Etiket: “2019’Da

  • Bozdağ, Kılıçdaroğlu’na seslendi: “2019’da Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın karşısına CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak çık”

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “2019’da Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın karşısına CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak çık” dedi.

    AK Parti Nevşehir Gençlik Kollarının 5. Olağan Kongresine katılan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, burada yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu 2019 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkmaya davet etti. Bozdağ, “Bakın bu Kılıçdaroğlu her televizyonda veya her konuşmada aynen şunu söylüyor. Hadi çık karşıma konuşalım. Televizyona çık diyor. Sen danışmanlarını da yanına al birebir tartışalım diyor. Defalarca bunu söylüyor. Ben de şimdi diyorum ki madem öyle diyorsun o zaman sen buyur da 2019’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına aday olarak çık. Bir hodri meydan de görelim. Adam durmadan çağrı yapıyor. Gel televizyonda tartışalım. Ya er meydanı televizyon değil er meydanı Nevşehir’in meydanıdır, Türkiye’nin meydanlarıdır. Madem kendine güveniyorsun şimdiden cesur davran de ki 2019’da CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı benim de. Ama bakın cesaret yok. Televizyona çağırıyor. Meydana gel meydana. Nevşehir’e, Ankara’ya, İstanbul meydanına gel. O zaman millet hepimizin notunu versin. Ama meydana çıkmıyor ben kutunun içine çağırıyorum diyor. Tayyip Beyi kutulara sığdıramazsın. O meydanların milletin gönlünün lideridir” ifadelerini kaydetti.

  • Batuhan Yaşar: “2019’da Genelkurmay Başkanı kim olacak?”

    İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesindeki köşesinde “TSK’da general sayısı ne kadar azaldı?”, “Genelkurmay Başkanlığı için aday olan iki isim kim?”, “Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlığında ne olacak?”, “YAŞ toplantısında sürprizler olabilir mi?” sorularına cevap aradı.

    Batuhan Yaşar’ın “2019’da Genelkurmay Başkanı kim olacak?” başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:

    “Yüksek Askerî Şûra, 90’lı yıllarda ülkenin birçok yönden belirleyici toplantıları hâline dönüştürüldü.

    2000’li yıllarda da devam ettirilmeye çalışıldı..

    Sadece Başbakan ve Millî Savunma Bakanı’ndan oluşan 2 kişilik sivil kanat, 16 orgeneralden oluşan askerî kanat karşısında ne yapabilirdi ki..

    Fotoğraf karelerini hatırlayın “masa başını” Başbakan ile Genelkurmay Başkanı birlikte paylaşıyordu…

    Normalleşmeden ancak 2011’den itibaren söz edilebilir.

    Darbe girişiminin ardından ise YAŞ’ın yapısı baştan aşağıya değiştirildi.

    Değişiklikle şûra üyeleri Başbakan, 4 Başbakan Yardımcısı, Millî Savunma, Adalet, Dışişleri ve İçişleri Bakanları ile Genelkurmay Başkanı ve 3 Kuvvet Komutanından (Kara-Hava-Deniz) oluştu.

    9 sivil üyeye karşılık 4 asker üye.

    – GENERAL SAYISI YÜZDE 40 AZALDI…

    Şimdi size TSK’daki son durumu paylaşalım.

    FETÖ ile mücadelenin en yoğun yaşandığı kurumların başında TSK yer aldı.

    General ve Amiral mevcudu 326’dan 196’ya düştü.

    Gerekli olmadıkça yeni general ve amiral kadroları açılmayacak.

    Bu şekilde devam edilecek.

    TSK’nın gücünü general sayısı ile ölçen, YAŞ’ın yeni yapısından rahatsız olan “şimdi de sivil vesayet kuruluyor” diyen biri vardı.

    Aslında kelimeleri siyasetçiden daha iyi kullanan bir isimdi bu.

    Hepimiz çok yakından tanıyoruz.

    İlker Başbuğ…

    Adı CHP’nin 2019’daki Cumhurbaşkanı adayları arasında bile geçiyor.

    Bu “salon subayı” Genelkurmay Başkanlığı döneminde her türden yaptığı açıklamalarla siyasete ayar ve yön vermeye çalışırdı.

