Etiket: 2018

  • (Özel) 2018 yılında yerli beyaz çekirdeğe Çin darbesi vuruldu

    Türkiye’nin önemli kuruyemiş üretim merkezleri arasındaki Denizli’de, tedarikçiler Çin’den gelen siyah çekirdeğin bu yıl yerli ürün olan beyaz çekirdek satışlarını olumsuz etkilediğini ifade ederek, çekirdeğe 2018 yılında adeta Çin darbesi vurulduğunu belirttiler.

    Denizli’de faaliyet gösteren kuruyemiş işleme tesisi sahiplerinden Yasin Özbay, kuruyemiş sektörü için stokçulardan kaynaklı olarak sıkıntılı geçen 2018 yılının çekirdek için daha vahim geçtiğini kaydetti. Çin’den ithal edilen siyah çekirdeğin yerli ürün olan beyaz çekirdek satışlarını olumsuz anlamda etkilediğini ifade eden Özbay, fiyatının beyaz çekirdeğe göre 2 katı fazla olmasına rağmen siyah çekirdeğin daha fazla rağbet gördüğünü söyledi. Özbay, “2018 yılı özellikle beyaz çekirdek açısından çok kötü geçti. Çin’den gelen çekirdek var siyah çekirdek diye adlandırıyoruz. Siyah çekirdeğin yüzde 90’nı Çin’den geliyor. Buna yani siyah çekirdeğe talep fazla olduğu için beyaz çekirdek satışları yüzde 60-70 oranlarında geriledi. Çin’den gelen siyah çekirdeğin bizim ülkemizdeki beyaz çekirdeğe göre daha dolgun, aroması farklı ve tüketici buna yöneldiği için çiftçimizin elinde beyaz çekirdek bu yıl kaldı. 2-3 yıl önceki fiyatlara göre beyaz çekirdek çok düşük fiyatlardan satıldı. Çekirdeğe 2018 yılında Çin darbesi vuruldu. Çin çekirdeğe beyaz çekirdeğe olan talebin düşmesine neden oldu” dedi.

    “Beyaz çekirdeğe talep olmadığı için şuanda hepsi depolarda bekliyor”

    Siyah çekirdeğe olan talebin beyaz çekirdeğin satışlarını yüzde 50’den fazla gerilettiğini kaydeden Özbap açıklamasında şunları söyledi:

    “Üretici bu konudan çok mağdur, çekirdek eken çiftçilerimizden çoğu gübre ve mazot parasını dahi ödeyemedi. Ürünü para etmedi ve elinde kaldı şuanda depolarda bir dünya beyaz çekirdek var. Beyaz çekirdeğe talep olmadığı için şuanda hepsi depolarda bekliyor. Satış olmadığı, talep olmadığı için işleme konusunda depoya koyamıyoruz ama benim tercihim beyaz çekirdek tarafından. Yani Çivril, Dinar’ın beyaz çekirdeği kullanılmalı, yerli malı kullanılmalı. Siyah çekirdeğin yurt dışından bize maliyeti 13-14 TL civarında. Tüketiciye ise bu rakam 23-24 TL arasında satılıyor. Ama beyaz çekirdeğin satış fiyatı yarı yarıya yani 9-10 TL civarında.”

  • Kırkağaç’ta 2018 yılında 300 çift dünya evine girdi

    Kırkağaç Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü, 2018 yılında ilçede 300 çiftin nikahının kıyıldığını açıkladı.

    Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde 2018 yılında toplam 300 nikah kıyılırken, Kırkağaç Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, “Kırkağaç Belediyesi olarak bu yıl 300 çiftimizin mutluluğuna ortak olduk. Bu nikahların çoğu hemşehrilerimizin isteği ve uygunluk durumuna göre Kırkağaç Belediye Başkanı Yaşar İsmail Gedüz tarafından kıyıldı. Kırkağaç Belediyesi olarak 2019 yılında da vatandaşlarımızın mutluluklarına ortak olmaya devam edeceğiz. Tüm çiftlerimize hayatlarında ömür boyu mutluluklar diliyoruz.” denildi.

