörü, Arap Baharı, Suriye’de yaşanan savaş, Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan kriz neticesinde petrol fiyatlarında yaşanan düşüşle birlikte büyük bir kriz dönemine girmiştir. Bu olayların yanı sıra yaşanan terör olaylarından en çok etkilenen sektör kuşkusuz turizm sektörü olmuştur. Ülkemizde ve Paris ve Brüksel’de art arda yaşanan saldırılar, Mısır ve Tunus’ta ve İstanbul’da doğrudan turistlere yönelik yapılan saldırılar artık tüm dünyanın büyük bir terör tehdidiyle karşı karşıya olduğunu göstermekte ve insanların huzur içinde ve özgürce yaşamasını, seyahat etmesini engellediği gibi, birçok sektörü doğrudan ya da dolaylı olarak olumsuz etkilemekte ve büyük resme bakıldığında bu, tüm ülke ekonomilerinde bozulmalara neden olduğu görülmektedir” dedi.

    SEYAHATLERİN GÜVENLİĞİ

    İnsanların kendilerini güvende hissederek seyahat edemedikleri savunan Osman Ayık, “Birçok insanın tatil planlarını iptal ettiği bu günlerde, bu durumdan en çok etkilenen sektörlerin başında gelen turizm sektörü de oldukça kötü günler geçirmektedir. Ülkemiz açısından bakıldığında, yaşanan terör olaylarının ülkemizi tercih eden turistlerde büyük ölçüde azalmaya neden olduğu ortadadır. Ülkemiz turizm sektörü açısından bir diğer önemli husus ise Rusya pazarındaki gelişmelerdir. Rusya’nın yaşadığı ekonomik kriz ve Ruble’nin değer kaybı Rus turistlerin seyahat etmelerini zorlaştırmış ve bu durumdan en çok etkilenen ülkelerden biri Türkiye olmuştur. Akabinde yaşanan uçak krizi ise ilişkileri iyice zora sokmuştur” ifadelerini kaydetti.

    KRİZ SONRASI BİN 300 OTELİN SATIŞI İDDİASI

    Rusya’nın Türkiye ile ilgili ticari yaptırımlarının resmi olarak 1 Ocak 2016 tarihinden sonra başladığını belirten TÜROFED Başkanı Osman Ayık şöyle devam etti:

    “Rus hükümeti İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 13. Maddesinde yer alan ’Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır. Herkes, kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.’ ifadesine aykırı yaptırımlar uygulamaya koymuştur. Bu yaptırımlar sonucu birçok sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de büyük kayıplar yaşanmıştır. Yaşanan bu olayların turizm sektöründe birçok yönüyle etkileri görülmüştür. Fakat bin 300 otelin satılığa çıkarıldığına ilişkin çıkan haberlerin gerçekle ilişkisi bulunmamaktadır. Ticaret hayatı içinde olan alım satım hareketinin turizm sektörü içinde de olması olağandır. Fakat, bu el değişikliklerini sadece yaşanan olayla ile ilişkilendirmek doğru değildir. Ülkemizde hali hazırda yaklaşık 4 bin 300 adet Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli ve yaklaşık 10 bin adet belediye belgeli otel olduğu düşünülürse, bahsedilen rakamların gerçeği yansıtmadığı açıkça görülmektedir.”

    İç turizmin canlanmasının bu yıl turizm sektörü açısından önemli olduğunu kaydeden Ayık, “İstatistiki veriler de fiyatlarda yaşanan düşüş sonucunda iç turizmdeki hareketliliğin arttığını göstermektedir. Bu hareketliliğin daha da artması için fırsatlar yaratılması sektörümüzün bu krizden en az hasarla çıkması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu hususta; TÜROFED olarak Bakanlığımız ile yakın işbirliği içerisinde çalışarak, sektörümüzün bu krizi en az hasarla atlatması için büyük çaba sarf etmekteyiz. Bu konuda da başarılı sonuçlar alacağımıza yönelik inancımız tamdır” diye konuştu

    PAZAR ÇEŞİTLİLİĞİ

    “Sektör ve Bakanlık işbirliği ile Pazar çeşitliliği sağlanması ve pazar hareketliliğinin artırılması için yapılan ortak girişimler de sektörü umutlandırmıştır” diyen Ayık, “”Bakanlığımızın bundan sonra açıklayacağı yeni paketlerin de sektörün kan kaybetmesini engellemek yönünde başarılı olacağına inancımız tamdır. Açılmayan tesislerden kaynaklanan istihdam açığının giderilmesi amacıyla sektör de elinden gelen gayreti göstererek bu krizi minimum seviyede atlatmak için çaba sarf edecektir. Elbette bu sene kaybımız önemli olacaktır. Mağduriyetler olacaktır. Ancak bunlar bize daha çok çalışmak, işimizi geliştirmek için güç verecektir. Daha önceki krizlerden daha güçlü olduğunu gördüğümüz bu krizi atlatmak için iş birliği içinde çalışmamızı sürdürmemiz gerekmektedir.”