Etiket: “2023’Te

  • Bakan Karaismailoğlu: “Ülkemizdeki genişbant abone sayısı 2023’te 83 milyona çıkacak”

    Bakan Karaismailoğlu: “Ülkemizdeki genişbant abone sayısı 2023’te 83 milyona çıkacak”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Ülkemizdeki genişbant abone sayısı 2020’de 77 milyona çıktı, bu sayı 2023’te 83 milyona çıkacak” dedi.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ankara Garı’nda düzenlenen “Güçlü Türkiye’nin Lokomotifi Gençlik” programına katıldı. Bakan Karaismailoğlu’na Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürü Ali İhsan Uygun ve çok sayıda genç eşlik etti.

    Burada bir konuşma yapan Bakan Karaismailoğlu, 2023, 2035 ve 2053 hedeflerindeki ‘Güçlü Türkiye’ye ulaşmanın yolunun gençlerden ve onlara sunulan imkanlardan geçtiğini ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, bu yolda üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmekteki ve gençlerin çabalarını desteklemekteki kararlılıklarının güçlenerek devam ettiğini vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, “Türkiye’mizin her noktasındaki gençlerimizin türlü imkana eşit şartlarda ulaşabilmeleri için; karayolundan demiryoluna, havayolundan haberleşmeye; tüm alanlarda yatırımlarımızı hızlandırarak, gece gündüz demeden, gençlerimizden aldığımız enerji ve motivasyonla devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki, her şey ulaşınca başlıyor” ifadelerini kullandı.

    “Genç nüfus demek; dinamiklik, gelişme, değişim ve iyiye dönüşüm imkanı demektir”

    Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 32’sinden fazlasının öğrenim çağında olan genç ve dinamik bir ülke olduğunu hatırlatan Bakan Karaismailoğlu, “Bizim öğrenci nüfusumuz, birçok Avrupa ülkesinin toplam nüfusundan daha fazladır. Genç nüfus demek; dinamiklik, gelişme, değişim ve iyiye dönüşüm imkanı demektir. Bizler gençlerimizi; ülkemizin geleceği, yarınlarımızın güvencesi ve ‘göz aydınlığı’ olarak görüyoruz. 15 Temmuz hain darbe girişiminin olduğu gece gençlerimiz, köprü başlarında, Kızılay Meydanı’nda, Emniyet Müdürlüklerinin önünde TBMM ve Genelkurmay Başkanlığının kapısında ve daha birçok yerde vatanına, milletine, bayrağına, istiklaline ve demokrasisine sahip çıkmıştır” şeklinde konuştu.

    15 Temmuz gecesinde Türksat’ta şehit düşen Ahmet Özsoy ile İzmir’in işgalinde ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’in kendileri için bir ve biricik olduğunu anlatan Bakan Karaismailoğlu, “Şehitler Köprüsünde kendini siper eden Ayşe kızımızla, Kurtuluş Savaşı’nda Erzurum’da tabyalara mermi taşıyan Nene Hatun, aynı şekilde saygın ve saygıdeğerdir. Türk gençliği 15 Temmuz gecesinde, şehit ve şahit olarak, üzerine düşen görevi fazlasıyla yapmıştır” diye konuştu.

    “Fiziki vatanımızı koruyup geliştirdiğimiz gibi siber vatanımızı da geliştiriyoruz”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yaptıkları her yatırımda, gençlere destek olmaya devam ettiklerini bildiren Bakan Karaismailoğlu, şunları kaydetti:

    “Son 18 yılda ülkemiz, ulaşım, iletişim ve haberleşmede kat be kat büyümüş, adeta çağ atlamıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğindeki hükümetlerimiz, önemli yatırımlarını bu ülkenin insanlarının ve gençlerinin hizmetine sunmaktadır. Bilişim sektörünü ‘siber vatan’ olarak görüyoruz. Fiziki vatanımızı koruyup geliştirdiğimiz gibi siber vatanımızı da geliştiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ülkemizdeki bilişim sektöründeki yetişmiş genç sayısını artırmak amacıyla başlattığı ‘1 Milyon Yazılımcı Projesi’ tüm hızıyla devam ediyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ‘BTK Akademi’ bünyesinde eğitim alan gençlerimiz sınavlarını geçtiklerinde meslek ve hemen iş sahibi olacaklar.”