    O dönem Cumhuriyet gazetesinin Ankara tandanslı 1. sayfa haberlerine bir bakın isterseniz.

    Söylenenlerin aksine neler mi oldu?

    General sayısı yüzde 40 azalan Türk Silahlı Kuvvetleri müthiş bir terörle mücadele hamlesi başlattı.

    Şimdi yeni bir aşamaya daha geçiliyor.

    Başbuğ döneminde girilemeyen PKK inlerine girildi.

    Komutanlar Gazi ve Merkez Orduevindeki konuşmaları ile değil, Hakkâri, Tunceli, Şırnak, Van ve Diyarbakır’daki terör mücadeleleri ile konuşulmaya başladı.

    NATO standartlarının bile üzerinde Fırat Kalkanı Harekâtı gerçekleştirildi.

    Somali ve Katar’da askerî üsler açıldı.

    Bu ayrı bir yazı konusu ama kim ne derse desin Katar’da yapılmak istenen darbe, Türkiye ve Türk üssü sayesinde önlendi.

    Irak Başika’dan, Türkiye’nin çıkarları korunmaya başladı.

    Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Genelkurmay Başkanını görevden alınca eski Fransa Genelkurmay Başkanlarından eleştirel bir yorum gelmedi.

    Bu sakat bir kafa yapısı.

    O dönem yaşananları hatırlayınca sinirlenmemek elde değil.

    Neyse konumuz bu değil.

    – GENELKURMAY BAŞKANLIĞI İÇİN İKİ ADAY

    Yüksek Askerî Şûra ağustos başında toplanacak. Tarihi henüz kesinleşmedi.

    Komuta kademesinde önemli değişiklikler gerçekleştirilecek.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın teamüllere göre 2019 yaz şûrasına kadar görevinde kalması bekleniyor.

    Yaş haddine girmezlerse Genelkurmay Başkanlarının görev süreleri 4 yıl.

    Orgeneral Akar’ın normal şartlarda iki yılı daha var.

    Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’ın 2 yıllık görev süresi 30 Ağustos’ta doluyor.

    Peki görev süresi uzatılmazsa Orgeneral Çolak’ın yerine kim atanacak?

    2013 yılında Orgeneral rütbesi alan iki isim var.

    Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ile Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ümit Dündar.

    Her iki isim de orgeneral rütbesi altında 4 yılını doldurdu.

    Orgeneral Yaşar Güler’in Kara Kuvvetleri Komutanı olması bekleniyor.

    2. Başkan Orgeneral Ümit Dündar’ın da görev süresi 1 yıl uzatılabilir.

    Son dönemde Kara Kuvvetlerine geçişler hep Jandarma’dan gerçekleşti.

    Kara Kuvvetlerine atanacak isim büyük ihtimalle 2019’da da Genelkurmay Başkanı olacak.

    – DENİZ VE HAVA’DA NÖBET DEĞİŞİMİ…

    Geçen sene görev süresi 1 yıl uzatılan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu’nun 30 Ağustos itibarıyla emekli olması bekleniyor.

    Yerine büyük ihtimalle Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele getirilecek.

    Yine Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’ın 2 yıllık görev süresi doluyor. Orgeneral Ünal’ın süresi uzatılmazsa Hava Kuvvetleri için namzet isim ise Eskişehir Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz.

    – SÜRPRİZLER

    YAŞ toplantılarında sürprizler hep yaşanmıştır. Yine geçen sene yapılan önemli değişikliği hatırlatmakta fayda var…

    Karacı, havacı ve denizci olmasına bakılmaksızın herhangi bir orgeneral hükûmetin önerisi ve Cumhurbaşkanı’nın onayı ile Genelkurmay Başkanı olabilecek.

    Nereden nereye gelindi. Farkında mısınız?

    Siyasi otoritenin kararı ile Türkiye’nin ulusal güvenliği için Suriye’de operasyon yapabilen millî bir ordumuz var artık.

    Rahmetli Özal orduyu Kuzey Irak’a sokabilmiş miydi?”

