Etiket: 2017

  • İGİAD, 2017 insani geçim ücreti rakamlarını açıkladı

    İGİAD, araştırmasına göre İstanbul’da ortalama büyüklükte bir ailenin, insani şartlarda aylık geçimini sağlayabilmesi için İnsani Geçim Ücreti (İGÜ), 2017 yılı için 2.154 TL oldu. Diğer 11 bölge için İGÜ, İstanbul’un altında tespit edildi.

    Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) İnsani Geçim Ücreti (İGÜ) Tespit Komisyonu, her yıl Aralık ayında yaptığı bir araştırma ile Türkiye’de farklı bölgelerdeki ailelerin geçinebilmesi için gerekli olan asgari ücret seviyesini tespit ediyor. Derneğin 2004 yılından beri Asgari Geçim Ücreti (AGÜ) ismiyle İstanbul için yaptığı çalışma, 2014 yılı itibariyle İGÜ olarak revize edildi. İGÜ, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistiki Bölge Sınıflaması’nda yer alan 12 farklı bölge için yapılmaya başlandı.

    İstanbul’da rakamların açıklandığı basın toplantısına İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karahan, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Alpaydın, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz katıldı.

    ’’İGÜ’nün işletmelerde uygulanması maliyet artışı getirmez aksine verimliliği ve bereketi artırır’’

    İşgörenlere ödenen asgari ücretin, toplumsal dayanışma ve refah seviyesi açısından önemli bir gösterge olarak kabul edildiğini vurgulayan İGİAD Başkanı Ayhan Karahan, “Derneğin devletin her yıl açıkladığı asgari ücrete alternatif olarak sunduğu İnsani Geçim Ücreti (İGÜ) iş görenlerin harcamaları üzerinden reel rakamlarla hesaplanmakta olup; işletmelerde uygulanması halinde gelir dağılımının iyileşmesine, refah seviyesinin artmasına, toplumsal dayanışmanın gelişmesine katkı sağlayacaktır. İnsani Geçim Ücretinin (İGÜ) işletmelerde uygulanması maliyet artışı getirmez aksine verimliliği ve bereketi artırır’’ dedi.

    ’’Hükümetin işverenin vergi yükünü azaltması ve bölgesel asgari ücrete geçmesi önemlidir’’

    Derneğin iş dünyasına alternatif olarak sunduğu ve reel rakamlarla hesaplanan İGÜ’yü pratikte uygulanması ya da uygulama yönünde gayret gösterilmesi için tüm işverenlere tavsiye ettiklerini belirten Karahan, ’’Devletin her yıl asgari ücreti belirlerken İGİAD’ın belirlediği İnsani Geçim Ücretini (İGÜ) dikkate alması asgari ücrette işgören ve işverenden alınan vergi yükünün azaltılması ve bölgesel asgari ücrete geçilmesi önem arz etmektedir’’ şeklinde konuştu.

    ’’Rakamlara uzun hesaplar neticesinde ulaştık’’

    Hesaplamayı nasıl yaptıklarını anlatan Yard. Doç. Dr. Yusuf Alpaydın, ’’Rakamlara uzun hesaplar neticesinde ulaştık. Birçok veri kaynağını kullandık. Ağırlıklı olarak Türkiye İstatistik Kurumu tarafından hazırlanan istatistikleri kullanıyoruz. Bunlardan birincisi TÜİK’in tüketici istatistikleri. Gıda, konut, giyim gibi farklı branşlarda ve farklı alanlarda maliyetlerle ilgili enflasyon hesaplarında kullanılan veriler. TÜİK’in hane halkı bütçe anketi yani hanelerin tüketim kalıplarını ve yaşam kalıplarını ortaya çıkaran bir araştırma. Adrese dayalı nüfus verileri, SGK’dan aylık alanların verileri, işgücü istatistikleri gibi birçok veri kaynağı kullanılarak hesaplamış olduk’’ şeklinde konuştu.

