Etiket: “2019’Da

  • BDDK: “2019’da kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 6’ya yükselebilir”

    BDDK mali bünye değerlendirme çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Çalışmalar sonucunda sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 15,5’e gelebileceği ve kredilerin takibe dönüşüm oranının yüzde 6’ya yükselebileceği öngörüldü.

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan (BDDK) Yeni Ekonomi Programı kapsamında bankaların mali yapılarının ve aktif kalitelerinin belirlenmesi amacıyla mali bünye değerlendirme çalışmalarını tamamladı. Değerlendirme sonuçlarına göre çalışmalar sonucunda sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 15,5’e gelebileceği ve kredilerin takibe dönüşüm oranının yüzde 6’ya yükselebileceği öngörüldü.

    BDDK’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bu çalışmalar kapsamında, Kurumumuz tarafından bankalarda kredi bazında detaylı incelemeler yapılmış, bunun neticesinde, kredilerin sınıflandırılmasına dair mevcut düzenlemelerden çok daha ihtiyatlı bir yaklaşım çerçevesinde, yakın izlemeye alınması veya takip hesaplarına aktarılacağı öngörülen krediler çeşitli varsayımlar altında yeniden belirlenmiştir. Kredi sınıflandırmalarında yapılan bu değişikliklerin bankaların sermaye yeterlilik rasyolarına etkileri hesaplanırken, sınıflama değişikliklerinin zamana yayılarak değil hemen yapılacağı ve yeniden sınıflandırılan krediler için aynı sınıftaki diğer kredilerin ortalama karşılık oranlarına uygun şekilde karşılık ayrılacağı varsayılmıştır. Ayrıca, bu yılın Ağustos ayında Kurumumuz tarafından yürürlüğe konan sermaye yeterlilik rasyoları hesaplamalarına dair iki geçici düzenlemenin etkileri göz ardı edilmiştir.

    Yukarıda özetlenen ihtiyati yaklaşım ve varsayımlar çerçevesinde, bankaların olası aktif kompozisyonlarında yapacakları değişikliklerin etkileri göz ardı edildiğinde, önümüzdeki yıl içerisinde bankacılık sektöründe kredilerin takibe dönüşüm oranının yüzde 6’ya yükselebileceği, sermaye yeterlilik rasyosunun ise yüzde 15,5’e gerileyebileceği tahmin edilmektedir. Bilindiği gibi, Basel III uygulamalarına göre asgari sermaye yeterlilik rasyosu

    yüzde 8 olduğu halde, ülkemizde yüzde 12’lik ihtiyatlı bir oran hedeflenerek uygulanmaktadır. Mali bünye çalışmaları neticesinde hesaplanan oran her iki seviyenin de oldukça üzerindedir.

    Bankaların mali durumundaki bu olumlu görünüme rağmen, son dönemde kamu bankaları ve özel bankalar sermaye tabanını güçlendirmeye yönelik adımlar atmakta, sermaye artırımı veya sermaye benzeri kredi temini ile ihtiyatlı duruş sergilemektedir.

    Mevcut durumda sektörün kârlılık performansı da içsel sermaye üretimi yoluyla sermaye yeterliliğini desteklemektedir. Makroekonomik dengelenme süreci boyunca Kurumumuz mali bünye analiz çalışmalarına devam edecektir. Bu kapsamlı ve kredi bazlı çalışmalara ek olarak, yılda asgari iki kez yapılan makro stres testleri ile bankaların sermaye ve likidite açısından makroekonomik şoklara karşı dayanıklılığı Kurumumuz tarafından izlenmektedir. Ayrıca, “Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik (İSEDES)” kapsamında bankalar, kurumsal yönetim, risk yönetimi ve sermaye yeterliliğiyle ilgili detaylı senaryolar içeren durum analizi raporlarını hazırlayarak Kurumumuza her yıl sunmaktadır. Sonuç olarak, söz konusu çalışmalar neticesinde bir bütün olarak sektörün sağlıklı ve güçlü yapısını koruduğu ve mevcut sermaye yapısının aktif kalitesi kaynaklı riskleri yönetebilecek seviyede olduğu tespit edilmiştir.”