    “Genişbant abone sayısı 2020’de 77 milyona çıktı, bu sayı 2023’de 83 milyona çıkacak”

    2003 yılından bu yana yaptıkları yatırımlarla Türkiye’yi bilişim otobanları ile donattıklarını söyleyen Bakan Karaismailoğlu, “Ülkemizdeki genişbant abone sayısı 2020’de 77 milyona çıktı, bu sayı 2023’de 83 milyona çıkacak. Mobil abone sayımız 2003’de 27.9 milyon iken, 2020’de 81.8 milyon olacak. 2023 hedefi ise 87.6 milyondur. Türkiye’de 75.3 milyon internet kullanıcısı var. Mobil şebekelerde yerli ve millilik oranı 2016’da yüzde 1 iken, 2019’de yüzde 23’e yükseldi. Yakın zamanda 5G teknolojisinin ülkemizde kurulması için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin yüzüncü yıldönümündeki hedefimiz her eve internet erişimi sağlamaktır” ifadelerini aktardı.

    2003 yılında karayollarında Türkiye’de sadece 6 bin kilometre bölünmüş yol varken, bugün bunu yaklaşık 5 kat artırarak, 27 bin 300 kilometreye çıkardıklarını kaydeden Bakan Karaismailoğlu, 2030 hedeflerinin 29 bin kilometre olduğunu söyledi. Demiryollarında 2003 yılındaki 10 bin 900 kilometre olan demiryolu ağını, 2020’de 13 bin 831 kilometreye çıkardıklarını vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, hedeflerinin 2023’de 18 bin kilometreye ulaşmak olduğunu belirtti. Havayollarında, havalimanı sayısını 26’dan 56’ya çıkardıklarını, 2003 yılında yurtdışında 60 noktaya uçarken, bugün uçuş yapılan nokta sayısını ise 329’a çıkardıklarını anımsatan Bakan Karaismailoğlu, 2003 yılı sonunda yıllık yolcu sayısının 34,5 milyon iken, bugün 210 milyona ulaştıklarını kaydetti.

    “Mega Yat İmalatı ve Gemi Söküm sektöründe Dünya 3.’süyüz”

    Denizcilikte, denizleri “Mavi Vatan” olarak gördüklerini söyleyen Bakan Karaismailoğlu, “Denizcilik eğitiminde de önemli mesafeler kat ediyoruz. 15’i lisans 11’i ön lisans düzeyinde eğitim veren YÖK’e bağlı fakülte ve yüksekokullarda 1260’ı güverte, 760’ı makine bölümlerinde olmak üzere yaklaşık 2000 öğrenci eğitim alıyor. Mega Yat İmalatı ve Gemi Söküm sektöründe Dünya 3.’süyüz. Ülkemizdeki genişbant abone sayısı 2020’de 77 milyona çıktı, bu sayı 2023’de 83 milyona çıkacak. Gemi üretiminde hedefimiz; yüzde 80 oranında milli ve yerliliktir. Gençlerimiz için bugüne kadar yaptıklarımızı daha da artırmak istiyoruz. Cumhuriyeti’mizin 100’üncü kuruluş yıldönümünde gençlerimize çok daha iyi imkanlar hazırlayacağız” aktarımında bulundu.

    15 Temmuz’da vatanseverliğini bir kez daha ispat eden gençlere güvenlerinin tam olduğunun altını çizen Bakan Karaismailoğlu, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gençliğe verdiği önemi onlara özel bir hitabe ile göstermiştir. 15 Temmuz hain girişimde bu ülkenin namusunu koruyan gençliği milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy şöyle tanımlıyor; ‘Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’” ifadelerini kaydetti.

    15 Temmuz darbe girişiminde İstanbul’da hainlere karşı Boğaziçi Köprüsünün başında şehit olan gençleri ise Necip Fazıl Kısakürek’in dizeleri ile hatırlayan Bakan Karaismailoğlu, “İşte bütün meselem, her meselenin başı, ben bir genç arıyorum gençlikle köprü başı” dedi aktardı.

    “251 şehidimizi büyük bir özlem ve minnetle anıyoruz”

    TCDD Genel Müdürü Ali İhsan Uygun ise, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir araya geldiklerini belirterek, şunları aktardı:

    “15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişimine karşı ülkemizi kahramanca korumak için kendini siper eden sivil, polis ve asker olmak üzere 251 şehidimizi büyük bir özlem ve minnetle anıyoruz. Türk milleti her zaman bağımsızlığını korumak, birlik ve beraberlik içerisinde yaşamaya devam etmek için büyük mücadeleler vermiştir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimiyle de verdiğimiz bu büyük mücadelelerimiz arasına bir yenisini daha eklemiştir. 15 Temmuz günü, topraklarımızı korumak için neler yapabileceğini bir kez daha tüm dünyaya kanıtlamıştır. Birlik ve beraberlik içerisinde bertaraf ettiğimiz bu hain girişimin ardından Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, büyümesini hızla sürdürerek, daha da güçlenmiştir.”

    Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları olarak her zaman olduğu gibi bu süreçte de Türkiye’ye katkı sağlamak için üzerlerine düşen her bir görevi layıkıyla yerine getirdiklerini ve getirmeye devam edeceklerini kaydeden Uygun, “Türk milletinin bir daha böyle bir darbe girişimine maruz kalmamasını temenni ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’müzü kutluyorum. Gazilerimize şükranlarımızı sunarken, şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine de baş sağlığı diliyorum” dedi.

    Program, Hayati İnanç ve Uğur Işılak söyleşisi ile devam etti.

  • Bilgiç: “Hedefimiz işlem hacmini 2023’te 25 milyar liraya çıkartmak”

    Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, “Hedefimiz 2017 yılında 9 milyar lira olan işlem hacmimizi 2023’te 25 milyar liraya çıkarabilmektir. Bu hedefimize ulaştığımızda sadece Adana ve bölgeye değil, Türkiye ekonomisine katkı koyacağı inancındayız” dedi.

    Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Başkanı Recep Çalışkan, yardımcısı İlker Medeni ile yönetim kurulu üyeleri Kurtuluş Şengül ve Bekir Aydemir, Adana Ticaret Borsası (ATB) yönetimini yeni binalarında ziyaret etti.

    Adana Ticaret Borsası seçimleri sonrası yeni yönetimi ve yeni binalarını hayırlamak için ziyarete geldiklerini ifade eden ASKON Başkanı Recep Çalışkan,“ Yeni binalarınız gerçekten ATB vizyonuna uygun oldu. Gelecek nesillere bırakılacak güzel bir eser oldu. Teknolojiyle donanmış dev eserlere Adananın ihtiyacı var. Yeni dönemde yeni binanızda yeni yönetim ve yeni hükümet ile yapılacak çalışmalar Adana ve bölge ekonomisine yeni ivme kazandıracaktır” dedi.

    ATB’nin Adana ve Türkiye için hayırlı işler yapacaklarını umut ettiğini belirten Çalışkan, “Etkin ve aktif olan bir sistem kurmuşsunuz. Bölgemizin ekonomik anlamda kalkınmasında etkisinin fazla olacağını düşünüyoruz. Oda borsa seçimlerinin ardından genel seçimler oldu. Aklın yenilenmesi olarak adlandırdığımız yeni bir sistem kuruldu. Mental yorgunluğun olmadığı bir yerde tecrübe önemlidir” diye konuştu.

    “ASKON ile işbirliği içerisinde olmaktan mutluyuz”

    ATB’nin Türkiye’nin en büyük borsalarının ilk sıralarında yer aldığını, Adana için yapılacak faaliyetlerde ASKON ile her türlü iş birliği içerisinde olmaktan mutlu olacaklarını söyleyen Bilgiç, “Borsamızın vizyonuyla, bölgeye hizmetiyle böyle bir yere ihtiyacı vardı. Borsacılık farklı bir şey. Dışarıdaki sıkıntıları önlemek için ürün fiyatlarının borsada belirlenmesi lazım. Alıcı ve satıcının bir araya gelmesi lazım. Yeni borsa kompleksimiz sadece Adana’ya değil, tüm bölgeye hizmet verecek nitelikte yapıldı” diye konuştu.

    ATB olarak hedeflerinin 2017 yılında 9 milyar lira olan işlem hacmini, 2023’te 25 milyar liraya çıkartmak olduğunu vurgulayan Bilgiç, “Bizler koltukların gelip geçici olduğunu biliyoruz. Biz en güzel hizmetleri yaparız. Üyelerimiz, üreticilerimiz alın terlerinin karşılığını alınca biz bundan mutlu oluruz. Hedefimize ulaştığımızda sadece Adana ve bölgeye değil, Türkiye ekonomisine katkı koyacağı inancındayız” ifadelerini kullandı.