  • Bakan Avcı: “2019’da Eskişehir’i layık olduğu AK Partili belediyeye kavuşturacağız”

    Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığının düzenlediği 3. Geleneksel İftar Programı’na katıldı. Bakan Avcı, “2019’da Eskişehir’i layık olduğu AK Partili Belediye’ye kavuşturacağız” dedi.

    Bir davet salonunda düzenlenen iftara Bakan Avcı’nın yanısıra AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Emine Nur Günay, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Dündar Ünlü ve partililer katıldı. İftarını açtıktan sonra açıklamalarda bulunan Bakan Avcı, Eskişehir’i 2019’da AK Belediyecilik ile tanıştıracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Eskişehirlilere olan selamını ileterek konuşmasına başlayan Bakan Avcı, “Özellikle 16 Nisan referandum sürecinde ve öncesinde Eskişehir teşkilatları gerçekten Eskişehir’de olağanüstü bir performans gösterdiler. Günün şartları ve özel şartlar sebebiyle tam da Eskişehir için söylüyorum, arzu ettiğimiz neticeyi alamamış olabiliriz. Ama bence o performansın kendisi, 2019’da neler yapabileceğimizin, ne yapacağımızı dosta düşmana gösterdi. Onun için sizlere çok teşekkür ediyorum. Gerçekten ben bütün referandum çalışmaları boyunca arkadaşlarımıza hep şunu söyledim, ’Tamam referandum önemli, Allah’ın izniyle Türkiye genelinde zaten inşallah güzel bir netice çıkacağı gözüküyor. Ama bu referandum tecrübesi Eskişehir için ayrı bir anlam taşıyor.’ Ben ilk defa Eskişehir teşkilatımızı bu kadar heyecanlı, bu kadar istekli ve bu kadar gayretli gördüm. Sadece şu anda bir fiil görev yapan arkadaşlar değil, eski milletvekillerimiz, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, meclis üyelerimiz, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, bütün arkadaşlarımız gerçekten olağanüstü bir performans sergilediler. Nitekim bunun yansımalarını da sadece bizim çevremizde değil, başka çevrelerde de gördünüz. Onun için çok teşekkür ediyorum. İnşallah aynı gayretle, aynı heyecanla 2019’da Eskişehir’i nihayet layık olduğu AK Partili Belediye’ye kavuşturacağız. Eskişehir’i bütün ilçeleriyle birlikte, Eskişehir Büyükşehir’i de inşallah AK Belediyecilik ile tanıştıracağız ki, Eskişehirliler belediyecilik nasıl yapılır, vatandaşa nasıl hizmet edilir, vatandaşın ayağına nasıl hizmet götürülür, bunu bir fiil yaşayarak inşallah 2019’dan itibaren görecekler, göstereceğiz” dedi.

  • İlk F-35 2019’da geliyor

    Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, bazı alanlarda uygulanan silah ambargolarının Türk savunma sanayinin önünü tıkayamayacağını belirterek, “Açıklananlar asla canımızı acıtacak şeyler değil. Ambargo olsa da olmasa da her zaman yerli alternatifimiz var ama biraz geciktirir. 6 ay daha gecikiriz ama önümüzün kesilmesi söz konusu değil. İlişkiler tek taraflı değil, karşılığı da var. Kimse kolay kolay Türkiye’yi silecek cesarette değil” dedi.

    Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan ‘Neler Oluyor Özel’ programına konuk oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Demir, savunma sanayinde gerçekleştirilen projelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Savunma sanayi alanında Türkiye’nin her geçen gün ileri gittiğini kaydeden Demir, “Savunma sanayinde yürüyen projeler hızla artıyor. Ben göreve başladığımdan beri yaklaşık 3 yılda 300’ün altında olan proje sayımız şu anda 460’ların üzerinde. Çok uzun soluklu olanlar var. Milli muharip uçak gibi alanlar var. Bunlarla beraber hem platform ürünü, hem silahlara doğru yürürken bir taraftan da bunların alt sistemleriyle ilgili yeni gelişmeler yaşıyoruz. ‘Yüzde kaç yerli’ sorusu çok sorulur. Biz de ‘yüzde 60, 75’ler’ diyoruz. Bunun detaylandırılması önemli. Hedefimiz bunu yukarılara çekmek. Dünyada her şeyi yüzde yüz yerli yapan ülke yok ama önemli olan kabiliyet meselesi. Dışarıdan alsak da ‘Yapabilecek teknolojimiz var mı’ sorusu çok önemli. Seferberlik ruhuyla hareket ediyoruz. Türkiye’de yapılamayacak bir şey yok. Yeter ki kararlı olalım. Bu hedef ulusumuzun hedefi” şeklinde konuştu.