  • Güleç: “2018 KARDEMİR için verimli bir yıl oldu”

    Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri (KARDEMİR) AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güleç, 2018 yılının tüm faaliyet süreçleri açısından başarılı bir yıl olduğunu ve şirketin bu yıl da büyümesini sürdürdüğünü söyledi.

    Güleç, tüm çalışanların ve yöre halkının yeni yıllını kutlayarak 2019 yılında tamamlanacak yatırımlarla KARDEMİR’i hedefledikleri 3,5 milyon ton üretim kapasitesini yakalayarak, şirketin dünden daha güçlü, daha rekabetçi ve dünden daha çok çalışanları, yöresi ve ülkesi için katma değer üreten bir şirket haline getireceklerini kaydetti.

    “2 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik”

    KARDEMİR’in zor bir süreçten geçerek bugünlere geldiği ve özelleştirmeden bugüne kadar 24 yılı geride bıraktıklarını da aktaran Kamil Güleç, “Bilindiği gibi 5 Nisan 1994 kararlarıyla, dönemin hükümeti, o zamanki adıyla Karabük Demir Çelik Fabrikaları Müessese Müdürlüğü olan bu tesisleri, yıllık zararının 465 milyon dolar olduğu, ekonomik ve teknolojik ömrünü tamamladığı gerekçesiyle ve 80 milyon ülke insanının sırtına yük görerek kapatmak istemişti. Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olduğum için bu kararın açıklanmasından sonra bana ulaşan bir gazeteciye o gün şunları söylediğimi hatırlıyorum. ‘Her gün güneş doğudan doğar, Allah müsaade etti ise batıdan batar. Doğduğu zaman gündüz olur, aydınlık olur, battığı zaman gece olur. Biz şimdi geceyi yaşıyoruz, ama unutmayın ki, bu güneş tekrar doğacak ve Karabük tekrar aydınlık olacak. Kararda teknolojisi geri kalmış, ekonomik kayıpları var ve zarar eden bir müessese olduğu yazıyor. Zararı ortadan kaldıracak şekilde bir modelle başarılı olup bu fabrikaları kurtaracağız.’ Bu inanç ve 8 Kasım ruhuyla yola çıktık. ’Kardemir Kapatılamaz, Karabük Karartılamaz’ diyerek, başta Özçelik İş Sendikamızın yöneticileri ve çalışanlarımız olmak üzere tüm yöre halkının, esnaf ve tüccarının, sanayicisinin, siz basın mensuplarının sahiplenmesiyle önce kapatma kararını ortadan kaldırdık ve fabrikanın örnek bir model ile özelleştirilmesini sağladık. Aradan tam 24 yıl geçti. 24 yıl boyunca her yeni güne ‘atalarımızın bizlere mirası olan bu tesisleri daha ileriye nasıl taşırız’ düşüncesi ile uyandık. Bugüne kadar yaklaşık 2 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Kapatmaya gerekçe gösterilen teknolojik eksikliği giderdik ve tüm üretim proseslerini dünyanın en son teknolojisi ile yeniledik. Üretim kapasitelerimizi ölçek ekonomisine uygun şekilde büyüttük. Kurduğumuz yeni haddehanelerde, katma değeri yüksek ürünlerle ürün gamını genişlettik. Bu yoğun yatırım döneminde insan ve çevre odaklı yatırımlardan da geri durmadık. Toplumun beklenti ve ihtiyaçlarının karşılanması için onlarca çevre ve sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdik. KARDEMİR büyürken, Karabük Üniversitemiz ve Karabük’te büyüdü” dedi.

    “Hedefimiz KARDEMİR’i, sektör içinde en üst seviyeye taşımak”

    Verimli bir yılı geride bıraktıklarını ve 2018 yılının tüm faaliyet süreçleri açısından KARDEMİR açısından başarılı bir yıl olduğunu da dile getiren Güleç, “Şirketimiz bu yılda büyümesini sürdürdü. Yeni bir yılı karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde, elde edilen bu başarıları paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Şirketimiz hedeflerinin yakalanmasındaki emeği ve gayreti için tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. KARDEMİR’in bugünlere kadar gelmesinde emeği geçen ancak, bugün hayatta olmayan yönetim kurulu üyelerimizi, genel müdürlerimizi, genel müdür yardımcılarımızı, ünite müdürlerimizi, başmühendis ve mühendislerimizi, sendikamızın değerli yöneticilerini ve bu büyük gelişime katkı veren çalışanlarımızı şükranla yad ediyor, hayatta olanlara ise sağlık ve uzun ömürler diliyorum.