    ASKON’un gerçekleştirdiği ziyarette ATB Meclis Başkanı Osman Bağış, ATB Başkan Yardımcısı Sabahattin Yumuşak, yönetim kurulu üyeleri Yasin Milli ve Şahin Güneşer ile Genel Sekreter Gökhan Öztürk de hazır bulundu.

  • Kendi kendine giden akıllı otomobiller 2023’te yollarda olacak

    Bosch Türkiye ve Ortadoğu Başkanı Steven Young, otonom sürüşteki ilerlemenin hızla devam ettiğini belirterek, “Bosch, çok önemli bir stratejik adım olarak, kendi kendine giden otomobillerin beyni olan ‘Artificial Intelligence’ı yani yapay zekayı geliştiriyor. 2023 ve 2024 yılında akıllı insansız araçlarla kaza riski sıfıra inecek” dedi. Steven Young, Almanya ile Türkiye arasındaki krizin kendilerini hiç etkilemediğini, Türkiye’de 5 fabrikada 17 bin çalışanları ile 12 milyar ciro yaptıklarını da hatırlatarak, “Yatırımlarımızı bire bir gerçekleştirdik. Yüzde 10 büyüyoruz. Türkiye’de iyi bir yatırım ortamı var. Cazip teşvikler var. Bu; Bosch’un Türkiye’deki operasyonlara ve Türkiye’ye olan güveninin göstergesidir. 15 Temmuz’da endişelenmedik. Türkiye’de yatırımlarımıza devam ediyoruz. 106 yıldır Türkiye’deyiz. Türkiye çok şeyler gördü bu dönemde. Artan bir şekilde varlığımızı devam ettirdik. Kısa vadeli olaylar uzun vadeli perspektiflerimizi etkilemiyor” diye konuştu.

    Steven Young, Bosch’un Türkiye ve Bursa’daki yatırımları gelinen son durumu Bursa’da basın mensupları ile paylaştı.

    Bursa fabrikasına 1972 yılından bu yana 2,5 milyar Avro yatırım yaptıklarını, Bosch’un Türkiye’ye 2016 yılında en fazla yatırım yaptığı dördüncü ülke olduğunu ifade ederek, “5 ayrı şirketle Bursa, Kocaeli, Manisa, Tekirdağ ve Çerkezköy’de 8 üretimde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 17 bin çalışanımız var. Dünyadaki 5.büyük lokasyona sahibiz. Türkiye’den 40 ülkeye ihracat yapılıyor. 2016 yılında 7 milyar liralık ihracat ile Türkiye toplam ihracatının yüzde 1,5’ini sahiplendik. Bütün iş kollarında büyüme kaydederek 2017 yılında yüzde 10 büyüme öngörüyoruz” dedi.

    “İnsansız araçlar 2023 yılında yollarda, kazalar sıfıra inecek”

    Bosch’un geleceği şekillendiren teknolojileri hakkında bilgi veren Young, “Sürücüsüz araçlar teknolojisi hızla gelişiyor. 4 kademe var. 2.kademenin sonuna yaklaşıyoruz. Henüz daha aracın her türlü koşullarda kendi kendini sürecek şartlarda değiliz. Üzerindeki yardımcı ekipmanlar, radar, sensör, kameralarla faydalanılarak araç üzerindeki yazılımla araç kendini sürebiliyor. Dışarıdan gelen etkileri algılayıp bir sürücü gibi hızlı bir şekilde bunlara etki verebilmesi için yapay zekaya ihtiyacımız var. Bir yapay zeka merkezi kurduk. Sürücüsüz araçların içine yapay zekayı dahil ediyoruz. 2023- 2024 yılları hedefimiz. 4.seviyeye ulaşmak ve bu anlamda araçların her türlü koşullarda kendi kendini sürebilir hale gelmesini istiyoruz. Bu anlamda bilgi güvenliğinin önemli ve kritik olduğunu paylaşmak istiyorum. Yapay zekanın yardımıyla otomobilleri diğer karayolu kullanıcılarının davranışlarını yorumlamaya ve tahmin etmeye yetecek kadar akıllı hale getiriyor. Kendi içimizde “otonom sürüşten evvel sıfır kaza projesi” diyorduk Araştırmalar şunu gösterdi ki, trafik kazalarının sebebinin yüzde 90’ı sürücü hatalarından kaynaklanıyor. Biz bu teknolojiyi 2010 yılından beri geliştiriyoruz. Sürücü hata oranını ortadan kaldırırsak kazaları da önleriz. 2023’ten itibaren araçlar kendi kendini kullanabilir hale geldikten sonra trafik kazaları kademeli olarak tarihe karışacak. Önümüzdeki yıl, ağa bağlı mobilitenin kalbi olarak görülebilecek bir yazılım platformu olan Bosch Automotive Cloud Suite kullanıma sunulacak. Bosch, bağlanabilirlikle ilgili olarak sensörler, yazılımlar ve servislerden oluşan ‘3 S’yi güçlendiriyor. Sensör alanında dünyanın en büyük mikromekanik sensör üreticisi olan Bosch, 2015 yılında 1,6 milyar adet mikromekanik sensör üretti. Bosch’ta yazılım alanında 20.000’den fazla yazılım mühendisi görev yapıyor, 4.000’i sadece Nesnelerin İnterneti konusunda çalışmalar yürütüyor. Servisler alanında ise Bosch, sadece yeni teknoloji yerine tüm iş modellerini geliştiriyor. Çünkü sadece ürün yapıp satmak artık yetmeyecek. Yeni iş modellerinin geliştirilmesi bu aşamada önem kazanıyor” diye konuştu.