    “Kimse kolay kolay Türkiye’yi silecek cesarette değil”

    Bazı alanlarda uygulanan silah ambargolarının Türkiye’nin önünü kesemeyeceğini dile getiren Demir, “Ambargo olsa da olmasa da bizim önümüz kesilemez. Bizim onlarca kalemde çeşitli ülkelerle ilişkilerimiz var. Bunlar devam ediyor. Açıklananlar asla canımızı acıtacak şeyler değil. Her zaman yerli alternatifimiz var ama biraz geciktirir. 6 ay daha gecikiriz ama önümüzün kesilmesi söz konusu değil. Ambargo ve yavaşlatma meseleleri kamuoyunu ilgilendiriyor. İlişkiler tek taraflı değil, karşılığı da var. Kimse kolay kolay Türkiye’yi silecek cesarette değil. Ticari anlamda da değil, stratejik anlamda da değil. Biz önemli bir ülkeyiz. Kimse kolay kolay ‘Şunu kestim, bunu kestim’ diyemez. Kötü komşu insanı mal sahibi eder, kötü komşu bazen de komşuluk ilişkilerini iyi tutması gerektiğini bilir” ifadelerini kullandı.

    Ambargoların Türkiye’yi kendi üretimini gerçekleştirmesi için teşvik ettiği kaydeden Demir, “İnsansız Hava Araçları’nda, akıllı mühimmatta yaşadık. 6 ay önce de bir ülkeden kule kısıtlaması gelmişti. Daha sonra orada konuşma yaparken teşekkür ettim, ‘Biz bunu zaten 6 ay sonra yapıyoruz’ dedim. Benden özür dilediler. Her açıdan biz bunları yaparız herkesin içi rahat olsun” diye konuştu.

    Milli savunma sistemlerinde araştırmaların hız kesmeksizin devam ettiğini kaydeden Demir, “Biz ihaleyi iptal ettiğimizde, ‘Biz bu sistemi milli olarak gerçekleştireceğiz’ demiştik. Çalışmamız devam ediyor. Hava savunma sistemleri katmanlı bir yapıdır. Bunun birkaç katmanında çalışmalar devam ediyor. Bizim test ettiğimiz sistemlerin birçoğu yol haritamızda kullanacağımız sistemler. (S-400 konusu) Görüşmeler devam ediyor, ilerlemeler var. Milli sistem araştırmaları hız kesmeden devam ediyor. Orta irtifa ve alçak irtifanın çalışmalarını yapıyoruz. Bunlar hizmete girince daha yüksek irtifaları çalışacağız. Bir sistem alsak da bundan bağımsız olarak çalışmalar devam ediyor” açıklamalarında bulundu.

    “MPT-76’yla benim gibi acemi birisi de çok iyi atış yapabilir”

    Milli Piyade Tüfeği’nin (MPT-76) teslim törenini gerçekleştirdiklerini söyleyen Demir, “Geçtiğimiz günlerde korumalarda görüntülenen MPT-55’ler de MKE tarafından üretildi. MPT 76’ların 500 adedi teslim edildi. 35 artı 45 binin üç firma tarafından üretimi devam ediyor. Bu iyi bir silah, benim gibi acemi birisi de çok iyi atış yapabilir MPT-76’yla. Test edildi ve düzeltmeleri yapıldı” dedi.

