Etiket: 2022’de

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İlk haberleşme uydumuzu 2022’de uzaya gönderiyoruz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İlk haberleşme uydumuzu 2022’de uzaya gönderiyoruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ”İlk haberleşme uydumuzu 2022’de uzaya gönderiyoruz. Alternatif maliyetleri onlarca milyon dolar olan alternatif projeleri bir süredir ülkemizde yürütecek kapasiteye zaten ulaşmıştık. Kendi milli siber güvenlik teknolojilerimizi geliştirmek suretiyle güçlü ve caydırıcı bir altyapı oluşturuyoruz. Mavi vatandan siber uzaya kadar her sahada egemenlik haklarımıza sahip çıkacağız” dedi.

    Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal’in 27 Aralık’ta Ankara’ya gelmesinin ardından istiklal mücadelesinin yeni bir safhaya geçtiğini kaydederek, ”İstiklal Harbi’ni bizzat yöneterek gazi sıfatı alan Büyük Millet Meclisi bu vasfını 15 Temmuz’da bir kez daha tescil ettirerek tarihe geçmiştir. Dün 84. vefat yıl dönümünde rahmetle andığımız Mehmet Akif Ersoy’un 12 Mart 1920’de mecliste gözyaşları içinde okunarak kabul edilen İstiklal Marşı bir asır önce verdiğimiz mücadelenin ruhunu yansıtıyordu. TBMM’nin kabulünün 100’üncü yılı vesilesiyle 2021’i İstiklal Marşı yılı olarak ilan etti. Bu ülkenin bir vatandaşı, bu milletin bir ferdi olmanın en başta gelen şartlarından biri İstiklal Marşı’nın 10 kıtasındaki tüm mesajları kalbimize kazımaktır” dedi.

    “Evlatlarımızdan beklentimiz, korkma diye başlayan ve istiklal diye biten bu marşı lafzı ve ruhuyla içine sindirmeleridir” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ”Çünkü bu marşın her satırı bize önümüze çıkan zorluklar karşısında nasıl davranmamızı gerektiğini anlatan mesajlarla bezelidir. İstiklal Marşımız bir asır önce millet olarak hürriyetimizi kazanmak, vatanımızı işgalden kurtarmak, kendimize yeni bir gelecek inşa etmek için vardığımız milli mutabakatın ifadesiydi. Bugün de aynı mutabakatla hedeflerimize doğru yürüyoruz. Türk milletinin binlerce yıllık devlet ve medeniyet davasını 10 kıtada yüreklere nakşeden İstiklal Marşımızı unuttuğumuz gün ayağımıza esaret prangası, boynumuza zillet zinciri vurulmuş demektir. İstiklal Marşımızda bayrağımızın, ezanımızın, özgürlüğümüzün timsali olarak yüceltilmesi, geçen asrın çeyreğinde verdiğimiz milyonlarca şehidimizin mücadelesinden ilhamladır. Bayrağı bez parçası, ezanı hoparlör gürültüsü, toprağı taş ve kum yığını, vatanı anlamsız bir saplantı, şehadeti sıradan bir ölüm olarak görenlerin İstiklal Marşı’nın manasını kavrayabilmesi elbette mümkün değildir. Biz, Asım’ın nesli dedikçe içlerini sıkıntı basanların, biz ’tek millet, tek vatan, tek bayrak’ dedikçe yüzlerini buruşturanların, biz büyük ve güçlü Türkiye dedikçe kulaklarını kapatanların İstiklal Marşı’na sahip çıkması elbette mümkün değildir. Çünkü mandacıların, özellikle dünden gelen bu mandacıların bugünkü temsilcilerinin dış güçlerin borazanlığından terör örgütlerinin hamiliğine kadar envaı çeşit ihanetin peşinde koşmaları, İstiklal Marşımıza daha sıkı sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor. Hamdolsun İstiklal Marşımızdaki her lafzı, her mesajı bedeninin ve ruhunun her zerresiyle özümseyen gençlerimiz var. Hamdolsun bayrak ve ezan hassasiyetini yeri geldiğinde canı pahasına koruyan evlatlarımız var. Hamdolsun medeniyetine, tarihine, kültürüne, değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir nesil var. Ardı ardına yüzüncü yılını idrak ettiğimiz her tarihi hadise bize sahip olduğumuz ülke ve mensubu olduğumuz milleti bir kez daha hatırlatıyor. İnşallah 2023‘te ülkemizi dünyanın en büyük 10 devleti arasına sokarak ecdada layık ve bizden sonraki nesillere örnek bir başarıyı hep birlikte ortaya koyacağız.”

