Etiket: “2015’Te

  • 2015’te kaybolan kadının cesedi, çuval içerisinde gömülmüş halde bulundu

    Kayseri’de 2015 yılında kaybolan ve silahla vurularak öldürüldüğü ortaya çıkan Betül Türkmen isimli kadının cesedi, yaklaşık iki saat süren kazı sonrasında çuval içerisinde gömülmüş halde bulundu.

    Edinilen bilgiye göre, 2015 yılında Betül Türkmen’in ailesi tarafından polise kayıp başvurusunda bulunuldu. Bir süre Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda sonuç alınamayınca dosyayı, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği devraldı. İl Emniyet Müdürü İbrahim Kulular’ın göreve gelmesinin ardından oluşturulan özel ekiple birçok faili meçhul cinayeti çözen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili yaptıkları çalışmalarda 8 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan şahıslardan Betül Türkmen’in erkek arkadaşı E.T., kadını öldürdüğünü itiraf etti.

    Alınan ifadelerin ardından ekipler, yer göstermede E.T.’nin tarif ettiği Elagöz-Buğdaylı mahalleleri arasında bulunan kurutma kanalı yakınlarında kazı çalışması başlattı. Yaklaşık 2 saat süren kazıda, Betül Türkmen’in cesedi, çuval içerisinde gömülü halde bulundu. Silahla vurularak öldürüldüğü belirlenen Betül Türkmen’in cesedi, otopsi yapılmak üzere Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılırken, olayla ilgili tahkikata devam ediliyor.

    Dedektifler faili meçhul dosyaları çözmeye devam ediyor

    Öte yandan, İl Emniyet Müdürü İbrahim Kulular’ın göreve gelmesiyle oluşturulan özel ekip, kentte önceki yıllarda işlenmiş faili meçhul cinayetleri çözmeye devam ediyor. Ekipler, yaptıkları çalışmalarda 17 yıllık cinayet, çürük diş cinayeti, kuyu cinayeti, Suriyeli kadının öldürülüp gömülme olayı, seri çoban cinayetleri gibi birçok faili meçhul dosyayı kapatarak, suçluları adalete teslim etmişti.

  • 2015’te Turizm Gelirleri Yüzde 8 Geriledi

    PAK Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Musa Uyar, acil tedbir alınmazsa turizmde 2017 ve 2018 yıllarının da kaybedileceğini söyleyerek, “2015’te Türkiye’nin turizm geliri bir önceki yıla göre yüzde 8,28 geriledi. Güvenlik endişelerine kapılan Avrupa’dan gelen rezervasyon iptalleri nedenleriyle 2016 sezonu daha ciddi bir tehdit altında” dedi. Birçok işletmecinin tesislerini satarak sektörden çekilirken kimi tesislerin de kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun altını çizen Uyar, 500 bin turizm çalışanının işini kaybedebileceğini söyledi.

    Kasım ayında Rusya ile yaşanan uçak krizi sonrası Rus pazarındaki daralmadan dolayı Türkiye’de turizm sektörü 2016 sezonuna çok umutlu başlamıyor. Turizmde geçtiğimiz yıl yaşanan gerileme yeni dönemle ilgili hem sektördeki işletmeleri hem de turizm çalışanlarını endişelendiriyor. Pak Turizm İşçileri Sendikası Genel Başkanı Musa Uyar, Türkiye’nin turizm gelirlerinin, 15 yıldan bu yana ilk kez düşüş gösterdiğini belirtti.

    “GELİRLERDE CİDDİ BİR DÜŞÜŞ OLDU”

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini paylaşan Uyar, “2015’te Türkiye’nin turizm geliri bir önceki yıla göre yüzde 8,28 geriledi. 2014’te ülkemize 35 milyon 850 bin 286’sı yabancı, 5 milyon 564 bin 784’ü yurt dışı ikametli Türk vatandaşları olmak üzere 41 milyon 415 bin 70 turist gelirken, 2015’te 35 milyon 592 bin 160’ı yabancı, 6 milyon 25 bin 370’i yerli olmak üzere 41 milyon 617 bin 530 turist gelmiştir. Görüldüğü üzere toplam turist sayısında bir azalma olmamıştır. Ancak gelirlerde ciddi bir düşüş olmuştur” diye konuştu.

