Etiket: 2016

  • LDT 2016 Kongresi Ankara’da gerçekleştirildi

    Liberal Düşünce Topluluğu (LDT) 15 Temmuz darbe teşebbüsü konulu 2016 yılı kongresini Ankara’da düzenledi.

    15 Temmuz darbe girişimi ve sonuçlarının ele alındığı kongreye LDT Genel Koordinatörü Özlem Çağlar Yılmaz, Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, Sabancı Üniversitesi Tarih bölümünden Prof. Dr. Cemil Koçak, Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden Prof. Dr. Tanel Demirel ve davetliler katıldı.

    Kongrede açılış konuşması yapan LDT Genel Koordinatörü Özlem Çağlar Yılmaz şunları kaydetti:

    “Liberal Düşünce Topluluğu, özellikle 17-25 Aralık operasyonları ile çok daha net bir şekilde ortaya çıkan, devletin bürokrasisine yerleşmiş bir grubun tahakkümüne karşı durarak, meşru siyaseti, yani çoğulcu demokratik sistemi, demokratik esas ve usulleri takip etmiştir. Bu 3 yıllık krizleri takip ederken aynı zamanda hep birlikte çok üzücü terör saldırıları ile de karşı karşıya kaldık. Bu 3 yılı takip ederken bu sorunlarımızı tam olarak çözmüş olduğumuzun rahatlığı içerisinde değildik. Yeniden bir takım müdahaleyle karşılaşma tedirginliği içerisindeydik. Ancak ben, yakınlarım, çevremdeki arkadaşlar 15 Temmuz‘da yaşadığımız kanlı vahşi bir teşebbüsü devletin silahlı memurlarının sivil vatandaşlara ateş açacağının düşünemedik. Gerçekten hepimiz için çok sarsıcı bir kalkışmaydı.”

    “Türkiye uzun süren otoriter rejimlere tahammül eden bir ülke değil”

    Türkiye’nin sorunlu bir demokrasisi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Demirel, aynı zamanda Türkiye’nin uzun süren otoriter rejimlere tahammül eden bir ülke olmadığını da vurgulayarak şunları dedi:

    “Bir grup var seçimle gelen otoriteyi tanımıyor onu alaşağı edebilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor, kendini devletin, milletin sahibi gibi görüyor ve çoğu zamanda bunu yaparken belli bir toplumsal desteği oluşturabiliyor. Öte yandan bu grubun hakim olmadığı dönemlere, ikinci plana itildiği dönemlerde, seçimle gelenlerin iktidarı elinde tutuğu dönemde seçimle gelenlerin sinir uçlarına dokunmalarının da katkısıyla bir türlü istikrarlı hale dönüşemeyen, yüksek kalitede bir demokrasi olamayan bir siyasal rejime mahkum oluyor.”

  • Pamukta 2016 rekolte tahmini açıklandı

    Türkiye’nin önemli ihraç ürünlerinden olan pamukta, Ege Bölgesi’nde 2016 sezonunda geçen yıla oranla yüzde 25 artarak, toplam 427 bin 243 ton ürün elde edilmesinin beklendiği açıklandı. 2018 yılı için ise 1 milyon ton hedefleniyor.

    İzmir Ticaret Borsası önderliğinde İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçılar Birliği, Söke Ticaret Odası ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü işbirliğiyle, Ege Bölgesi’nde 2016 sezonu için yapılan pamuk rekolte tahmini, İTB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Bülent Uçak tarafından açıklandı.

    Hedef 1 milyon ton

    Tarihi İTB Meclis Salonunda gerçekleştirilen toplantıda Uçak, “2016/2017 sezonunda bir önceki sezona göre bölgemizde pamuk ekim alanlarının yüzde 10,8 oranında artarak 91 bin 553 hektara yükseleceği tahmin edilmiştir. Ortalama kütlü veriminin 467 dekar kilogram olması beklenmekte, buna göre kütlü üretimin 427 bin 243 ton olacağı tahmin edilmektedir. Yeni sezonda çırçır randıman oranının yüzde 39 olacağı ve bu randıman oranı ile mahlıç pamuk üretiminin de 166 bin 625 ton olacağı tahmin edilmektedir” dedi. Uçak 2018 yılı için ise 1 milyon ton eşiğini yakalamak istediklerini söyledi.

    İthal pamuk miktarı 920 bin ton

    2015/16 sezonunda ithal edilen pamuk miktarı 920 bin ton olduğunu dile getiren Bülent Uçak, bunun karşılığında ödenen dövizde yaklaşık 1,4 milyar dolar olduğunu söyledi. Yüksek dövizi ithalat için harcamanın doğru olmadığını savunan Uçak, “Üreticimizin pamuk ekmeye devam etmesi için yeteri kadar desteklenmesi gerekmektedir. Bu sezon için 75 kuruş olarak açıklanan prim miktarını çok önemsiyorum. Ancak, pamuk ekim kararlarında sadece pamuğa verilen prim miktarı değil alternatif ürünlerde izlenen politikalarda etkili olmaktadır. Bu nedenle olaya daha bütüncül bir yaklaşım sergilenmeli, tekstil sanayimizin ihtiyacı olan pamuğun en az yüzde 75’ini karşılayacak pamuk üretimi hedefimiz olmalıdır. 2017 yılından itibaren uygulanacağı açıklanan havza modelinde umarım bu bakış açısı hakim olur.aksi takdirde birkaç yılda bir fiyat artışı ile para kazanan üreticimizin kalıcı olarak pamuk üretimine geri dönmesi mümkün görünmemektedir” ifadelerini kullandı.