    “Kimi zaman açık, kimi zaman gizli siber saldırılara maruz kaldığımız için stratejimizi yerli ve milli bir anlayışla şekillendirdik”

    Bugünkü kabine toplantısında ulusal siber güvenlik stratejisi ve eylem planının da görüşüldüğünü kaydeden Erdoğan, ”Dijitalleşmenin ayrılmaz bir parçası haline gelen siber güvenlik tüm dünyada üzerinde hassasiyetle durulan konuların başında geliyor. Güvenlikten sağlığa, eğitimden evimizde kullandığımız aletlere kadar her alanda hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline dönüşen dijitalleşme ile birlikte siber tehditlerde büyük artış yaşanıyor. Öyle ki ülkelerin fiziki sınırlarının korunmasıyla dijital altyapılarının ve verilerinin korunması aynı derecede önem kazanmıştır. Esasen savunma sanayi projelerimizin temel bileşenleri arasında dijital sistemler ilk sıralarda yer alıyor. Aynı şekilde günlük hayatımızı kolaylaştıran teknolojilerin hemen hemen tamamı dijital altyapılarla çalışıyor. Devletler vatandaşlarının can ve mal güvenliği yanında dijital bilgilerini ve aldıkları hizmetleri de korumak mecburiyetindedir. Yaklaşık 7 yıl önce kurduğumuz Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi ile bu doğrultuda ilk adımı atmıştık. Güncel ihtiyaçları ve tehditleri dikkate alarak ülkemizin siber güvenlik politikalarını kapsamlı ve bütüncül anlayışla özellikle yeni bir strateji oluşturma konusunda adımı attık. Son dönemde diğer alanlarla birlikte dijital altyapılar, siber güvenlik konularında kimi zaman açık, kimi zaman gizli siber saldırılara maruz kaldığımız için stratejimizi yerli ve milli bir anlayışla şekillendirdik” diye konuştu.

    “İlk haberleşme uydumuzu 2022’de uzaya gönderiyoruz”

    Dijitalleşmeyle birlikte siber tehditlerde de artışlar yaşandığına dikkat çeken Erdoğan, ”Esasen savunma sanayi projelerimizin temel bileşenleri arasında dijital sistemler ilk sıralarda yer alıyor. Devletler vatandaşlarının can ve mal güvenliği yanında dijital bilgilerini ve aldıkları hizmetleri de korumak mecburiyetindedir. İlk haberleşme uydumuzu 2022’de uzaya gönderiyoruz. Alternatif maliyetleri onlarca milyon dolar olan alternatif projeleri bir süredir ülkemizde yürütecek kapasiteye zaten ulaşmıştık. Bu çalışmaları daha da ileriye taşıyoruz. Kendi milli siber güvenlik teknolojilerimizi geliştirmek suretiyle güçlü ve caydırıcı bir alt yapı oluşturuyoruz. Mavi Vatan’dan siber uzaya kadar her sahada egemenlik haklarımıza, sahip çıkacağız. Bu amaçla Cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisimizle , Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız öncülüğünde ilgili tarafların katılımıyla uzunca bir süredir yürüttüğümüz çalışmalarda sona gelinmiştir. İlk aşaması 2020- 2023 dönemini kapsayan bu planda belirlenen faaliyetleri hayata geçirerek ülkemizin dijital alt yapılarını siber saldırılara karşı inşallah güvenli hale getireceğiz. Bununla kalmayacak Türkiye’nin bu alanda kendi ürünleri ev firmalarıyla uluslararası düzeyde söz sahibi olmasını da sağlayacağız. Ulusal siber güvenlik stratejisi ve eylem planımızın ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye olarak biz de bu amaçla çeşitli yerlerde toprak kiralamaya başladık”