    “TURİZMİN GELİR KAYBI, 2 MİLYAR 785 MİLYON 289 BİN DOLAR”

    Türkiye’nin 2014 yılında turizmden 34 milyar 67 milyon 286 bin dolar gelir elde ettiğini hatırlatan Uyar, “2015 yılında bu gelir 31 milyar 281 milyon 997 bin dolara gerilemiştir. 2015’te Türk turizminin gelir kaybı, 2 milyar 785 milyon 289 bin dolardır. Ülkemize gelen yabancı turist sayısı 258 bin azalırken, sadece yabancı turistlerden elde edilen gelirimiz yüzde 8,4 oranında düşmüştür. Bu düşüşün rakamsal karşılığı, 2 milyar 339 milyon 103 bin dolardır” dedi.

    “446 MİLYON 186 BİN DOLAR AZALDI”

    Gurbetçi olarak nitelenen yurt dışı ikametli Türk vatandaşlarının turist olarak Türkiye’ye katkısı konusunda ise çarpıcı veriler ortaya koyan Uyar, “TÜİK verilerine göre, 2014’te ülkemize turist olarak gelen 5 milyon 564 bin 784 gurbetçiden 6 milyar 289 milyon 260 bin dolar gelir elde edilirken, 2015’te ülkemize gelen 6 milyon 25 bin 370 gurbetçiden sadece 5 milyar 843 milyon 74 bin dolar gelir elde edildi. Buna göre, gurbetçi turist sayısı 460 bin 586 kişi artarken, bu kişilerden elde edilen gelir, 446 milyon 186 bin dolar azaldı” dedi.

    “2015’TE 751 DOLARA DÜŞTÜ”

    Türkiye’ye gelen turistlerin harcama oranlarını da paylaşan Uyar, “2014’te her bir turist ülkemizde ortalama 828 dolar harcama yaparken, 2015’te her bir turistin kişi başına yaptığı harcama ise 756 dolara gerilemiştir. Yabancı turistler 2014’te kişi başına ülkemize 822 dolar para bırakırken, 2015’te 751 dolara düşmüştür. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı turistler ise 2014’te ülkemize kişi başına 1.130 dolar para bırakırken, 2015’te kişi başın harcama ortalama 970 dolar düzeyine inmiştir. Turistlerin ülkemizde yaptığı harcamalarda görülen bu düşüş, ayrıca ele alınması gereken bir durumdur” şeklinde konuştu.

    “ACİL TEDBİR ALINMAZSA 2017 VE 2018 DE KAYBEDİLECEK”

    2015 yılının son 15 yılın en ağır kayıplarının yaşandığı bir yıl geçtiğini aktaran Uyar, “Özellikle 24 Kasım 2015 tarihinde Rusya uçağının düşürülmesiyle birlikte yılda 4.5 milyon civarında turistin geldiği Rusya pazarında ciddi bir kaybın ortaya çıkması, 12 Ocak 2016’da İstanbul Sultanahmet’teki Alman Çeşmesi yakınındaki patlamada 11 Alman turistin hayatını kaybetmesi ve 19 Mart 2016’da İstanbul İstiklal Caddesinde 5 İsrail vatandaşının ölümüyle sonuçlanan patlama ve Ankara’da birkaç ay içerisinde peş peşe yaşanan ve 200’e yakın insanın ölümüne neden olan patlamalar gibi olaylar yüzünden Avrupa’dan gelen rezervasyon iptalleri nedenleriyle 2016 sezonu daha ciddi bir tehdit altındadır. Geçtiğimiz yılı ağır bir kayıpla atlatan turizmciler iflasın eşiğindedir” dedi.