    Uçak, pamuk üreticisi kadar elyaf kalitesinin de önemli olduğunu kaydederek, gece yapılan pamuk toplamalarına son verilmesini, depolama alanları oluşturarak işleme ve depolamadan kaynaklanan sorunlara engel olunması gerektiğini de ifade etti.

    Çözüm önerilerini paylaştı

    Alternatif ürünlere gümrük vergileri ile sağlanan avantajlar destekleme miktarlarının belirlenmesinde göz önüne alınması gerektiğini dile getiren Uçak, “Mahlıç pamuk kalitesini olumsuz etkileyen en önemli sorunlardan birisi olan tohum çeşitliliğine son verilmelidir. O kadar çok farklı tohumlar ekiliyor ki, bırakın 150-200 balyalık partileri bir pamuk balyasında bile yeknesaklık zor yakalanıyor. Sadece bu sorunun bile çözülmesi çok önemli adım olacaktır. Çırçır fabrikalarının çalışma standartları yeniden belirlenmeli, modernizasyonu için teşviklerden faydalanmaları sağlanmalıdır. standartlara uymayan fabrikaların çalışmasına engel olunmalıdır. Gece toplamanın önüne geçmek için sıkı denetimler yapılmalı, uymayanlar cezalandırılmalıdır. sadece pamuk sektöründe değil uygulandığı her tarım ürününde arz-talep dengesini bozarak piyasayı olumsuz etkileyen emanetçilik sistemi ortadan kaldırılmalıdır. Yılan hikayesine dönüşen pamuk standardizasyonu konusunda piyasanın ihtiyacı olan kalıcı ve net adımlar atılmalıdır. Bütün bunların yanında pamuğun en önemli sorunlarından birisi çok sahibinin olup, hiç sahibinin olmamasından kaynaklanmaktadır. Pamukla ilgili kurumlar arasındaki yetki karmaşası giderilmeli ve sorumluluklar net olarak belirlenmelidir” dedi.

  • 2016 DGS’de en çok öğrenci yerleşen vakıf üniversitesi Nişantaşı Üniversitesi oldu

    Merakla beklenen 2016 DGS sonuçlarına göre 102 bin 865’lik kontenjana 93 bin 292 öğrenci yerleşme başarısı gösterdi. Bu kontenjanın 96 bin 904’ü devlet üniversitelerine, 5 bin 961 tanesi ise vakıf üniversitelerine ayrıldı.

    Vakıf Üniversitelerine ayrılan 5 bin 961 kontenjana 5 bin 385 aday yerleşerek yüzde doksanlık bir doluluk oranına ulaşıldı. Kontenjan açılan 40 Vakıf Üniversitesi arasında 8 üniversite yüzde yüz doluluk oranına ulaşabildi. Bu orana sahip üniversiteler içerisinde en çok öğrenci yerleşen üniversite Nişantaşı Üniversitesi oldu. Nişantaşı Üniversitesini sırası ile Yeni Yüzyıl ve Yaşar Üniversitesi takip etti.

  • “DevFest 2016” Anadolu Üniversitesi’ndeydi

    Anadolu Üniversitesi Bilgisayar Kulübü ve Google Developer Group Eskişehir (Google Geliştirici Grubu-GDG) iş birliği ile düzenlenen” DevFest 2016” Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi’nde bulunan Çok Amaçlı Salon, Salon 2009 ve Fuaye Alanı’nda gerçekleştirildi.

    Açılış konuşması için sahneye çıkan Bilgisayar Kulübü Başkanı Alp Çelik, etkinliğin iki paralel oturumda aynı anda 14 seminerle devam edeceğini açıkladı.

    Engelli dostu bir site oluşturmak zor değil

    Kullanıcı Deneyimi Uzmanı Resul Caner Yıldırım, “Android İçin Erişilebilir Tasarım Yapmak” konulu seminer ile fiziksel engelli bireylerin erişebileceği siteler için nasıl tasarım yapılması gerektiğini dinleyicilere aktardı. Yıldırım, Dünya üzerinde fiziksel ya da zihinsel engeli olan 1 milyar insanın yaşadığını, yüzde 15’i engel sahibi olan bir dünyada engelli dostu bir site oluşturmanın zor bir şey olmadığını belirtti. Yıldırım, “Erişilebilir bir site yaparken hedef kitleniz içindeki engelli sayısını tahmin etmeli, engel türlerini öğrenmelisiniz” dedi.