    Türkiye’nin kendi imkanlarıyla ürettiği Altay Ana Muharebe Tankı’nın motoru için yapılan çalışmalara değinen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çok detaylı bir test süreci var. Bir iki tane seri üretim paketi aldık. Kısa süre sonra seri üretimle ilgili yol haritamız çıkacak ortaya. Motor meselesi daha bağımsız. Altay’ın motoruyla ilgili bir tıkanma yok. Yıllar önce tank motorunu ve muadil motorları güç sistemi olarak geliştireceğiz diye karar verdik. Geliştirme projesi sırasında teklif veren firmalar, destek sağlayıcı olarak bazı firmaları ortak olarak alacağını söyledi. İhaleyi kazanan firma önce bir Alman firmasıyla çalışacağını söyledi, onlardan destek alamayınca Avusturya firmasıyla anlaşma yaptı ama orada siyasi kriz çıkınca ortak destek sağlanması olmayınca şartlar değişti. Ukrayna’yla bir mutabakat çerçevesinde işbirliği yapmayı planladığımız alanları sıraladık. Onların arasında motor da var. Çeşitli teknoloji alanlarında işbirliği yapacağız. Bunların biri de zırhlı araçlar ve motor sistemleri. Seri üretim için 250 tanklık bir paket var ama TSK’nın talebi daha fazla olacak. Süre olarak seri üretim ihalesinin sonuçlandırıp sözleşmeyi imzaladıktan üç sene sonra teslim başlar.”

    “Milli jet iddialı bir proje, biz de iddialı olmayı seviyoruz”

    Türk-İngiliz ortaklığıyla gerçekleştirilen milli jet TF-X’le ilgili konuşan Demir, “Cumhurbaşkanımızın ziyareti sırasında İngiltere’yle TAİ bir anlaşma imzaladı. Süreç devam ediyor. Elemanlar çalışıyor. Çok iddialı ve safha safha ilerleyecek bir proje. Türkiye’nin muharip uçak yapımı tecrübesini düşünürseniz iddialı bir proje, biz de iddialı olmayı seviyoruz” dedi.

    “F-35’leri 2019’da alacağız”

    Demir, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 9 ülkenin ortak konsorsiyumu tarafından üretilen F-35 savaş uçaklarıyla ilgili, “Türk Hava Kuvvetlerinin (THK) planladığı 100 civarında F-35 siparişi var. Bunun 30 tanesini almak istediğimizi beyan ettik. İlk parti ödemesi yapılıyor. Üç sene önce de, beş sene önce de ilk uçağımızın ne zaman geleceğini biliyorduk. 2019 bizim planlanan tarihimiz, hatta bunu biraz daha öne çekmeyi konuşuyoruz. Sisteme girmesiyle ilgili de bir süreç var. Pilotlarımız eğitime başlayacak” değerlendirmesini yaptı.

    “EYP alanında yüzde yüz başarı iddiasında bulunamıyorsunuz”

    El yapımı patlayıcıların imha edilmesi için yapılan çalışmaların sürekli devam ettiğini kaydeden Demir, “El yapımı patlayıcı deyince tek bir çeşit ve yöntem yok. Çeşitli mekanizmalar var. Geniş kavramın tehdit boyutunun her birisinin kapsayacak şekilde çalışmamız devam ediyor. Karıştırıcı sistemler koyduk, bunun çeşitli versiyonları var. Frekansları taramanız lazım, fünyeyi patlatan sistemler var, elektronik bomba var. Bu alanda yüzde yüz başarı iddiasında bulunamıyorsunuz. El yapımı patlayıcıyla ilgili bir terör eylemiyle karşılaştığınızda ‘hiçbir tedbir almıyor muyuz ki başımıza geliyor’ diye bir yaklaşım oluşmasın tedbirler birbirini kovalıyor” açıklamalarında bulundu.

    Milli füze BORA’nın menzilin uzatılması için de çalıştıklarının altını çizen Demir, “BORA’yı çalışıyoruz, teslim ettik. Şu anda bizim için tatminkar durumda. Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilmesi bizim için önemli. Onunla ilgili şikayetleri dinleriz ama nerede, ne zaman kullanıldı, nereye atıldı bu bizi ilgilendirmiyor” dedi.