    “500 BİN TURİZM ÇALIŞANI İŞİNİ KAYBEDEBİLİR”

    Birçok işletmecinin tesislerini satarak sektörden çekilirken kimi tesislerin de kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun altını çizen Uyar, “Yeni sezona borçlu girerek de olsa ayakta durmaya çalışanların ise ilk yapacağı şey, işçi çıkarmak olacaktır. Birçok bölgede sezon açılmış olmasına rağmen, her yıl iş başı yaptırılan askıdaki turizm emekçileri işbaşı yaptırılmamıştır. Aksine, 150 binin üzerinde turizm çalışanı işten çıkarılmıştır. Temel göstergeler doğrultusunda, yeni sezona yönelik ciddi ve kayda değer açılım sağlanamazsa 500 bin çalışan işini kaybetme tehlikesi altındadır. Hükümetin turizme destek olmak amacıyla hazırladığı eylem planı, ciddiyetten uzak ve çözüm getirmek için son derece yetersizdir. Örneğin, hükümet uçak başına 6 bin dolar gibi bir teşvik verilmesini kararlaştırmıştır. Burada, kişi sayısı ya da mesafe göz ardı ediliyor. Uçaklar dolu da gelse, 100 kişi ile de gelse; yakın ülkeden de gelse, uzak ülkeden de gelse verilen destek değişmemektedir. Bu gerçekçi olmadığı gibi faydalı da olmayacaktır. Bunun yerine, teşvik kişi başına verilmeli, mümkünse mesafe de dikkate alınmalıdır. Bu işi ciddiye alan devletlerde teşvikler genelde bu şekilde uygulanmaktadır. Hükümetin çözüm adı altında sunduğu paket, emekçileri de adeta yok saymaktadır. İşten çıkarmaları önlemeye yönelik hiçbir tedbir ya da teşvik söz konusu edilmemiştir. Oysa turizm kaliteli hizmet gerektirir. Tesislerin çalışan sayısını azaltması, özellikle tecrübeli, eğitimli ve kalifiye elemanların işten çıkarılması durumunda hizmet kalitesi düşecek, bu da turizme yeni bir darbe vuracaktır.Antalya ve Burdur gibi illerde 9 ay çalıştırılan turizm işçilerinin geri kalan 3 aylık SSK’sının devlet tarafından karşılanması da gerçekçi değil. Çünkü söz konusu illerde turizm sezonu 9 ay sürmemektedir. Bu bölgelerdeki çalışanlar da turistik tesislerden çok şehir otellerinde çalışmaktadır. Bu nedenle onlara yönelik adımlar gerekli olmakla beraber, turizmin gelişmesine ve istihdamın artmasına katkı sağlamayacaktır” şeklinde konuştu.

  • Samsun’dan 2015’te 95 Bin 833 Ton Gıda Ve Yem İhraç Edildi

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kadir Güven, 2015 yılında Samsun’da gıda ve yem olarak 95 bin 833 tonluk ihracat, 1 milyon 924 bin tonluk da ithalat girişinin olduğunu söyledi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kadir Güven, İl Koordinasyon Kurulu toplantısında kurum çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi. Güven, “İlimizde 11 bin 899 tane işletmeler bulunmaktadır. Bunlardan bin 148 tanesi gıda üretim, 5 bin 615 tanesi gıda satış, 4 bin 616 tanesi toplu tüketim ve 520 tanesi de yem işletmeleridir. Bunlara 2015 yılı içerisinde toplam 14 bin 395 kez denetim yapılmıştır. 2016 yılının ilk 3 ayında da bu işletmelere 3 bin 51 kez denetim yapılmıştır. Alınan numune sayıları itibariyle 2 bin 412 adet olumlu, 64 adette olumsuz numune oluşmuş ve 125 adette ceza kesilmiştir. Bunların karşılığında da 749 bin 509 TL’de idari para cezası kesilmiştir” dedi.