    Bölgelere göre insanı geçim ücretinin farlılık göstermesinin sebebini açıklayan Yard. Doç. Dr. Alpaydın,’’Bölgeler, TÜİK tarafından sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerine göre sınıflandırılmış yerlerdir. 12 tane bölge var. Bu bölgelerin kendi içinde yaşam kalıpları birbirine benziyor. Gelişmişlik ve tüketim düzeyleri birbirine benziyor. Gıdanın ve ulaşımın bölgelere göre maliyeti birbirinde farklı. İstanbul’da konuta ve ulaştırmaya çok fazla maliyet harcanırken daha küçük şehirlerde bu maliyetler düşük oluyor. Bu nedenle bölgesel olarak ciddi farklar ortaya çıkıyor’’ dedi.

    “İGÜ, çalışanların toplum içinde onurlu şekilde yaşamlarını sürdürecekleri ve aileyi içine alan çalışma’’

    İnsani geçim ücretinin ne olduğu hakkında bilgi veren Prof. Dr. Adem Korkmaz,’’ İGÜ, derneğin kendi çalışanları için başlattığı daha sonra Türkiye çapında genişleterek insan temelli, çalışanları bir üretim faktörü olmasının ötesinde toplum içinde sosyal ve anlamlı bir varlık olarak gören ve işletmeyi toplumun bir ailesi olarak gören yaklaşımın ortaya koyduğu sonuç. Rakamlar yıllara göre değişebilir. Asgari ücret arasındaki fark açılabilir ya da kapanabilir. Asgari ücret, yıldan yıla politik ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak bir uzlaşma ücretidir. İGÜ, tamamen çalışanların toplum içinde onurlu şekilde yaşamlarını sürdürecekleri ve aileyi içine alan, aile hesaplamalarında ciddi şekilde analizlerin yapıldığı, Türkiye’deki aile büyüklüğü ve bu aile büyüklüğü içinde çalışanların sayısı gelir esnekliklerini içine alan hesaplama yöntemi ile ortaya çıkıyor’’ ifadelerini kullandı.

    2017 yılı bölgelere göre aylık insani geçim ücretleri şöyle:

    İstanbul: 2154 TL

    Batı Marmara: 1492 TL

    Ege: 1657 TL

    Doğu Marmara: 1925 TL

    Batı Anadolu: 1722 TL

    Akdeniz: 1724 TL

    Orta Anadolu: 1560 TL

    Batı Karadeniz: 1479 TL

    Doğu Karadeniz: 1576 TL

    Kuzeydoğu Anadolu: 1521 TL

    Ortadoğu Anadolu: 1678 TL

    Güneydoğu Anadolu: 1699 TL

    Türkiye Ortalaması: 1666 TL

    TÜİK İstatistiki Bölge Sınıflaması verileri baz alınarak hesaplanıldı.

  • İbrahim Etem-Menarini 2017 yılı hedeflerini açıkladı

    İbrahim Etem-Menarini, 2016 yılında yüzde 25 büyüme kaydettiklerini ve Türkiye’de üretime yatırım yaparak büyümeye devam edeceklerini açıkladı.

    Türkiye ve dünyada ilaç sanayinde önemli konumda bulunan İbrahim Etem-Menarini, son dönemdeki performansı ve Türkiye hedeflerini düzenledikleri toplantıyla açıkladı. 2016’da yüzde 25 büyüme kaydeden şirket, Türkiye’de üretime yatırım yaparak büyümeye devam edeceğini açıkladı. İtalya’nın ilaç şirketlerinden 131 yaşındaki Menarini Group’un Başkanı Lucia Aleotti toplantıya telefon Floransa’daki şirket merkezinden görüntülü bağlantıyla katıldı. Şirketin ikinci kuşak yöneticisi olan Lucia Aleotti, “Akdeniz kültürünü paylaşan ülkeler olmamız, ilaç sektöründeki köklü bağlılığımız ve uluslararası pazarlardaki büyüme stratejimize dayanarak hem Türkiye’deki şirketlerimizin hem de Türkiye’nin geleceğine güveniyoruz” dedi.