  • 2019’da astronomi etkinlikleri halka yayılacak

    Uluslararası Astronomi Birliğinin yüzüncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla 2019’da halkın da katılacağı etkinlikler düzenlenecek. Projenin Türkiye ayağını Türk Astronomi Derneği yürütecek.

    Uluslararası Astronomi Birliğinin yüzüncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla 2019 yılı astronomi etkinlikleri yılı olarak ilan edildi. ‘Aynı gökyüzü altında geçen yüzyılı birlikte kutlayalım’ sloganıyla yola çıkan etkinliklerde 100’e yakın ülkede 700 civarında etkinlik yapılması planlanıyor.

    Türkiye’de projenin yürütücüsü olan Türk Astronomi Derneğinin Genel Başkanı ve Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Küçük, 2019 yılında yapılacak etkinliklerin amacının, astronomi ve gökbilimiyle ilgili yapılan keşiflerin gözden geçirilmesi, halka anlatılması ve halkı da işin içerisine dahil ederek gözlem şenlikleri, etkinlikler, konferanslar düzenlenmesi olduğunu söyledi.

    Türkiye’nin herhangi bir yerinden, topluluk, kurum ya da bireysel olarak etkinlik düzenlemek isteyenlerin Türk Astronomi Derneğinin, www.tad.org.tr internet adresinden etkinlik kaydı yaptırabileceğini belirten Prof. Dr. Küçük, planlanan etkinliklere dair şu bilgileri verdi:

    “Yukarısı ve Ötesi Sergisi, Einstein Okulları, Açık Astronomi Okulları, İlham Veren Yıldızlar, Herkes İçin Karanlık Gökyüzü etkinlikleri 11 Şubat’ta Astronomi Dünyasındaki Kadınlar ve Kızlar Etkinlikleri yapılacak. Bütün bunları yaptıktan sonra her ülkeden gelen etkinlikler Uluslararası Astronomi Merkezinde değerlendirilecek ve bir ödül töreni düzenlenecek. Şu anda Türkiye’de İstanbul, Ankara, İzmir, Kayseri, Sivas ve Doğu’da birkaç il etkinlik için kayıt oluşturdu. Yeni başvuruları da bekliyoruz.”

    Prof. Dr. Küçük, 2019 yılı astronomi etkinlikleri için Türkiye’nin her yerinden yeni başvuruları beklediklerini sözlerine ekledi.

  • İşletmeler 2019’da, bulut bilişime 5 milyar TL ayıracak

    Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Hüseyin Şahin, 2019 yılında Türkiye’deki binlerce işletmenin bulut çözümlerine yatırım yaparak, yaklaşık 5 milyar TL ayıracağını kaydetti.

    Bulut teknolojilerinin daha güvenli, ekonomik, güncel, hızlı ve kesintisiz hizmet sunduğunu belirten Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Genel Müdürü Hüseyin Şahin, 2019 yılında ülkemizdeki binlerce işletmenin bulut çözümlerine yatırım yaparak, yaklaşık 5 milyar TL ayıracağını söyledi.

    Gelecek 5 yıl içerisinde işletmelerin yüzde 95’nin bulut tabanlı çözümlerden yararlanacağının altını çizen Uyumsoft Genel Müdürü Hüseyin Şahin, şunları anlattı: “İşletmeler, satınalma yapmak yerine, bulut’tan hizmet almayı tercih ediyorlar. Hem kullandıkları kadar ödüyorlar, hem güvenli bir ortamda verilerini tutarken, aynı zamanda ciddi bir donanım altyapısı kurmaları da gerekmiyor.”