    Denetimlerin işletme sayısına göre en fazla İlkadım ilçesinde yapıldığını belirten Güven, “İşletmelerde özellikle bünyesinde gıda, tüketim, toplu satış ve diğer satış noktaları itibariyle en fazla bulunduran ilçemiz İlkadım ilçesidir. Denetimlerde de en fazla İlkadım ilçesi görünmektedir. Buna göre İlkadım ilçesinde 3 bin 327 işletmeye 3 bin 718 kez, denetim yapılmış olup, Atakum ilçesinde bin 102 işletmeye bin 442 denetim, Canik ilçesinde 752 işletmeye 492 denetim, Tekkeköy ilçesinde 565 işletmeye de 746 denetim yapılmıştır” diye konuştu.

    2015 YILINDA ALO 174 GIDA HATTINA 802 ŞİKAYET BAŞVURUSU YAPILDI

    Alo 174 Gıda Hattı’na 2015 yılında 802 şikayet başvurusunun geldiğini ifade eden Güven, “Biz normal denetimlerin dışında Alo 174 Gıda Hattı’na gelen başvurular neticesinde de denetimler yapılmaktadır. Bugüne kadar 2015 yılı itibariyle 802 adet başvuru gelmiş ve sonuçlandırılmıştır. Alo 174 hattına en fazla başvurudan 483 tanesi satış yeri, 205 tanesi toplu tüketim ve 114 tanesi de üretim yeri olarak bize bildirim yapılmıştır” şeklinde konuştu.

    SAMSUN’DAN 2015 YILINDA 95 BİN 833 TON GIDA VE YEM İHRACATI OLDU

    2015 yılındaki gıda ve yem alanında Samsun’a gelen ve giden ithalat ihracat verilerini açıklayan Güven şu bilgileri verdi: “İlimizde bir yandan bu denetimler yapılırken, gıda ithalat ve ihracat işlemleri de aynı Gıda ve Yem Şube Müdürlüğümüz tarafından yürütülmektedir. Şu ana kadar 816 tane ihracatla ilgili sertifika düzenlenmiş 2015 yılı içerisinde 95 bin 833 tonluk üretim ihracatı gerçekleşmiştir. Burada özellikle buğday unu ve mısır irmiği ilimizden ihracat kalemleri içerisinde en başta yer almaktadır. Buna göre Samsun’dan 51 bin 159 ton buğday unu, 32 bin 247 ton ‘da mısır irmiği ihracatı olmuştur. İthalatla ilgili rakamlara baktığımızda yine buğday ve mısır ön saflarda yer almakta 1 milyon 201 bin ton buğday ithalatı ilimizden giriş yapılmış. Bunlar sadece ilimize değil, bölgemiz ve Türkiye’nin değişik yerlerine gönderilmiş. 2015 yılı içerisindeki gıda maddeleri ithalatımızın toplamı ise 1 milyon 456 bin tondur. Bunun yanında yem maddesi olarak da giren ürünlerimiz var. Bu da toplamda 468 bin ton yem girişi olmuş. Gıda ve yem olarak değerlendirdiğimizde ise 1 milyon 924 bin tonun Samsun’a ithalat girişi gerçekleşmiştir.”

  • 2015’te Lastik Sektörü Yüzde 9,5 Büyüdü 22 Milyon Lastik Satıldı

    Lastik Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği (LASİD) Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Gürçay; 2015 yılında Türkiye lastik pazarının ülke büyüme oranının üzerinde yüzde 9,5 civarında büyüdüğünü kaydetti. Gürçay, 22 milyon civarında lastik satıldığını; büyümenin kış lastiğiyle ivme kazandığını belirtti.