    Salgın döneminde üzerinde en çok konuşulan konulardan birinin gıda üretimi ev temini olduğunun altını çizen Erdoğan, yaşanan kuralığın bu tartışmayı daha anlamlı ve önemli hale getirdiğini söyledi. Erdoğan, tahminlerin dünyanın 2050 yılında 10 milyarlık bir nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak zorunda kalacağını gösterdiğini bildirdi. Bu durumun refah artışı ve lojistik imkanların etkisiyle bugünkünden yüzde 60 daha fazla gıda üretimi yapılmasına ihtiyaç duyulacağı anlamına geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü anlayışla bir asır arasında çok daha büyük farklar ortaya çıkacağı açıktır. Bugün 140 ülke başka yerlerde toprak kiralamak suretiyle kendini geleceğe hazırlamanın gayreti içindedir. Şimdiden kiralanan toprak miktarı ülkemizin yüzölçümünün üç katına ulaşmıştır. Bu konuda en cazip yer bakir ve bereketli Afrika topraklardır. Toprak kiralamada amaç bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil yarım asır, bir asır sonrasının taleplerine hazırlık yapmaktır. Türkiye olarak biz de bu amaçla çeşitli yerlerde toprak kiralamaya başladık. Böyle bir vizyonu, böyle bir derdi olmayanlar ülkemizin neden Nijer’de, Sudan’da toprak kiraladığını, başka yerlerde benzer arayışta olduğunu anlayamıyor. Sadece anlamamakla kalmıyor, bir de çıkıp bize ithamlar yöneltiyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde hükümetlerin böyle ithamlara maruz kaldığını göremezsiniz. Çünkü oralarda ülkenin ve milletin üzerine ikbal hesabı yapan bir siyasi muhalefet anlayışı yoktur. Maalesef bu yıkıcı ve çapsız zihniyet yaptığımız barajlardan yollara, hastanelerden enerji santrallerine kadar her konuda karşımıza çıkıyor. Çiftçilerimizi, üreticimizi, insanımızı bize karşı kışkırtmak için tamamı yalan, tamamı yanlış, tamamı çarpıtma olan söylemlerle gündem oluşturmaya çalışan bu zihniyeti biz çok iyi tanıyoruz. Bu zihniyete cevap vermek bizim için zul olmakla birlikte milletimize olan sorumluluğumuz gereği hakikatleri tekrar tekrar anlatmak mecburiyetindeyiz. Biz bu cahillerle dost değiliz, cahilliklerini ifşa edene kadar cahillerle muhatap olmaya katlanacağız” açıklamasında bulundu.

    “Türkiye 18 yılda tarımsal milli gelirini 37 milyar liradan 278 milyar liraya yükselterek Avrupa’da ilk sıraya yükseldi”