    Ortak hedefimiz, ülkemiz sanayisinin öncüsü olan KARDEMİR’i, sektör içinde en üst seviyeye taşımaktır. Bu hedefe her zaman olduğu gibi el birliğiyle, gönül birliği ile ulaşacağız. Unutulmamalıdır ki, 1995’de Karabük Demir Çelik Fabrikalarını devir aldığımız gün, sahamızda üretim için kömür yoktu. Kok fabrikalarını, sipariş edeceğimiz kömür gelene kadar sıcak tutabilmek için iş makinaları ile stok alanlarını kazıyarak toprağa karışmış kömürle üretimi sağladık. O günlerden bugüne geliyoruz. Eğer bir aile olamasaydık, bunu başaramazdık. O nedenle ta o tarihte ’Kardemir bir ailedir, şirket bizimdir’ dedik. Evet, KARDEMİR bir ailedir. Şirket çalışanlarımızındır, hissedarlarımızındır, tedarikçilerimizindir, müşterilerimizindir, Karabüklülerindir, ülkemizindir. KARDEMİR büyük bir ailedir” ifadelerine yer verdi.

    “Şirketimizi dünden daha güçlü ve rekabetçi şirket haline getireceğiz”

    KARDEMİR AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güleç, devam eden çevre yatırımlarını yeni yılın ilk aylarında tamamlayacaklarını da sözlerine ekleyerek, “Çelikhanemizde konverter kapasitelerinin artırılması ve yeni sürekli döküm makinası yatırımı ile devam eden enerji yatırımlarımızı da 2019 yılında tamamlayarak devreye alacağız. Böylelikle hedeflediğimiz 3,5 milyon ton üretim kapasitesini yakalayacak ve şirketimizi dünden daha güçlü, dünden daha rekabetçi ve dünden daha çok çalışanları, yöresi ve ülkesi için katma değer üreten bir şirket haline getireceğiz. Bakınız dünya, ABD’nin başını çektiği küresel ekonomide yeni bir döneme tanıklık ediyor. ABD’nin küreselleşme karşıtı söylem ve eylemlerinden tüm dünya nasibini alıyor ve küresel ticaret sert dalgalanmalar yaşayarak savruluyor. İşte bu nedenledir ki, yukarıda ifade etmeye çalıştığım hedeflerimizi yakalamak için İş Sağlığı ve Güvenliği, Çevre, Verimlilik, Karlılık, Kalite kavramlarını asla unutmayacağız. Eğer sürdürülebilir bir büyümeyi sağlayacak ve şirketimizi kendi faaliyetlerinden kaynaklanmayan ekonomik rasyolara karşı daha güçlü hale getireceksek, bu kavramları hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. 2000’li yılların başında bunun acılarını yaşamış insanlar olarak, yeterli tecrübeye sahip olduğumuza inanıyorum. Artık yeni bir dönem başlamıştır. Bu yeni dönemde, gözümüz daima daha ileri ve daha ileride olacaktır. Çünkü dünya büyük bir değişim yaşamaktadır ve KARDEMİR, bu değişimin dışında kalmayacaktır. Üç çeyrek asrı aşkın sanayi kültürüyle KARDEMİR, bu değişimi sağlayacak ve kurumsallaşarak sürdürülebilir başarıları yakalayacaktır. Bu değişime başkanlık ederken, benden dua ve desteklerinizi esirgememenizi istirham ediyorum. Bu vesileyle tüm yönetim kurulumuz adına yeni yılınızı içtenlikle kutluyorum. Yeni yılın şahsınıza, ailenize ve tüm milletimize sağlık, mutluluk ve esenlikler getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

  • Çelebi; “Çözülmezse 2018 yılı bu ayıpla anılır”

    Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı İshak Çelebi, Ulaştırma ve Havacılık Kamu Çalışanları Sendikasının Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerinin yaptıkları sendikal eylemden dolayı kılık kıyafet tamimine aykırı davrandıkları gerekçesiyle önce üç ay açığa alınmaları, daha sonra ise Hakkari, Şırnak ve Ağrı illerine tayin edilmeleri ile ilgili olarak uygulamanın 2018 yılının ayıbı olarak anılacağını söyledi. Çelebi, “Çalışma Bakanı ve Ulaştırma Bakanı yapılan haksız, hukuksuz, antidemokratik uygulamayı yıl bitmeden çözmelidir.” dedi.