    “Türkiye’ye güveniyoruz, 15 Temmuz’da endişelenmedik”

    Young, bir soru üzerine Almanya ile Türkiye arasındaki krizin kendilerini etkilemediğini kaydederek şunları söyledi: “Biz yatırımlarımızı bire bir gerçekleştirdik. Yatırım ortamı olarak iyi bir ortam var. Teşviklerden yaklaşırsak cazip teşvikler var. Geçen sene biz otomotiv alanında Türkiye’de en çok teşvik alan firma olarak seçildik. Bosch’un Türkiye’deki operasyonlara ve Türkiye’ye olan güveninin göstergesidir. 15 Temmuz’da da endişelenmedik. 106 yıldır Türkiye’deyiz. Türkiye çok şeyler gördü bu dönemde. Artan bir şekilde varlığımızı devam ettirdik. Kısa vadeli olaylar uzun vadeli perspektiflerimizi etkilemiyor. 3.havalimanı ve projeler Türkiye ve Türkiye’deki yaşayan vatandaşlar için bir konfor ve kalite arttırımı getirmekle, Türkiye’yi cazibe merkezi haline getirecek. 6 pistle tamamen bittiğine 150 milyon ile dünyanın en büyük havalimanı olacak. Bunun ülkeye katkısı nasıl olacağı tartışılmaz. Elbette faydalarını yaşıyoruz ve göreceğiz”

    “Çilek üreticisinin gözü artık geride kalmayacak”

    Her geçen gün şehirleşmenin artıp tarım alanlarının azaldığını hatırlatan Young, “Tarım alanlarını, suyu daha verimli kullanmak şart oluyor! Bosch’un çiftçiler için dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, hayatlarını kolaylaştıracak dijital teknolojileri var. Bunlardan biri de çilek monitörü. Bu monitörler sayesinde çiftçiler; don, aşırı sıcaklık, sulama, verimli hasat ve hastalıklara karşı önlem almaları için gerekli bilgilere kolaylıkla akıllı telefondan ulaşabiliyorlar. Artık hava değişimleri çiftçilerin uykusunu kaçırmıyor! Uygulamadaki uyarı mekanizması kurulduğunda telefon gece-gündüz ürün ve toprağın durumu hakkında bilgi veriyor. Bosch, Almanya, İtalya, İspanya gibi ülkelerde çiftçilerden yoğun talep gören monitörlerin Türkiye’de de ilgi çekmesini bekliyor” diye konuştu.

    “Endüstri 4.0 yatırımları teşvik içine alınmalı”