    Türkiye’nin tarım alanında önemli bir yol kat ettiğini bildiren Erdoğan, “Türkiye’nin tarımda nerden nereye geldiğini anlatmadan önce soframızda eksikliğini hissetmediğimiz, ekmeğimizi, aşımızı üreten eli nasırlı, anlı terli, yüreği imanlı, yüreği tertemiz çiftçilerimize şükranlarımı şahsım, milletim adına sunuyorum. Üreticilerimize hakkını teslim etmek, emeklerinin karşılığını vermek için 18 yıldır çalışıyoruz. Türkiye’nin Avrupa’dan Asya’ya uzanan toprakları kendi imkanlarını karşılayacak bir imkan sağlıyor. Son dönemde yaptığımız altyapı sayesinde ülkemiz önemli bir ihracatçı konumuna gelmiştir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geçtiğimiz 18 yılda tarımsal milli gelirini 37 milyar liradan 278 milyar liraya yükselterek Avrupa’da ilk sıraya yükseldiğini bildirdi. Geçtiğimiz yıl 197 farklı ülkeye tarımsal ürün ihraç ederek, 18 milyar gelir elde edildiğini açıklayan Erdoğan, ”Un ihracatında dünyada 1’inci, makarna ihracatında 2’nci sıradayız. Çiftçimize verdiğimiz destekleri bu dönemde 12 kat arttırarak, bitkisel üretimimizi 124 milyon tonla cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıkardık. Tarımsal üretimdeki artış kendi kendine gelişmedi. Bunun için destekler yanında çok büyük sulama projelerini hayata geçirdik. Biz son 18 yılda sulama amaçlı 600 baraj, 423 gölet, bin 457 sulama tesisi yaparak milletimizin hizmetine sunduk” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Toprak nedir, çiftçi ne iş yapar, üretim nasıl yapılır, bilmeyenler, ağızlarını her açtıklarında saman ihracatından bahsedenler aslında cahilliklerinden bahsediyorlar. Saman ihracatımız 84,5 bin ton, geliri de 14 milyon dolardır. İthalat dedikleri saman bin 953 tondur. Söyledikleri sadece yalan, iftira ile belki günü kurtarmak mümkündür ama bu tarzın ne çiftçiye ne de ülkemize bir faydası vardır.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Tamamlayıcı emeklilik sistemini 2022’de yürürlüğe sokacağız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Tamamlayıcı emeklilik sistemini 2022’de yürürlüğe sokacağız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sürecin en önemli göstergelerinden olan kısmi ya da esnek çalışma alanında işgücü piyasamızı daha da verimli hale getirecek düzenlemeleri hayata geçireceğiz. 25 yaş altı gençlerin ve 50 yaş üzerinde olanların kolay şekilde istihdam edilmelerini sağlayacağız. Çalışanlara tamamlayıcı emeklilik sigortası sunacak bir çalışma başlatıyoruz. Türkiye’nin istihdam kalkanını hızlıca devreye aldıktan sonra tamamlayıcı emeklilik sistemini de 2022 de yürürlüğe sokacağız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uzun bir aradan sonra ilk kez yüz yüze toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Ağustos 2018 yılında başlayan kur ataklarının ve spekülatif saldırıların etkilerini gidermek için verilen mücadeleyi salgın döneminde de başarıyla sürdürdüklerinin altını çizen Erdoğan, “Piyasalardaki belirsizliklerin yerini güvene bıraktığı enflasyon ve faizlerin düşüşe geçtiği makroekonomik göstergelerde önemli başarıların elde edildiği dengelenme sürecinin kazanımlarına sahip çıktık. Bu sayede ekonomik istikrar kalkanı gibi çok kapsamlı bir tedbir paketini hızlı bir şekilde devreye aldık. Dışardan hiçbir yardıma ihtiyaç duymadan, uluslararası hiçbir kurumun desteğini talep etmeden şirketlerimize, esnafımıza ve vatandaşlarımıza destek olduk. Her talebe anında dönüş yaparak ihtiyaç duyulan destek mekanizmalarını devreye aldık. Konutta tarihin en düşük maliyetleri ve en kolay ödeme imkanlarını içeren bir finansman desteğini geçtiğimiz günlerde milletimizin istifadesine sunduk. Aynı şekilde otomotiv ve turizmde de piyasalara destek olacak finansman imkanları sağladık” ifadelerini kullandı.