    Toplantıya ev sahipliği yapan İbrahim Etem-Menarini’nin Yönetim Kurulu Başkanı Sonay Gürgen, “Bu yıl 114 yaşına giren İbrahim Etem, Türkiye’nin tarihine tanıklık etmiş, sektörde ilklerin öncüsü olmuş, ülkemizin ilk ve en köklü ilaç firmasıdır. İlk antibiyotiği üreten şirkettir. Bugün 800’e yakın çalışanımız ve üretimimizle Türkiye’nin en büyüklerinden biriyiz. İbrahim Etem ile Menarini’nin bir araya gelmesinin tek amacı var; insan için değer üretmek” dedi.

    İbrahim Etem-Menarini’nin Genel Müdürü Uğur Bingöl de şirketin 2016 performansını ve 2017 hedeflerini anlattı. Bingöl, “2016 Türkiye için oldukça zor bir yıldı. İç ve dış etkilerle hem siyasal hayatımız hem de ekonomimiz oldukça zorlandı. Buna rağmen biz, sektörümüzde tüm çalışma alanlarımızda başarılarla dolu örnek bir yılı geride bıraktık. 2016’da 75 milyon kutu ilaç ürettik ve ithal ettiğimiz ürünlerle birlikte Türkiye’de sağlık sektörüne 100 milyon kutu ilaç sağladık. 400 milyon tablet ve 50 milyon ampul ürettik. 2015’i de yüzde 19 büyümeyle kapatmıştık. Bugün Türkiye’de ilaç sektöründe kutu satış rakamlarına göre 6’ncı sıradayız. Tüketici sağlığı pazarında yüzde 40 büyüme elde ettik. Hayvan sağlığı ürünlerimiz ve ilaç ihracatımızla da attığımız her adımda bize duyulan güvenden güç alıyoruz” şeklinde konuştu.

    Bingöl, 2017 beklenti ve hedeflerini şöyle anlattı: “Öncelikli hedeflerimiz, tüm ekonomik koşullara rağmen ürünlerimizi aksatmadan insan sağlığına sunabilmek, bunu sürdürülebilir kılmak ve yeni ürünlerle büyümek olacaktır. Ayrıca üretim bizim için çok önemli. 2017’nin ilk haftasında, büyüme stratejimizin ilk adımını attık, Topkapı’da fabrika yerleşkemizin tamamını üretime bırakarak merkez ofisimizi Maslak’a taşıdık. Topkapı’daki alanımızın tamamını üretim için kullanacağız. Türkiye’nin üretim hacmi en yüksek 5 firmasından biri olarak yatırım ve büyüme hep gündemimizde. Menarini Group’un faaliyet gösterdiği ülkelerde Türkiye 6’ncı sırada ve büyüyen pazarlar içinde Türkiye için en az yüzde 10 büyüme bekleniyor. Türkiye’de nüfus artıyor, yaşam süresi uzuyor ve sağlık bilinci konusunda pozitif gelişmeler var, bütün bunlar ekonomik gelişme ile birleşirse orta ve uzun vadede beklentiler yönünde büyüme sağlayabiliriz. Bununla birlikte lokal üretim, üretim kalitesi, kapasite ve yetkinliklerimizin önemi ortaya çıkıyor. Doğru strateji ve kararlı uygulamalarla yola devam ediyoruz”.

    “Türkiye ve İtalya birbirini tamamlıyor”

    İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Luigi Mattiolo, İstanbul Başkonsolosu Federica Ferrari Bravo ve İtalyan Ticaret Odası Başkanı Giuseppe Moggi de katıldı. Büyükelçi Mattiolo, törende yaptığı konuşmada, İtalya ve Türkiye arasında yükselen işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Büyükelçi Mattiolo, şunları söyledi: “Türkiye’ye yatırım yapmak birçok İtalyan firmasının hayali Türkiye’ye duydukları güvenin ifadesi. Türkiye ve İtalya rekabet eden değil birbirini tamamlayan ülkeler. Türkiye’de 800’e yakın İtalyan şirket var. Menarini ve İbrahim Etem büyük tecrübelere sahip şirketler. Bu nedenle büyük bir başarıyla ve örnek teşkil edecek şekilde yollarına devam ediyorlar. Tüm amacımız yeni şirketlerin özellikle birlikte inovasyona katkı sağlayacak şekilde Türkiye’ye girerek Türkiye ve İtalya ekonomilerine katkı sağlaması. Bunun için gerekli kapasite ve potansiyel var. İbrahim Etem ve Menari arasındaki işbirliğinin Türkiye ve İtalya arasındaki işbirliğini gibi uzun ömürlü olmasını diliyorum”.