    Demir, Ege hava sahasında Yunan F-16’sına kilit atılmasının sorulması üzerine, o konuda yetkili olmadığını ama teknik olarak bunun yapılabileceğini söyledi. Demir, İnsansız Hava Aracı ANKA’nın silahlandırılması çalışmalarına değindiği konuşmasında, “100 küsur İHA havada olacak. ANKA’larda da kamera var, kameralarımız artık yerli olmaya başlıyor. Testleri başarılı geçti. Sahada kullanmaya başlamak üzereyiz. ANKA’ları silahlandırıyoruz. Sade muharip olarak değil, başka unsurlarda da kullanabiliriz. Yabancıyı kapattık. İhtiyaçla belirli ne yapacağımıza bakıyoruz, projeleri şekillendirdik, firmalarımız çalışıyor, ürünleri sahada göreceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Dursunbey ve Sındırgı’ya 2019’da doğalgaz gelecek

    Balıkesir Milletvekili Kasım Bostan, Dursunbey’e 2019 yılında doğalgazın geleceği müjdesini verdi.

    Referandum çalışmaları kapsamında Dursunbey’e gelen Balıkesir Milletvekili Kasım Bostan, AK Parti İlçe Başkanı Akif Kandemir ve partililer tarafından ilçe girişinde karşılandı. Karşılamanın ardından kamyoncular kooperatifine uğrayan Milletvekili Bostan burada kamyoncularla sohbet etti. Kamyoncuların özellikle K belgesi ile ilgili yaşadıkları sorunları notlarına alan Bostan bu sorunun çözülmesi için çalışma başlatacaklarını söyledi.Daha sonra belediye önünde Üçeylül İlkokulu öğrencilerinin katıldığı kitap okuma etkinliğine katılan Bostan, öğrencilerle birlikte kitap okudu. Bu programın ardından ise belediye hizmet binasına geçen Bostan burada Başkan Bahçavan ve partililerle bir araya geldi.

    2019’da Doğalgaz Müjdesi

    Belediye Başkanlık makamında ilçelere doğalgaz müjdesini değerlendiren Kasım Bostan, kamuoyunda bazı fitne odaklarının konuyu saptırdığını Dursunbey’in yada Sındırgı’nın diğer ilçelerden ayrıldığı gibi spekülatif haberlerin yayıldığını söyledi. Bunun tamamen yalan olduğunu ifade eden Kasım Bostan Dursunbey’e 2019 yılında doğalgazın geleceğini ifade etti. Bostan yaptığı açıklamada, “Balıkesir’de kırsal kesimlere doğalgaz getirilmesi ile ilgili açıklamalarımız oldu. Bu doğalgazın bir hikayesi var. Bu hikaye 2016’ın Ekim ayında başladı. Bakanlar kurulu ekim ayında bir karar aldı. Nüfusu 20 binin üzerinde olan ilçelere doğalgaz götürüleceğini ve ana boruların BOTAŞ tarafından çekileceğini, şehir içlerinde ki dağılımı da o ildeki doğalgaz dağıtımı yapan firmaların gerçekleştireceğini düzenleyen bakanlar kurulu kararıydı. Bu karar çıktıktan sonra karara baktım Balıkesir’de hangi ilçelere doğalgaz gidiyor diye. Baktığımda Ayvalık, Burhaniye, Edremit ve Erdek sadece bu karar gereği doğalgaz alıyordu. Bizim kırsal kesim dediğimiz Kepsut, Dursunbey, Sındırgı, Bigadiç, İvrindi civarında doğalgaz yok. Bunun üzerine oturduk bakan beyle konuştuk. Bu kararın kırsal kesime hitap etmediğini söyledik. Kırsal kesimin kalkınması için Bakanımıza bir çalışma daha yapılmasını talep ettik. Biliyorsunuz Balıkesir merkezde doğalgaz borularımız var. Biz Bakanımızla yaptığımız görüşmenin ardından doğalgaz borularının yönünü kırsala çevirdik. İlk etapta 2018 yılına kadar Kepsut’a, Bigadiç’e, İvrindi’ye ulaştıracağız. Buraların ardından 2019 yılından sonrada Dursunbey’e ve Bigadiç üzerinden de Sındırgı’ya ulaştıracağız. Şimdi diğer ilçelere geliyor da Dursunbey’e neden gelmiyor gibi eleştiriler geliyor. Bu hattı Dursunbey’ê getirmek için Kepsut’tan, Bigadiçten geçirmek zorundayız. Bizim asıl amacımız Dursunbey’e ve Sındırgı’ya doğalgazı getirmek. İnşallah Balıkesir’de doğalgaz kullanmayan ilçe bırakmayacağız” dedi.