    “Tamamlayıcı emeklilik sistemini de 2022 de yürürlüğe sokacağız”

    Gerek ekonomik istikrar kalkanı gerekse normalleşme dönemi destekleri ile devreye alınan adımların Türkiye’nin ekonomik açıdan ne kadar sağlam durumda olduğunu gösterdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Şimdi önümüzde bu kazanımları özellikle istihdamda gerçekleştireceğimiz sıçrama ile taçlandırmak var. Bunun için Türkiye’nin istihdam kalkanı adıyla çok detaylı ve kapsamlı bir reform paketi hazırladık. Türkiye’nin istihdam kalkanı özellikle buradaki amacımız Ocak 2019-Nisan 2020 arasında işsiz kalan vatandaşlarımızın yeniden istihdama katılmalarını sağlamaktır. Kayıpları telafinin ötesinde kur saldırısı ve salgın öncesinden dahi iyi bir istihdam seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Ekonomik faaliyetlerin azalması nedeniyle çalışanlarını kısa çalışmaya geçiren veya ücretsiz izne ayıran işverenlerimize normalleşme desteği vereceğiz. Çalışma hayatında normalleşmeyi teşvik edecek bir mekanizma kuracağız. Covid-19 salgınının özellikle istihdam üzerindeki etkilerini en aza indirip salgın öncesinden daha iyi istihdam rakamlarına ulaşmak için gayret edeceğiz. Bu kapsamda ilave istihdam içinde teşvik sağlayacağız. Sürecin en önemli göstergelerinden olan kısmi ya da esnek çalışma alanında işgücü piyasamızı daha da verimli hale getirecek düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Özellikle genç istihdam için 25 yaş altındaki gençlerin istihdamını destekleyerek beceri ve deneyim kazanmalarını temin edeceğiz. 25 yaş altı gençlerin ve 50 yaş üzerinde olanların kolay şekilde istihdam edilmelerini sağlayacağız. Bunun yanında çalışanlara tamamlayıcı emeklilik sigortası sunacak bir çalışma başlatıyoruz. Tesis edilecek karma model ile işçilerin kazanılmış hakları korunacak. Tamamlayıcı emeklilik sigortası ile aynı zamanda ilave emeklilik desteği alınabilmesini de sağlayacağız. Böylece çalışanlarımız emeklilikte daha da rahat edecekler. Bunun için devlet elini taşın altına koyacak. Bu kapsamda oluşacak fon ile Türkiye’nin istihdam kalkanını sürekli hale getirmeyi hedefliyoruz. Esnafımıza, küçük işletmelerimize, yatırımcımıza, üretim ve istihdam için uygun maliyetli ve uzun vadeli kaynak sağlayacak bir sistem kuracağız. Türkiye’nin istihdam kalkanını hızlıca devreye aldıktan sonra tamamlayıcı emeklilik sistemini de 2022 de yürürlüğe sokacağız.”

    “Türkiye bütün bu alanlarda güçlenen bir ülke”

    Aynı zamanda terörle mücadelenin de eş zamanlı olarak sürdürüldüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Cudi’de, Gabar’da bizim polisimiz, Mehmetçiğimiz, güvenlik koruyucularımız, jandarmalarımız hep birlikte buralarda terörle mücadeleyi bayram seyran demeden devam ettirdi. Bunun da bir maliyeti var. Bütün bunlar devam ederken düşünün milli ve yerli yüzde 20 gibi bir savunma sanayinde güce sahipken şu anda biz bunları da yüzde 70’e çıkarttık. Bütün bu yatırımlar aynen devam ediyor. Türkiye bütün bu alanlarda güçlenen bir ülke. Bu mücadele bu şekilde devam ettiği içindir ki bugün hamdolsun Güneydoğu’da, Doğu’da o eski sıkıntılı anlar tarih oldu. Her zaman söylediğimiz, tek terörist kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdam kalkanı ile ilgili çalışmaların ayrıntılarının Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kamuoyu ile paylaşılacağını belirterek, “Biz bu paketi dönem projesi olarak görmüyoruz. İstihdamı sürekli destekleyecek kalıcı bir atılımın ateşleyicisi haline dönüştürmek istiyoruz. Ülkemiz de çalışmak isteyen herkesi iş sahibi yapana kadar durup dinlenmeden mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Yeni dönemde üretim ve ihracat odaklı büyüme politikamızı daha güçlü şekilde uygulamakta kararlıyız. Bunun için reel sektörümüze ve sanayicimize daha çok destek vereceğiz. Yenilikçi ve yüksek katma değerli üretimi ve istihdamı artıracağız. Yatırımların yüksek ve orta yüksek teknolojili sektörlere yönelmesini sağlayacağız” diye konuştu.