    “Türkiye’ye inanıyoruz”

    Toplantıya İtalya’dan katılan Menarini Group’un Genel Müdürü Pietro Giovanni Corsa ise Menarini’yi anlattı: “Menarini Group’un tarihi 1886’ya dayanıyor, bugün şirketimiz 131 yaşında. İtalya’nın bir numaralı ilaç şirketiyiz. Türkiye’nin yanı sıra tüm AB üyesi ülkelerde, İsviçre, Rusya, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Amerika, Hindistan, Çin ve Kore, Güney Afrika, Arjantin ve Meksika gibi 130 ülkede faaliyet gösteriyoruz, Türkiye de bu ülkeler arasında 6. sırada. Uluslararası Ar-Ge merkezlerimizle sektöre yenilikçi ürünler ve yenilikçi tedavi alternatifleri sunuyoruz”.

    Her iki şirketin de asırlık tarihe, büyük bir mirasa ve tecrübeye sahip olduğunu vurgulayan İbrahim Etem – Menarini Yönetim Kurulu Üyesi Carlo Colombini ise şöyle konuştu: “Dünyadaki en büyük İtalyan ilaç firması ve global bir kurum olan Menarini’nin güç ve değerlerini Türkiye’nin ilk ve köklü ilaç firması İbrahim Etem’in değerleri ile birleştirdik, daha da güçlendik. İstanbul tesisleri dünyadaki 14 üretim tesisi arasında önemli bir yere sahip. İbrahim Etem – Menariniyeni başarı hikayeleri yazmaya devam edecek. Türkiye bizim için en önemli pazarlardan birisi. Üretim odaklı yatırımlar yapacağız. Menarini, Türkiye’de lisanslı ürünleriyle sağlık sektörünün önemli aktörü olmaya devam edecek. Biz Türkiye’de büyümeyi sürdürmek ve daha fazla değer yaratmak istiyoruz. Türkiye’ye inanıyoruz ve uygun koşullar sağlandığı müddetçe yatırımlarımıza devam etmek istiyoruz”.

  • İbrahim Etem-Menarini 2017 yılı hedeflerini açıkladı

    İbrahim Etem-Menarini, 2016 yılında yüzde 25 büyüme kaydettiklerini ve Türkiye’de üretime yatırım yaparak büyümeye devam edeceklerini açıkladı.

    Türkiye ve dünyada ilaç sanayinde önemli konumda bulunan İbrahim Etem-Menarini, son dönemdeki performansı ve Türkiye hedeflerini düzenledikleri toplantıyla açıkladı. 2016’da yüzde 25 büyüme kaydeden şirket, Türkiye’de üretime yatırım yaparak büyümeye devam edeceğini açıkladı. İtalya’nın ilaç şirketlerinden 131 yaşındaki Menarini Group’un Başkanı Lucia Aleotti toplantıya telefon Floransa’daki şirket merkezinden görüntülü bağlantıyla katıldı. Şirketin ikinci kuşak yöneticisi olan Lucia Aleotti, “Akdeniz kültürünü paylaşan ülkeler olmamız, ilaç sektöründeki köklü bağlılığımız ve uluslararası pazarlardaki büyüme stratejimize dayanarak hem Türkiye’deki şirketlerimizin hem de Türkiye’nin geleceğine güveniyoruz” dedi.

    Toplantıya ev sahipliği yapan İbrahim Etem-Menarini’nin Yönetim Kurulu Başkanı Sonay Gürgen, “Bu yıl 114 yaşına giren İbrahim Etem, Türkiye’nin tarihine tanıklık etmiş, sektörde ilklerin öncüsü olmuş, ülkemizin ilk ve en köklü ilaç firmasıdır. İlk antibiyotiği üreten şirkettir. Bugün 800’e yakın çalışanımız ve üretimimizle Türkiye’nin en büyüklerinden biriyiz. İbrahim Etem ile Menarini’nin bir araya gelmesinin tek amacı var; insan için değer üretmek” dedi.