    Türk yazılım sektörü, bulut çözümler ile dünya pazarlarına girmeye hazırlanıyor

    Bulut tabanlı iş çözümlerinin, yakın coğrafyadaki ülkelere ve dünya geneline ihraç edilebileceğini ifade eden Hüseyin Şahin, “Günümüzde ve gelecekte işletmeler, onlarca farklı konudaki mikro-bulut servislerinden hizmet alarak, ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Çok büyük yazılım çözümleri yerine, çok sayıda bulut servisleri üzerinden şirketlerini yöneteceklerdir. Uyumsoft olarak, SaaS (servisleştirilmiş uygulama yazılımı) ve IaaS (hizmet olarak altyapı) gibi bulut’tan hizmetlerimizi binlerce müşterimize sunuyoruz. Bilindiği üzere, bulut ortamda verilen hizmetler, geniş kitlelerde ve coğrafyalarda hızlıca yaygınlaşabiliyor. Türk yazılım sektörü, gelecek birkaç yıl içinde, bulut çözümler ile dünya pazarlarında daha etkin rol alacak” diye konuştu.

    e-Fatura mükellefleri, son 4 yılda 10 milyar TL tasarruf etti

    Önümüzdeki yıl işletmelerin, e-Arşiv ve e-İrsaliye’ye yoğun bir talebinin olacağını da ifade eden Hüseyin Şahin, “Gelecek yıl, dijital dönüşüm pazarında yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Uyumsoft olarak, e-Arşiv ve e-İrsaliye’ye yoğun bir talep bekliyoruz. Bilindiği üzere Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)’in verilerine göre, 82 bin civarında e-Fatura mükellefi bulunuyor. 2019’da, 100 bine yakın yeni mükellefin daha e-Fatura’ya geçeceği belirtiliyor. Dijital dönüşüm, ticaret hayatına güven, hız ve çeviklik getirmesinin yanı sıra, tasarruf sağlıyor ve çevreye katkı sunuyor. Son 4 yılda, e-Fatura kullanan 82 bin civarı mükellef, yaklaşık 10 milyar TL’nin üzerinde tasarruf etti” şeklinde konuştu.

  • Van’da parkomata 2019’da da zam yok

    Van Büyükşehir Belediyesi, parkomata 2019 yılında da zam uygulamayacak. Kent merkezindeki 8 ana caddede uygulanan parkomata; 3 cadde ve 1 sokak daha eklenirken, uygulamada ekim ayından itibaren kış tarifesine geçildi.

    Van Büyükşehir Belediyesince kent trafiğini rahatlatmak için Ekim 2017’de başlatılan parkomat uygulaması başarılı bir şekilde devam ediyor. Hem kent esnafını hem de vatandaşları memnun eden uygulama ile ilgili Ulaşım ve Koordinasyon Merkezinin (UKOME) son toplantısında önemli kararlar alındı.

    Alınan kararlarla ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Ülker Cem Kaplan, 2017 yılından bu yana aynı fiyat tarifesi uygulanan parkomata 2019’da da zam yapılmayacağı müjdesini verdi.

    8 ana cadde de uygulanan parkomata ayrıca 3 cadde ve 1 sokak daha eklendiğini ifade eden Genel Sekreter Vekili Kaplan, şunları söyledi:

    “922 araçlık alanda uyguladığımız parkomata, İki Nisan Caddesi, Milli Egemenlik Caddesi, İrfan Baştuğ Caddesi ve Uzun Sokak da dahil edilerek bin 640 araçlık alan oluşturuldu. Ayrıca ihtiyaç durumunda İskele Caddesi’nin de uygulama alanına dahil edilmesi yönünde UKOME Kurul Kararı alındı. Karar aldığımız Milli Egemenlik Caddesi, İrfan Baştuğ Caddesi ve Uzun Sokak’ta uygulamamızı başlattık. İki Nisan Caddesi’nde ise yapılan tabela ve çizgi çalışmalarının ardından uygulama başlayacak. Bu caddemiz kafe-restoran ağırlıklı olduğu için parkomat uygulaması saatleri de diğer alanlarımızdan farklı olarak 08.00 ile 24.00 saatleri arasında olacak. Diğer cadde ve sokaklarımızda ise yaz aylarında 08.30 ile 20.00 saatleri arasında uygulanan parkomat, kış tarifesine geçildiği için 08.00 ile 18.00 saatleri arasında uygulanıyor. Bu saatler dışında vatandaşlarımız ücretsiz olarak araçlarını park edebiliyorlar.”