    Türkiye lastik pazarı 2015 yılında yaklaşık 22 milyon adetle yüzde 9.5 büyüme gösterdi. Lastik Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği; Shangri-La Bosphorus’ta düzenlenen basın toplantısında sektör değerlendirmesi yaptı. LASİD Genel Sekreteri Bahadır Ünsal’ın açılışını yaptığı toplantıda; LASİD Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Gürçay da Türkiye lastik piyasasının 2015 yılı verilerini basınla şöyle paylaştı: ’Lastik önemli sektör. 2105 yılında Türkiye pazarında yaklaşık 9,5 büyüme ile kapattık. Dünya ortalamalarına bakıldığı zaman, yüzde 1,5 gibi tek haneli rakamlarla büyüyen pazar var. Türkiye’de gayet olumlu gelişmenin olduğu bir pazar oranı var’’ dedi.

    KIŞ LASTİĞİ KULANIMINDA ARTIŞ VAR

    Başkan Gürçay kış lastiği konusunda şu bilgileri verdi: ’’Kış lastiği kullanımı konusunda Ulaştırma Bakanlığı yönetmeliği yürürlükte. 2012 sonu devreye girmiş durumda ve bütün yolcu taşıyan araçlar ile ticari araçlarda kış lastiği zorunlu hale geldi. Bunun yanında binek araçlarda emniyet açısından tavsiye ediliyor. Rakamlara bakarsak tüketici açısından doğru ve mantıklı yatırım söz konusudur. Bir fren mesafesine baktığımız zaman, 7 derecenin altında kış lastiği yüzde 25 oranda kısaltabiliyor. Yaz lastiği kullanan biri 40 metrede duruyorsa, kış lastiğinde yüzde 25 oranında yani 2 araç boyu oranında durma imkanınız var. Bu kaza anında çok kritik avantaj sağlıyor. Son 10 yılda Türkiye’de 40 binin üzerinde insan bu tarz kazalardan dolayı hayatını kaybediyor. Bu neden önemli bir yatırım. Güvenliğiniz ve aileniz için son derece doğru olduğunu düşünüyoruz.”

    2012 yılı sonunda yönetmelik devreye girdikten sonra kış lastiğinin kullanım oranının önemli şekilde arttığını anlatan Gürçay, şunları söyledi: “Binek araçlarda yüzde 30’a varan oranda kış lastiğinin kullanıldığını görüyoruz. Avrupa ile kıyaslandığı zaman özellikle kuzey ülkelerinde daha yüksek oran var. Kış lastiği kullanımı yine 3-4 sene içinde gayet olumlu yerde.’’

    HER YIL 1 MİLYAR CİVARINDA DOLAR İHRACAT SÖZ KONUSU

    Lastik sektöründeki rakama değinen Gürçay, ’’2015 yılında aşağı yukarı 22 milyon lastik satıldı. Bu Türkiye pazarının yüzde 9,5 civarında büyümesi anlamına geliyor. Lastikçilik çok ihracatçı sektör olarak bilinmiyor ama her yıl 1 milyar dolar civarında ihracat söz konusudur. Avrupa’daki pazarın durgunluğundan dolayı bu son birkaç senede negatif olarak etkilenmiş durumda. Bugün Türkiye’de lastik yatırımlarıyla gerek kendi markasıyla ihracat yapanlar söz konusu, gerek uluslararası firmaların ana merkezlerine yollanan ciddi ihracat var. Türkiye’de son dönemde farklı firmalar yatırım yapıyor. Bu potansiyelin artmasını bekliyoruz’’ dedi.

    LASTİK SEKTÖRÜ ÖNEMLİ İSTİHDAM SAĞLIYOR

    Lastik bayilerinin farklı markalar altında çok geniş bir ağa sahip olduğuna vurgu yapan Gürçay, ’’Burada toplam 6-7 bin kişinin çalıştığı sektöre bakarsanız, bayiler anlamında çok daha büyük gruptan bahsediyoruz. 2500 civarında lastik bayisi bulunuyor. Çok ciddi istihdamın olduğu ve Anadolu’nun her yerine penetre olmuş bir sektörden bahsediyoruz. Anadolu’nun ticari gelişimi açısında çok önemli bir sektör olarak görüyoruz’’ diye konuştu.