    İbrahim Etem-Menarini’nin Genel Müdürü Uğur Bingöl de şirketin 2016 performansını ve 2017 hedeflerini anlattı. Bingöl, “2016 Türkiye için oldukça zor bir yıldı. İç ve dış etkilerle hem siyasal hayatımız hem de ekonomimiz oldukça zorlandı. Buna rağmen biz, sektörümüzde tüm çalışma alanlarımızda başarılarla dolu örnek bir yılı geride bıraktık. 2016’da 75 milyon kutu ilaç ürettik ve ithal ettiğimiz ürünlerle birlikte Türkiye’de sağlık sektörüne 100 milyon kutu ilaç sağladık. 400 milyon tablet ve 50 milyon ampul ürettik. 2015’i de yüzde 19 büyümeyle kapatmıştık. Bugün Türkiye’de ilaç sektöründe kutu satış rakamlarına göre 6’ncı sıradayız. Tüketici sağlığı pazarında yüzde 40 büyüme elde ettik. Hayvan sağlığı ürünlerimiz ve ilaç ihracatımızla da attığımız her adımda bize duyulan güvenden güç alıyoruz” şeklinde konuştu.

    Bingöl, 2017 beklenti ve hedeflerini şöyle anlattı: “Öncelikli hedeflerimiz, tüm ekonomik koşullara rağmen ürünlerimizi aksatmadan insan sağlığına sunabilmek, bunu sürdürülebilir kılmak ve yeni ürünlerle büyümek olacaktır. Ayrıca üretim bizim için çok önemli. 2017’nin ilk haftasında, büyüme stratejimizin ilk adımını attık, Topkapı’da fabrika yerleşkemizin tamamını üretime bırakarak merkez ofisimizi Maslak’a taşıdık. Topkapı’daki alanımızın tamamını üretim için kullanacağız. Türkiye’nin üretim hacmi en yüksek 5 firmasından biri olarak yatırım ve büyüme hep gündemimizde. Menarini Group’un faaliyet gösterdiği ülkelerde Türkiye 6’ncı sırada ve büyüyen pazarlar içinde Türkiye için en az yüzde 10 büyüme bekleniyor. Türkiye’de nüfus artıyor, yaşam süresi uzuyor ve sağlık bilinci konusunda pozitif gelişmeler var, bütün bunlar ekonomik gelişme ile birleşirse orta ve uzun vadede beklentiler yönünde büyüme sağlayabiliriz. Bununla birlikte lokal üretim, üretim kalitesi, kapasite ve yetkinliklerimizin önemi ortaya çıkıyor. Doğru strateji ve kararlı uygulamalarla yola devam ediyoruz”.

    “Türkiye ve İtalya birbirini tamamlıyor”

    İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Luigi Mattiolo, İstanbul Başkonsolosu Federica Ferrari Bravo ve İtalyan Ticaret Odası Başkanı Giuseppe Moggi de katıldı. Büyükelçi Mattiolo, törende yaptığı konuşmada, İtalya ve Türkiye arasında yükselen işbirliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Büyükelçi Mattiolo, şunları söyledi: “Türkiye’ye yatırım yapmak birçok İtalyan firmasının hayali Türkiye’ye duydukları güvenin ifadesi. Türkiye ve İtalya rekabet eden değil birbirini tamamlayan ülkeler. Türkiye’de 800’e yakın İtalyan şirket var. Menarini ve İbrahim Etem büyük tecrübelere sahip şirketler. Bu nedenle büyük bir başarıyla ve örnek teşkil edecek şekilde yollarına devam ediyorlar. Tüm amacımız yeni şirketlerin özellikle birlikte inovasyona katkı sağlayacak şekilde Türkiye’ye girerek Türkiye ve İtalya ekonomilerine katkı sağlaması. Bunun için gerekli kapasite ve potansiyel var. İbrahim Etem ve Menari arasındaki işbirliğinin Türkiye ve İtalya arasındaki işbirliğini gibi uzun ömürlü olmasını diliyorum”.