    Yaptıkları sendikal eylemden dolayı önce 3 ay açığa alınan daha sonra göreve iade edildikleri gün Yüksekova, Şırnak ve Ağrı havalimanlarına tayin edilen Ulaştırma ve Havacılık Kamu Çalışanları Sendikasının Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerine yapılan haksızlığı kınadıklarını belirten Çelebi, başta Anayasaya ve 4688 Sayılı Sendikalar Kanununa olmak üzere hem Ulusal hem de Uluslararası kanunların çiğnenerek yapılan atamaların ivedilikle durdurulması ve keyfi davranan bürokratların cezalandırılmasının Çalışma ve Ulaştırma Bakanlarının boynunun borcu olduğunu söyledi.

    Çelebi, Cumhurbaşkanımızın gösterdiği 2023, 2053 hedeflerine kılla, tüyle uğraşan; 80 darbesinin zihniyetiyle çalışan bürokratlarla ulaşılmasının mümkün olmadığını belirtti.

    Çelebi açıklamasında, “Yapılan uygulama Ülkemizde yeni yeni yerleşen insan hak ve özgürlükleri kapsamında yapılan ve yasak olup olmadığı bile belli olmayan bir konuda tamamen keyfi uygulamalarla önce üç ay açığa alınarak sonra yurdun en ücra köşelerine sürgün olarak gönderilmesi Yeni Türkiye’ye yakışmamaktadır. Birkaç bürokratın orantısız cezalarla sendikal eylemleri, insan hak ve özgürlüklerin, Anayasal hakkın kullanılmasının engellenmesinden daha vahimi bıyık yüzünden yurdun dört bir yanına sürülen sendikacılara başta yetkili sendika olmak üzere diğer memur sendikalarının sessiz kalmasıdır” diye konuştu.

  • DTSO 2018 yılı son meclis toplantısı yapıldı

    Düzce Ticaret ve Sanayi Odası’nda (DTSO) 2018 yılının son meclis toplantısı gerçekleştirildi.

    Meclis Başkanı Ahmet Dertli’nin açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda oda mizanları ve yönetim kurulu önergeleri görüşülürken, 2019 yılı tahmini bütçesi de meclis üyelerinin görüşüne açıldı.