    Başkan Gürçay sözlerine şu cümlelerle son verdi: ’’Türkiye’nin içinden geçtiği belirsiz bir dönem var. Biz lastik sektörü olarak pozitif olarak büyüdüğü şanslı sektörlerden biriyiz. Genel ekonominin büyümesi için üzerimize düşen her katkıyı yapmak istiyoruz.’’

  • Netaş’ın Satış Gelirleri 2015’te, 1 Milyar Lirayı Aştı

    Türkiye’nin teknoloji şirketi Netaş, 2015 yılındaki sipariş ve satış gelirleri, 1 milyar TL barajını aştı.

    Türkiye’nin teknoloji şirketlerinden Netaş, 2015 yılındaki sipariş ve satış gelirleriyle 1 milyar TL barajının aşıldığını açıkladı. Şirketin, 2015’teki siparişleri yüzde 29’luk artışla 1 milyar 75 milyon TL’ye, satış gelirlerinin ise yüzde 36’lık artışla 1 milyar 9 milyon TL’ye ulaştığı vurgulandı. Fatih projesinin yüzde 50’sinin 2015’te tamamlanması ve yurtdışı projelerdeki karlılık oranının artışı sonucunda, şirketin, FVAÖK karlılığında yüzde 87 büyüme sağladı bildirildi. FVAÖK’nin, 39 milyon liradan 73 milyon liraya ulaştığı net borcun ise 25 milyon lira azaldığı duyuruldu. Bir önceki yıla göre dolar bazında yüzde 10 büyüme elde edilirken FVAÖK marjını yüzde 5’ten yüzde 7’ye çıkarıldığı belirtildi.

    Netaş CEO’su C. Müjdat Altay, “2015’i, doğru stratejiler ve isabetli öngörülerimiz sayesinde başarıyla tamamladık. Kayıtlı sipariş miktarımız 2014’e göre yüzde 39 artarak 652 milyon TL’ye ulaştı. Kamu ve Kamu Güvenliği alanında alınan, yıllara yayılan, diğer sistem entegrasyonu sözleşmeleriyle son 3 yılda 2 kat büyüme gerçekleştirdik. Alınan siparişlerde toplamda yüzde 29’luk artış sağladık. Fatih (250MTL) ve Tasmus (100MTL) sözleşmeleriyle 1 milyar TL barajını aştık. Müşteri odaklı inovatif bir şirket olma misyonuyla hareket etmemiz ve en önemlisi güçlü bir ArGe kültürüne sahip olmamız sürdürülebilir başarıyı beraberinde getirdi. İnovatif kültürümüzün sonucu olarak, ArGe’yi sadece bir departmanın görevi olarak nitelemeyip, tüm kadromuzu bu düşünce yapısına doğru evriltmeye yönelik bir sistem oturttuk” dedi.

    Netaş olarak, dünyadaki konjonktüre paralel ’glokal’ bir düşünce yapısıyla, Türkiye’den yeni nesil teknoloji markaları çıkarmayı hedeflediklerini belirten Altay, “Dünya standartlarında çalışan, aynı zamanda lokal pazara da hakim, Türkiye’nin ve bölgenin 1 numaralı sistem entegratörü sıfatıyla, ülkemizin dijital dönüşümünü hızlandırmak üzere var gücümüzle çalışıyoruz. ‘Sistem entegratörü’ tanımlamasının altını dolduran olmazsa olmaz unsurlar ArGe, inovasyon ve teknoloji. Bizi ileriye, bugüne kadar olduğu gibi yine ancak ArGe götürecek” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.