    “Türkiye’ye inanıyoruz”

    Toplantıya İtalya’dan katılan Menarini Group’un Genel Müdürü Pietro Giovanni Corsa ise Menarini’yi anlattı: “Menarini Group’un tarihi 1886’ya dayanıyor, bugün şirketimiz 131 yaşında. İtalya’nın bir numaralı ilaç şirketiyiz. Türkiye’nin yanı sıra tüm AB üyesi ülkelerde, İsviçre, Rusya, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Amerika, Hindistan, Çin ve Kore, Güney Afrika, Arjantin ve Meksika gibi 130 ülkede faaliyet gösteriyoruz, Türkiye de bu ülkeler arasında 6. sırada. Uluslararası Ar-Ge merkezlerimizle sektöre yenilikçi ürünler ve yenilikçi tedavi alternatifleri sunuyoruz”.

    Her iki şirketin de asırlık tarihe, büyük bir mirasa ve tecrübeye sahip olduğunu vurgulayan İbrahim Etem – Menarini Yönetim Kurulu Üyesi Carlo Colombini ise şöyle konuştu: “Dünyadaki en büyük İtalyan ilaç firması ve global bir kurum olan Menarini’nin güç ve değerlerini Türkiye’nin ilk ve köklü ilaç firması İbrahim Etem’in değerleri ile birleştirdik, daha da güçlendik. İstanbul tesisleri dünyadaki 14 üretim tesisi arasında önemli bir yere sahip. İbrahim Etem – Menariniyeni başarı hikayeleri yazmaya devam edecek. Türkiye bizim için en önemli pazarlardan birisi. Üretim odaklı yatırımlar yapacağız. Menarini, Türkiye’de lisanslı ürünleriyle sağlık sektörünün önemli aktörü olmaya devam edecek. Biz Türkiye’de büyümeyi sürdürmek ve daha fazla değer yaratmak istiyoruz. Türkiye’ye inanıyoruz ve uygun koşullar sağlandığı müddetçe yatırımlarımıza devam etmek istiyoruz”.

  • Bakan Özlü: “Hedefimiz 2017 yılında Türkiye’deki Ar-Ge Merkezleri sayısını bine çıkartmak”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye’de Ar-Ge Merkezi açma yeterliliğine sahip çok sayıda firma bulunduğunu kaydederek, “Hedefimiz 2017 yılında Türkiye’deki Ar-Ge Merkezleri sayısını bine çıkartmak” dedi.

    350’nci Ar-Ge Merkezi Belgesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü tarafından Fibrobeton Yapı Elemanları Sanayi İnşaat ve Ticaret A.Ş.’ye verildi. Bakanlıkta gerçekleştirilen belge töreninde konuşan Bakan Özlü, Ar-Ge Merkezlerinin önemine vurgu yaparak, “Türkiye’de teknolojiye dayalı sanayinin geliştirilmesi maksadıyla bakanlığımızın ortaya koyduğu bir program bizim de amacımız bu yıl içerisinde Türkiye’deki Ar-Ge Merkezi sayısını bine çıkartmak. Hedefimiz 2017 yılında Türkiye’deki Ar-Ge Merkezleri sayısını bine çıkartmak. Şuan 350’deyiz. Bu iddialı bir hedef ama bunu başaracağız. Türkiye’de Ar-Ge Merkezi açma yeterliliğine sahip çok sayıda firmamız var. Bu firmalarımızı biz tek tek tespit edip arkadaşlarımız gidip bilgilendiriyorlar. Ar-Ge Merkezi açma konusunda teşvik ediyorlar” ifadelerini kaydetti.