    “Önümüzdeki dönemde dünya genelinde yeni ticaret imkanlarının doğacağını düşünüyoruz”

    Salgın döneminde ülkelerin kendi kendine yetebilmesinin öneminin daha iyi anlaşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak son yıllarda yerli ve milli üretimi güçlendirecek çok önemli adımlar attık. Bunlardan biri de stratejik alanlardaki firmalar için geliştirdiğimiz 20 milyar liralık yatırım teşvik kredileridir. Böylece ertelenen yatırımların daha güçlü bir şekilde devreye alınmasını temin etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde dünya genelinde yeni ticaret imkanlarının doğacağını düşünüyoruz. Salgın sürecinde yürüttüğümüz başarılı mücadele ile dünyada bu konuda en iyiler arasında yer aldığımızı gösterdik. Üretim, ticaret ve lojistik avantajlarımız ile salgın sonrasında dünya ekonomisindeki yerimizi daha da güçlendireceğiz. Birçok ekonominin ciddi daralma kaydettiği yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 ile yüksek bir performans büyüme performansı gösterdiğini gerek ulusal gerekse dünya artık görüyor, biliyor. İçerdekiler hala anlamak istemiyor. Ama bakıyorsunuz OECD Türkiye’yi ilk çeyrekte 4,5 ile dünyada 1 numara olarak gösteriyor. Avrupa Birliği aynı şekilde gösteriyor, G-20 aynı şekilde gösteriyor. Belki ikince çeyrekte olumsuz bazı gelişmeler olabilir ama 3. ve 4. Çeyrekte biz bu büyümeyi yine yakalayacağız. Çünkü artık zemin sağlam. Nisan’daki kayıplarımıza rağmen Mayıs ayı öncü göstergeleri ekonomimizin hızlı bir toparlanma içinde olduğuna işaret ediyor. Bu tablo da salgın döneminde firmalarımızın kısmen de olsa üretimlerine ve ihracata devam etmelerinin büyük payı var. Bakın Amerika. Şu anda 45 milyona yakın işsizi var. Türkiye bütün bu şartlara rağmen dimdik ayakta duruyor ve şu anda da bütün gerek işsizi olsun gerekse şu andaki vatandaşlarına her türlü imkanı da sağlamanın gayreti içerisinde. Yurt içi talepteki ihracattaki ve beklentilerdeki iyileşmeye paralel olarak toparlanma yerini hızlı bir büyümeye bırakacaktır. Enflasyonun hedeflediğimiz seviyelere inmesini sağlayarak bu olumlu süreci desteklemekte kararlıyız” açıklamasında bulundu.

    “Birileri zil takıp oynuyordu. Bak Borsa İstanbul ne hale geldi”

    “Mal ve hizmet pazarlarında rekabeti ve verimliliği artıracak yapısal reformlar yanında gıda fiyatlarındaki şişkinliği giderecek tedbirleri de alacağız” diyen Erdoğan, “Ayrıca mal ve hizmet fiyatlarındaki kur geçişkenliğine karşı da gereken mekanizmaları oluşturacağız. Amacımız 2020’de yüzde 8.5 olarak belirlenen enflasyonu kademe kademe düşürerek 2021’de yüzde 6’ya ve 2022’de yüzde 5’in altına indirmektir. Borsa İstanbul endeksinin tekrar 110 bin seviyelerine çıkması bizi diğer ülkelerden pozitif yönde ayrıştıran bir başka faktördür. Birileri zil takıp oynuyordu. Bak Borsa İstanbul ne hale geldi. Büyümeyi de söyle. Niye bunları söylemiyorsun. Daha çok güzel şeyler göreceksiniz ve bunları da öğreneceksiniz. Türkiye döviz kuru gelişmeleri bakımından da diğer ülkelere kıyasla şu anda iyi bir durumdadır. Devlet tahvili faizlerinin 2 yıllıklarda yüzde 8,6 ve 5 yıllıklarda yüzde 10,1 seviyelerinde gerçekleşmesi de aşağı yönlü bir eğilimin işaretidir. Tüm bu göstergeler normalleşme dönemine Türkiye’nin ekonomik açıdan sağlam girdiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    “Son teröristte etkisiz hale getirilene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”