    İnsanlar internete en çok cep telefonundan bağlanıyor

    “Daha İyi Mobil Deneyim Daha Hızlı Mobil Sayfalar” semineriyle İş Geliştirme Uzmanı olan Sevnur Malik, insanların internete en çok cep telefonu üzerinden bağlandığına ve gün içinde mobil sayfaların erişim hızının önemine değindi. Sevnur Malik, herhangi bir sayfanın açılması 4 saniyeden fazla sürdüğünde sayfanın terk edilmesinin ve sayfa gelirlerinin düşmesinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.

    Farklı anahat çeşitleri tasarımları ileri boyutlara taşıyor

    Yazılım Uzmanı Elif Boncuk ise “Android Layouts And A New One: Constraintlayout” isimli semineriyle anahatların (layout) tasarım dünyasındaki önemine dikkat çekti. Elif Boncuk, anahatlar olmadığında her bir cihaz için birebir tasarım sırasında 5 bin 400 farklı tasarım yapılması gerektiğini vurguladı. Kompleks ve temel tasarımlar için kullanılan anahat çeşitlerini özetleyen Boncuk, Constranint Layout’un diğerlerinden farklı olarak ilk kez bir araç yardımıyla da geliştirilebildiğini sözlerine ekledi. Elif Boncuk Constranint Layout için, “Eski anahatların yapabildiği her şeyi çok daha hızlı ve yüksek performanslı bir şekilde yapabiliyor. Hepsinin en iyi özellikleri Constranint de toplanmış durumda. Şu an deneme aşamasında olsa da piyasadaki pek çok cihazda da kullanılabiliyor” ifadelerini kullandı.

    “Mobil uygulamada ya kullanıcıyı mutlu etmek ya da bir sorununu çözmek zorundasınız”

    GDG Ankara’dan Erdem Lafçı, “Kimsenin Kullanmayacağı Bir Mobil Uygulamayı Nasıl Yaratırız?” konulu sunumuyla katılımcıları bilgilendirdi. Her gün sanal markete yüzlerce yeni uygulamalar eklendiğini ve bu uygulamaların birçoğunun hiçbir zaman kullanılmadığını söyleyen Lafçı, “Eğer kullanılan bir mobil uygulama oluşturacaksanız iki önemli etmen var. Mobil uygulamanın kullanılabilmesi için kullanıcıyı ya mutlu etmek ya da bir sorununu çözmek zorundasınız” dedi.

    Ekinlikte Çok Amaçlı Salon’da gerçekleşen seminerler ve konuşmacılar şu şekildeydi: Efe Budak “Android Asysnctask Pitfalls and Talking UI Thread”, Serdar Gökay Küçük “Yeni Kral Docker”, Samet Sevim “Spring Boot and Vaadin”, Ferhat Kurt “Derin Öğrenme ile Yapay Zekâ Uygulamaları Geliştirme”

    Aynı anda Salon 2009’da yürütülen seminerler ise: Mert Şimşek “Android on Fire”, Ahmet Yalçınkaya “App Development Like a Boss, Burak İnce “Bilgi Güvenliğinde Güncel Tehditler”, Murat Can Bur “Gradle Tips and Tricks”, Orhan Bayram “Girişimcinin Yol Haritası and StartersHub”, Gürcan Serbest “Sanal mı? Gerçek mi?” konularında yapıldı.

  • 2016 yılı asfalt sezonunu tamamladı

    Kırklareli İl Özel İdaresi tarafından 2016 yılında Asfalt Programı kapsamında 150,35 kilometre asfalt kaplama işi yapılarak sezon tamamlandı.

    Kırklareli İl Özel İdaresi 2016 yılında Asfalt Programı’nda Köydes projesi kapsamında, 5 kilometre 1. kat, 15 kilometre 2. kat, İl Özel İdaresi programı kapsamında 51,7 kilometre 2. kat, 10 kilometre sıcak asfalt, T.P.A.O kapsamında 11 kilometre 1. kat, 38 kilometre 2. kat ayrıca protokollü işler 10,05 kilometre ve aşılama yapılan işler 9,6 kilometre olmak üzere toplam 150,35 kilometre asfalt kaplama işini tamamladı.

    Asfalt sezonu kapanışı ile ilgili açıklamalarda bulunan Kırklareli İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ziya Eser , “2 Haziran 2016 tarihinde başlayan asfalt sezonu çalışmalarını bu hafta itibariyle, hem mevsim şartları, hem de mevcut işlerin bitirilmesiyle birlikte sona erdirmiş bulunmaktayız. 2016 yılı asfalt sezonumuzu personelimizin özverili ve titiz çalışmalarıyla kazasız belasız olarak hayırlısıyla tamamladık. Her türlü bakım-onarım ve yapım çalışmalarında, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum ve bundan sonraki çalışmalarında idaremiz çalışanlarına başarılar diliyorum” dedi.