    Öte yandan, 2017 yılında alınan UKOME Kurulu Kararı ile belirlenen parkomat ücretlerinin ilk 10 dakikası ücretsiz olmak koşuluyla ile şöyle oldu:

    “0-15 dakika 1,50 TL, 0-30 dakika 2,00 TL, 0-45 dakika 3,00 TL, 0-60 dakika 4,00 TL, 1-2 saat 5,00 TL, 2-3 saat 8,00 TL, 3-4 saat 10,00 TL, 4-5 saat 15,00 TL, 5 saat ve üzeri otoparklar için ise 20,00 TL.”

  • Uzun,”Türkiye’nin büyümesi 2019’da da sürecektir”

    Türkiye’nin büyük bir pazarı olduğunu belirten MÜSİAD Elazığ Şube Başkanı Hasan Uzun, ülkenin içinden geçtiği dengelenme sürecine karşın, 2019 yılında da pozitif büyüme performansının sürdürüleceğine inandıklarını söyledi.

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Elazığ Şube Başkanı Hasan Uzun, ekonomik dengeleme ve büyüme süreci ile ilgili açıklamada bulundu.

    Uzun yaptığı açıklamada,” Yatırımlar için oldukça elverişli demografik yapısı, genç nüfusu ve yeni ekonomi için gereken faaliyetlere açılan alanlarıyla oldukça büyük bir pazar olan Türkiye, içinden geçmekte olduğu dengelenme sürecine karşın, 2019 yılında da pozitif büyüme performansını sürdürecektir. 2018 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7,2 büyüyen Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5,2 büyüyerek güçlü büyüme performansını sürdürmüştür. Bu dönemde tüketim ve yatırım harcamalarının GSYİH büyümesine yaptığı katkı beklentilere paralel gerçekleşti.Dikkatleri çeken nokta ise net ihracatın katkısıdır. Geride bırakmış olduğumuz üçüncü çeyrekte ve içinde bulunduğumuz dördüncü çeyrekte ekonomik aktivite de gözlenen yavaşlamaya karşın, net dış talepten alınan destekle birlikte yıl sonu büyüme oranının yüzde 4 ile yüzde 4,5 bandında olacağını tahmin ediyoruz”dedi.

    Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında dış ticaret açığında gözlenen daralmanın daha da belirgin hale gelmesinin, net ihracatın büyümeye katkısının yılın 3’üncü ve 4’üncü döneminde de sürdüğünü vurgulayan Uzun,”Dış ticaret açığındaki daralmanın etkisiyle cari işlemler dengesi de Ağustos ve Eylül aylarında fazla vermiş oldu. Ayrıca Ağustos ayında yaşanan kur manipülasyonunun nedeniyle piyasalarda oluşan belirsizlik dönemini fırsat bilip fiyatlarını makul seviyelerin çok üzerinde artıran bazı fırsatçıların etkisiyle, enflasyon oranı hızlı bir şekilde artış kaydetmişti. Kasım ayı itibarıyla enflasyon oranında başlayan gerileme sürecinin önümüzdeki aylarda da süreceğini öngörüyoruz. Yılın son çeyreğinde yaşanan gelişmeler, Türkiye ekonomisinde dengelenme sürecinin hız kazandığına işaret etmektedir. Küresel ticarette belirsizliklerin olduğu, ticaret savaşları ve yeni korumacılık gibi kavramların ön plana çıktığı böylesi bir dönemde, siyasi ve ekonomik anlamda istikrarını tesis etmeyi başarmış bir ülke olarak Türkiye, muadillerinden pozitif ayrışmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerden para çıkışlarının olabileceği, büyüme performanslarının düşeceği ve kurların üstünde bir miktar etki yapabileceği beklentilerin olduğu böyle bir dönemde ülkemize sıcak sermaye girişi de sürmüştür”ifadelerine yer verdi.