    Türkiye’de endüstri 4.0 yatırımlarının teşvik içine alınmasını isteyen Young, “Bosch’un Sanayi 4.0 vizyonu hem kendi fabrikalarında hem de tedarikçilerden müşterilere kadar bu teknolojiyi ve faydalarını kazandırmaktır. Şu anda dünyadaki 250 Bosch tesisinin 100’den fazlasında Sanayi 4.0 hayata geçirilmiştir. Bu dönüşüme Bosch Türkiye de dahildir. Bu anlamda, Bosch Sanayi 4.0’ı Türkiye için önemli bir fırsat olarak görmekte, sanayicileri dijitalleşen endüstriyel dünyaya hazır olmaları konusunda teşvik etmektedir. Bosch ayrıca, Sanayi 4.0 konusunda edindiği tüm bilgi ve tecrübeyi, Türk sanayicisiyle paylaşıp, ülke ekonomisine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Bu amaçla kurulan Sanayi 4.0 Ekibi, bu dönüşümün bir parçası olmak isteyen sanayicilerle görüşmekte ve saha analizleri yapmaktadır. Bosch Türkiye, bu konuda ne kadar açık ve paylaşımcı olduğunu göstermek için, birikimlerini paylaştığı ‘Sanayide Gelecek’ isminde bir platform kurmuştur. Bursa, Sanayi 4.0 projelerinde de önemli bir kaledir. Bursa fabrikalarında Sanayi 4.0 ile ilgili organizasyon çalışmaları 2014 yılında başlamıştır. Sanayi 4.0 ekibi, bakım maliyetlerinden tasarruf etmek ve üretim kapasitesini artırmak üzere farklı projeler yürütmektedir. Hayata geçen projeler özellikle lojistik süreçlerinde otomasyon, dijital fabrika ve büyük veri uygulamaları alanlarındadır. Bugün gerek Bursa’daki fabrikalarda gerekse Manisa fabrikasında farklı projeler üzerinde çalışmalar sürmektedir.Endüstri 4.0 yatırımları da teşvik kapsamı içine alınması gerekiyor. Bu doğrultuda memnuniyet verici gelişmeler var. Hükümetimizin de gündeminde. Biz bir internet sitesi kurduk. Bütün bilgileri yükledik. Şeffaf bir şekilde paylaşıyoruz. www.sanayidegelecek.com sitesinde oldukça faydalı bilgiler yer almaktadır” diye konuştu.

    “Bursa’ya önem veriyoruz”

    Bosch Bursa olarak şu andaki tesislerinin kapasitelerini artırdıklarını ve yeni OSB’de yer almayı düşünmediklerini kaydeden Steven Young, “2-2,5 sene önce acil yeni alana ihtiyacımız vardı. Mevcut Organize Sanayi Bölgesinde yer yoktu. Acil ihtiyacımızı hızlı karar vererek hızlı bir şekilde mevcut otopark ve futbol sahalarımızı fabrika yaparak temin ettik. Ekstra kapasiteleri fabrika olarak yaptık. Şu anda ekstra ihtiyacımız yok. 1972 yılında Türkiye’deki ilk fabrikamızı Bursa’da kurduk. Bursa’yı tercih ettik. İş gücünün çok nitelikli olduğunu, yan sanayi olduğunu, lojistik imkanları olduğunu, 1972’de ilk fabrikamızı kurduk. Bursalıyız diyebilirim. Bu yüzden Bursa’da eğitime büyük önem veriyoruz. 1999 yılından bu yana hizmet veren Bosch Mesleki Eğitim Merkezinin faaliyetleri sürüyor. İlk günden bu yana 6.086 öğrenci merkezimize başvururken, bugüne kadar 328 öğrenci mezun oldu. Son olarak Bosch Bursa Dizel ve Benzinli Sistemler Fabrikası ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında ‘Eğitimcilerin Eğitimi Projesi’ iş birliği sözleşmesi imzalandı. İş birliği, Atölye ve Meslek Dersleri öğretmenlerinin yeni teknolojilere dayalı mesleki bilgi ve deneyimlerinin geliştirilmesini kapsıyor. Proje kapsamında, söz konusu alanların öğretmenlerine, 3 yıl boyunca Bosch bünyesinde yeni teknolojilere dayalı eğitimler verilecek”

    Young, basın toplantısının ardından Bosch tarafından üretilen elektrikli bisikletle tur atarak basın mensuplarına poz verdi

  • 139 üniversite 2023’te en fazla patent sahibi olmak için yarışıyor

    Türkiye’de bulunan 139 üniversitenin son 8 yılda 28 adet olan patentli buluş sayısı 28 kat artarak 279 adete ulaştı. Üniversiteler yeni hedefi ise 2023 yılında hedeflenen 1000 patent sayısında en fazla payı alabilmek.

    “2023’te Hedef 1 Milyon Patent” sloganıyla patent projesini sürdüren Adres Patent, 26 Nisan Fikri Mülkiyet Günü’nü TÜBİTAK Martek ile birlikte kutladı. TÜBİTAK Bilgem İdari Konferans salonunda gerçekleşen etkinlikte girişimcilere yönelik “Yeni patent kanununun ülke ekonomisine katkısı ve patentlerin ticarileştirilmesi” konulu panel düzenlendi. Çok sayıda üniversitenin katıldığı panelde, Türkiye’de bulunan 139 üniversitenin son 8 yılda 28 adet olan patentli buluş sayısının 28 kat artarak 279 adete ulaştığı açıklandı. Panelde ayrıca geliştirdikleri ürünlere patent alan girişimci ve üniversiteler de plaketle ödüllendirildi.