    Türkiye olarak, son dönemde salgınla mücadelenin yanı sıra dış politikada da pek çok başarıya imza attıklarının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Gelişmiş ülkelerin bile aralarında maske savaşına tutuştuğu bir dönemde biz tüm dünya ile emsalsiz bir dayanışma sergiledik. Filistin’den Somali’ye, Tunus’tan Brezilya’ya, İtalya’dan Amerika, İspanya, Ukrayna’ya kadar her kıtadan her inançtan 125 farklı ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderdik. Ayrım yok. 128 ülkeden 80 bin vatandaşımızı salgın döneminde Türkiye’ye getirerek ailelerine kavuşturduk. Ülkemiz milyarlarca insanın can derdine düştüğü bir süreçten güçlenerek, itibarına itibar katarak çıkmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirdiği avantajları çok iyi kullanarak içerde verdiğimiz başarılı mücadeleyi dış politika sahasına da yansıttık. İdlib’de Rusya ile 5 Mart’ta imzaladığımız muhtıra sonrasında tesis ettiğimiz sükûnet ortamının bozulmasına izin vermedik. Her ne kadar rejim güçleri son birkaç gündür provokasyonlarını artırmış olsalar da İdlib’in tekrar bir çatışma ortamına sürüklenmesine göz yummayacağız. İlgili birimlerimizle süreci yakından takip ediyor ve gereken her türlü önlemi alıyoruz.

    Yine bu süreçte bölücü terör örgütünün yeniden palazlanma girişimlerine müsaade etmedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın kuzeyinde yuvalanan PKK’lı teröristlere yönelik operasyonlarımızı kesintisiz bir şekilde sürdürdük. Terör örgütünün ekmeğinin peşindeki işçiyi, insanımıza yardım götüren vefa sosyal destek gruplarını hedef alan kalleş eylemleri içerdeki ve dışardaki sıkışmışlığının en bariz ifadesidir. Kahraman güvenlik güçlerimizin mücadeleleri, istihbarat birimlerimizin katkıları, SİHA’larımızın desteği ile bölücü terör örgütüne nefes aldırmıyoruz. Türkiye 40 yıla yaklaşan bölücü terörle mücadelesinde tarihinin adeta altın çağını yaşıyor. Son teröristte etkisiz hale getirilene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

    “Darbeci Hafter ile destekçilerinin Trablus’u ve Libya’yı işgal planı hezimetle sonuçlanmıştır”

    “Geride bıraktığımız dönemde en güzel haberleri aldığımız yerlerin başında Libya vardır” diyen Erdoğan, “Darbeci Hafter ile destekçilerinin Trablus’u ve Libya’yı işgal planı hezimetle sonuçlanmıştır. Uluslararası meşruiyeti haiz milli mutabakat hükümeti darbecileri Trablus’tan tamamen söküp atmayı başarmıştır. Çöl aslanı şehit Ömer Muhtar’ın torunları sağdan soldan topladıkları lejyonerlerle Libya’yı işgale yeltenenleri Trablus kapılarında bozguna uğratmışlardır. Daha bir yıl öncesine kadar Libyalı kardeşlerimize ömür biçen darbecilerin bugün kaçacak delik aradığını görüyoruz. Her zaman dediğimiz gibi, zor oyunu bozar. Ülkemizin destekleri, milli mutabakat hükümetinin kararlı duruşu ile Libya’ya kurulan uluslararası tuzak bozulmuştur. Son dönemde sahada elde edilen neticeler inşallah çok daha büyük zaferlerin, başarıların müjdeleyicisi olacaktır” ifadelerini kullandı.