    Meclis toplantısında söz alan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Şahin, Kasım ayında gerçekleştirilen oda faaliyetlerini meclis üyeleriyle paylaştı. Şahin, “MARKA Teknik Destek programı kapsamında hazırlanan ve 3 grup halinde 3 gün olarak yürüttüğümüz Temel İş Hukuku ve Özlük Dosyası Hazırlama Eğitim projesi, bu ayın ilk haftası içinde başarı ile tamamlandı. 60 kişi eğitime katıldı ve sertifikalarını aldı. Bu 3 günlük eğitimde katılımcılardan hiçbir kopma olmadı ve herkes eğitimin tamamına katıldı. Şunu özellikle belirtmek istiyorum, böyle bir proje İlk defa bizim tarafımızdan yapıldı. Bildiğiniz gibi biz bu eğitim projesini işçi ve işveren arasındaki iş uyuşmazlıklarının çözümünde olumlu bir katkı sağlamak, bazı yükümlülüklerin zamanında yapılması konusunda farkındalık yaratmak üzere gerçekleştirdik. Geçen ay meclis toplantısında bahsettiğim, yine MARKA Teknik Destek programı kapsamında hazırladığımız 5 günlük dijital pazarlama eğitimi projesi için başvurumuzu tamamladık. Bu eğitim üyelerimize internet ve sosyal medya üzerinde nasıl ticaret yapılır ve yeni müşteriler bulunur konusunda yardımcı olacak. Günümüzde interneti kullanarak dijital pazarlama yapmayan işletmeler eninde sonunda piyasadan silinecek. Bu konuya hazırlıklı olmak gerekiyor. Bu ay Amerikan Büyükelçiliğinin açtığı bir hibe çağrısına bir sosyal girişimcilik projesi sunduk. Ayrıca Karadeniz havzası sınır ötesi işbirliği programına da Trabzon Ticaret Borsası ile Stratejik Ortaklıklar Programı için de Yıldız Üniversitesi Teknopark ile ortak proje başvurusu yapıyoruz. Bildiğiniz üzere dün Emeklilik Gözetim Merkezi ve Habertürk kanalı ile işbirliği halinde bir program yaptık. Asıl konu bireysel emeklilik sistemi idi ancak bir bu vesile ile Düzce’yi ulusal alanda tanıtmak için de çalıştık. Başarılı bir program olduğunu düşünüyorum. Düzce’yi tanıtmak adına bu türdeki programları sıklaştırmak gerekiyor. Program Asgari Ücret ile ilgili Meclis Grup konuşmaları dolayısıyla cuma günü banttan yayınlanacak. Şu anda Mayıs ayında Düzce’de bir fuar organizasyonu yapmak için çalışıyoruz. Fuar karma bir fuar olacak ve tarım, hayvancılık, gıda, sanayi, ticaret ve turizm temalı olacak. Fuar yeri olarak kalıcı konutlarda Pazar yerini düşündük ve burasını talep etmek üzere Belediyeye resmi yazı da yazdık. Önümüzdeki günlerde daha detaylı bilgiler vereceğiz. Bu şekilde Düzce’yi tanıtıcı etkinler için çalışmaya devam ediyoruz. Ayrıca meclis üyelerimizden de bu tür etkinlikler için gelebilecek her teklifi de açığız. Birçok defa dile getirdiğimiz gibi Düzce olarak bir markamız yok. Düzce adı geçince insanların zihninde net bir algı oluşmuyor. Bu algısızlığı hep beraber kırmak gerekiyor. Bu yüzden Antalya’daki Yörex fuarından sonra Düzce kabağını ve bu kabaktan yapılan diğer mamulleri bir marka etrafında birleştirme fikri oluştu. Bu çerçevede Düzce Üniversitesi, Lokantacılar Odası, Gümüşova Ziraat Odası, Profesyonel Aşçılar Derneği, Ulviye Dikmen ve Kent Konseyi Meclisi ile çalışmalar yapıyoruz. Dün Üniversitede bir tanıtım çalışması yaptık. Bu çalışmalar farkındalık yaratarak ileride talep oluşturmak için. İnşallah bu konuda bir sonuç alacağımızı düşünüyoruz. 9-12 Aralık tarihlerinde Düzce Valimiz ve Kültür ve Turizm Müdürümüzün de eşlik ettiği bir delegasyon ile Katar’a gittik. Doha Ticaret ve Sanayi Odası aracılığı ile burada çok samimi görüşmelerde bulunduk. Büyük yatırımcı şirketler ile görüştük ve Düzce’de yatırım yapmaları ve diğer işbirlikleri için hazır olduğumuzu ifade ettik. Bu tür dış gezilerde amacımız orta ve uzun vadede Düzce’ye menfaat sağlamaktır. Yüzde 5 oranında Odamızın ortaklığı bulunduğu ABİGEM A.Ş’nin genel kurulu yapıldı. Arkadaşlar bana de yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini uygun gördüler.Bu şekilde bölge Odalarımızın yer aldığı tüm oluşumlarda bulunmamız ve söz sahibi olmamız gerekiyor. Odamızda Sigortacılıkla meşgul olan üyelerimizle bir araya geldik. Toplantıda sektör sorunlarını gündeme getirirken, çözüm önerileri ve odamızdan beklentilerini de not ettik. TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katılımlarıyla gerçekleştirilen Sakarya’nın Yıldızları Ödül törenine katılım sağladık” ifadelerine yer verdi.

    Meclis Toplantısı, Meclis üyelerinin karşılıklı yeni yıl kutlamalarıyla sona erdi.