    “Düzce’de Ar-Ge Merkezi açan firma sayısı 5’e yükseldi”

    “Bakanlık olarak sanayimize teknoloji enjekte etmek isteyen bir politika takip ediyoruz” diyen Bakan Özlü, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Teknolojiye dayalı sanayi, bilime dayalı teknoloji politikası takip edeceğiz. Bugün vereceğimiz belge bizim için de önemli bir kilometre taşı. Bu belgeye almaya hak kazanan Fibrobeton firmamızın değerli yöneticilerini tebrik ediyorum. Ayrıca kendilerinin bir özelliği daha var. Ben Düzceliyim onlar da Düzceli dolayısı ile Düzce’de Ar-Ge Merkezi açan firma sayısı 5’e yükseldi. Teknolojiye dayalı üretim yapmalarını istiyoruz. Katma değeri yüksek ürünler üretelim istiyoruz. Teknolojiye dayalı üretim yapmakla ancak yüksek katma değerli ürünler üretebiliriz. Bizim temel politikamız sanayimiz içinde yüksek katma değerli ürünlerin oranını şuanda 3 buçuklar seviyesinde bunu ilk aşama yüzde 15’e çıkartmak son aşamada da yüzde 20’ye yükseltmek. Bu açıdan Ar-Ge Merkezleri büyük önem taşıyor.”

    Bakan Özlü’nün konuşmalarının ardından 350’nci Ar-Ge Merkezi Belgesi, Düzce ilinde faaliyet gösteren Fibrobeton Yapı Elemanları Sanayi İnşaat ve Ticaret A.Ş.’ye takdim edildi.

  • Metro Toptancı Market 2017 yılı hedeflerini açıkladı

    Metro Toptancı Market Türkiye Genel Müdürü Kubilay Özerkan düzenlediği toplantıda, 2016 yılında tüm olumsuzluklara karşın büyümeye devam ettiklerini belirterek, 2017 yılında da yeni mağaza yatırımları olacağını söyledi.

    Metro Toptancı Market, düzenlediği basın toplantısında 2016 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, 2017 hedeflerini ve yeni projelerini açıkladı. Yeni reklam kampanyasının da hikayesinin de aktarıldığı toplantıda, reklam filmi izleyenlerin beğenisine sunuldu.

    Metro Toptancı Market Genel Müdürü Kubilay Özerkan, 2016 yılının kontrol edilemeyen faktörlerin sosyal ve iş hayatını etkilediği bir yıl olduğunu belirterek, “Yaşanan olaylardan hem HORECA hem de perakende sektörü olumsuz etkilendi. Bizim bu zorlukları aşmamızda, stratejik yaklaşımımız ve öngörülerimiz yardımcı oldu. Her zaman Türkiye’ye inancımızın tam olduğunun, ülkemize yatırım yapmaya devam edeceğimizin altını çizdik. Mağaza sayımızı ve operasyon sahalarımızı genişleterek büyüme isteğine sahip olduğumuzu her defasında vurguladık. Nitekim yıl içinde toplam 15 milyon euro yatırımla Antalya Konyaaltı, Fethiye ve Ayvalık’ta açtığımız 3 yeni mağaza ve Antalya Konyaaltı mağazamızın altında devreye aldığımız HORECA dağıtım noktası yatırımıyla da bunu teyit ettik. 2016 yılını hedeflerimize ulaşarak kapattık” şeklinde konuştu.

    “2017 yılında yeni yatırımlar ve mağazalarla büyümemizi sürdüreceğiz”

    27 yıldır Türkiye’ye yaptıkları yatırımlara, daha nice 27 yıllar devam edeceklerini bilinciyle planlamalar yaptıklarını söyleyen Özerkan, 2017 yılında da yatırımlara devam edileceğini açıkladı. Metro Toptancı Market, bu yıl İstanbul Kartal’da yeni bir mağazayı hizmete sokacak. Hayata geçecek mağazanın yanı sıra yeni HORECA dağıtım noktalarımız da devreye alınacak. Ayağa sevkiyat hizmeti verilecek bu depolar ve mağazalarla farklı bölgelerdeki profesyonellerin bulundukları yerlere sevkiyat yapılacak. Sürdürülebilir tarım ve balıkçılık projelerine devam edilirken, diğer taraftan farklı hayvan ırklarının Türkiye’ye getirilmesini öngören yeni hayvancılık projesi başlatılacak.

    Zor dönemde müşterilerinin hayatını kolaylaştırmak için özel projeler de hayata geçirdiklerini vurgulayan Genel Müdür Kubilay Özerkan, iş birliği içinde bulundukları bankalarla müşterilerini finansal anlamda rahatlatacak özel ödeme çözümleri sunduklarını söyledi.