    Moderatörlüğünü Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ali Yüksel’in yaptığı panele Darıca Kaymakamı Ömer Karaman, Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Abdullah Akbulut, TÜBİTAK Marmara Teknokent Koordinatörü Deniz Yayla, TÜBİTAK Başkan Yardımıcısı Şahin Gök, Gebze Belediyesi, Güzeller OSB, üniversitelerin temsilcileri ile girişimciler katıldı. Etkinlikte panelistler İstanbul Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Leyla Türker Şener, İstanbul Bilim Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Oytun Erbaş, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. N. Ayşe Odman Boztosun, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Koç ve Adres Patent Yönetim Kurulu Üyesi, Avrupa Patent ve Marka Vekili Av. Ali Çavuşoğlu da girişimcilere bilgiler verdi.

    “Sanayi ve üniversitelerin kalkınmasını amaçlıyoruz”

    Panel öncesinde etkinliğin amacından bahseden Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Abdullah Akbulut, “26 Nisan Dünya Fikri Mülkiyet Günü olarak anılıyor. Dünya patent örgütünün kuruluş antlaşmasının denk geldiği bugün biz Türkiye’de 200 yılından itibaren kutluyoruz. TÜBİTAK bünyesinde adres patent ve Türkiye patent işbirliğinde ülkemizdeki sanayi ve üniversite kalkınmasını pekiştirmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz bir organizasyon” dedi.

    “Son yıllarda patentin önemini daha iyi fark ediyoruz”

    Düzenlenen panelin açılış konuşmasında ülkelerin patent sayısı ile gelişmişliğinin doğru orantılı olduğundan bahseden Adres Patent Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ali Yüksel, “Gelişmiş ülkeleri yeşil ile işaretlersek ve geri kalmış ülkeleri gri ile işaretlersek patent bakımından en fazla olan ülkelerin tamamen yeşil olduğunu görüyoruz. Böyle bir gerçek varken bizim ülkemizde de bugüne kadar henüz istenen teknolojik gelişme ve patent sayısına ulaştığımız söylenemez. Ama son 15-20 yıldır bu konunun önemini fark etmiş yöneticilerimiz, devletimiz ve üniversitelerimizin, buluşçularımızın emeği ve gayreti ile son yıllarda yüksek bir ivme olduğunu da görmekteyiz. Geçen sene TÜBİTAK Market ile yapmış olduğumuz toplantı çok verimli olmuştu. O toplantıdan sonra yapılan patent fuarlarına yoğun ilgi olduğunu görüyoruz. Adres Patent’in 5 yıl önce Silivri’de iş adamlarıyla birlikte Patent Haftası yapmıştık. Türkiye’nin dört bir yanından gelen patent ürünleri canlı sergilenmişti. O organizasyondan sonra patent enstitüsünün desteğiyle her sene patent fuarları yapılmış oldu. Bu da Adres Patent’in gerçek bir inavatör olduğunu gösteriyor” dedi.

    “Hocalarımız ve üniversiteler daha çok para kazanacak”

    Yeni kanunla birlikte patent tescil süreçleri kolaylaşacağını ifade eden Avrupa Patent ve Marka Vekili Av. Ali Çavuşoğlu ise, “Çünkü süreler kısalmaya başladı. Araştırma ve inceleme aşamaları Türkiye’de yapılacak. Önceden biz Rusya’ya ve Avrupa ülkelerine gönderiyorduk ve özellikle Rusya’ya diden patent başvuruları orada 3 sene bekliyordu. Ama artık yeni kanunumuzla birlikte Türk Patent Enstitüsü bunu kendi bünyesine aldı. Bundan sonra araştırma ve inceleme alanları Türkiye’de yapılacağı için süreçlerimiz daha hızlı olacaktır. Yeni kanunumuzla birlikte üniversitelerimizdeki patent potansiyeli harekete geçecek. Çünkü yeni kanunumuza göre üniversitede yapılan bir buluşta hocamıza verilecek olan para en az 3’te 1 oranında olacak. Hocalarımız yapmış oldukları işten para kazanmaya başladıkları zaman patent sayıları gittikçe artacak. Üniversitelerimizde bundan daha çok para kazanacak” diye konuştu.

    “Patent satıları 28 kat arttı”

    Türkiye’de üniversitelerin patent sayılarının hızla yükseldiğinden bahseden Çavuşoğlu, “2009 yılında 143 tane üniversitemiz vardı ve üniversitelerden gelen patent başvuru sayısı 28 adetti. Üniversite başına 0.20’lik bir oran düşüyordu. Geçen hafta yapmış olduğumuz çalışmalarda bu sayının 792 adeta çıktığını gördük. Yani 2009’dan 2017’in Mart ayına kadar geçen süreçte üniversitelerin yayınlanan patent başvurusu 28 kat arttı. Bu gerçekten sevindirici bir gelişme ve ben bunun daha da artacağını düşünüyorum. Patent sayısı ile doğru orantılı bir şekilde işsizlik oranı da düşmüş oluyor. Biz eğer 2023 tarihinde hedeflediğimiz patent sayısına ulaşırsak işsizlik rakamlarının da düşeceğini söyleyebiliriz. Patentle kazanan binlerce mucit var. Patentle kazanan şirketler var. Patentle birlikte büyüyen bir ülke olmamızı temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Küçük bir üniversiteyken 1 ayda 28 patent başvurusu yaptık”

    Çavuşoğlu’nun konuşmalarının ardından ise diğer panelistler, girişimcilere patent çalışmalarının öneminden bahsettiler. Panelin sonunda ise geliştirdikleri ürünlere patent alan girişimci ve üniversite temsilcilerine plaket verildi. Plaket töreninde sahneye çıkan Karabük Üniversitesi TTO Koordinatörü Fatih Şengül, “Biz küçük bir üniversiteyiz. Önemli atılımlar yapmaya başladık. Yalnızken büyük atılımımız bu patent konusunda oldu. Biz bu konuya çok yabancıydık. Özellikle adres patentin sayesinde büyük bir atılım gösterdik. Onların sayesinde daha önce başka bir alanda başarı olamayan bir üniversitenin sadece 1 ayda 28 tane patent başvurusunu gerçekleştirmiş olduk. Bunun için teşekkür ediyorum” dedi.

    Panel verilen plaketlerin ardından hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.

  • DENTUROD Başkanı Şen: “2023’te 50 milyon turist hedefimiz gerçekleşecek”

    Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (DENTUROD) Başkanı Gazi Murat Şen, darbe girişimi sonrası turizmde yaşananları değerlendirdi.

    DENTUROD Başkanı Gazi Murat Şen, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında turizmdeki gelişmeleri değerlendirerek, Türk turizminin durumunu tartışmaktan ziyade kazanılan demokrasi zaferinin konuşulması gerektiğini belirtti. 15 Temmuz’da gerçekleşen başarısız kalkışmanın asla kabul edilemeyeceğini belirten Şen, bu girişimin Türk demokrasisinin, Türk halkının demokrasiye olan inancı ve sağduyusu ile başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere hükümetimizin ve tüm siyasi partilerin kararlı tutumları ile önlendiğini söyledi. Turizm camiası olarak aydınlık geleceğe ait umutların hiçbir zaman yitirmeden muhafaza edileceğini belirtti.

    Demokrasi nöbetine devam ettiklerini ifade eden Şen, “Şu an Türk turizminin durumunu tartışmaktan ziyade kazanılan demokrasi zaferinin konuşulması gerekir. Türk turizmcileri olarak hükümetimizin de desteği ile en kısa zamanda Türk turizmi parlak günlerine dönecektir. 2023’deki 50 milyon turist, 50 milyar dolar hedeflerine Türk turizmcileri olarak ulaşacaklarından kuşkularımız yok” diye konuştu.

    Açıklamasının devamında Şen, “Özellikle kalkışma hareketinden sonra iki büyük pazarımız olan Almanya ve Rusya’dan hükümet ve tüketiciler tarafından olumsuz açıklama, davranış ve tutumun olmaması sevindirici bir gelişmedir. Tatilini yarıda keserek ülkesine dönmek isteyen yabancı ziyaretçilerin sayısı önemsenmeyecek kadar az olması da ayrı sevindirici bir gelişmedir. Ülkemizde birlik, beraberlik, demokrasiye inancımız hep beraber bir bütün olarak devam ettiği sürece aşamayacağımız hiçbir şey yoktur” ifadelerini kullandı.