Etiket: 170

  • 10 yılda 2 milyon 170 bin 210 ton katık atık depolandı

    Trabzon ve Rize illerinin çöp sorununu çözmek için oluşturulan çöp depolama tesisinde, 10 yılda 2 milyon 170 bin 210 ton katı atık depolandı.

    Trabzon’da evsel atıkların yüzde 88,2’sinin deniz dolgu alanlarına, yüzde 10,3’ünün boş arazilere, yüzde 1,5’inin derelere bertaraf edilmesinin ardından çöp sorununu çözmek için 2000’li yılların başlarında harekete geçildi. Trabzon ve Rize illerinin çöp sorununu çözmek için kurulan Trabzon Rize Katı Atık Birliği (TRAB-Rİ-KAP) kapsamında Sürmene ilçesine bağlı Çamburnu beldesi Kutlular Mahallesi’nde 2005-2007 yılları arasında 152 dönümlük ‘Kutlular Düzenli Depolama Sahası’ yapıldı. Kurulduğu ilk günden 2017 yılı sonuna kadar geçen 10 yılda 2 milyon 170 bin 210 ton katı atığın depolandığı Çamburnu’nda en fazla atık 2016 yılında depolandı. 2007 yılında 33 bin 567 ton ile faaliyete başlayan Kutlular Düzenli Depolama Sahası, 2008 yılında 125 bin 867 ton, 2009 yılında 166 bin 872 ton, 2010 yılında 168 bin 690 ton, 2011 yılında 194 bin 232 ton, 2012 yılında 221 bin 158 ton katı atığın depolanmasıyla faaliyetini sürdürdü. 2013 yılında 231 bin 773 ton, 2014 yılında 251 bin 339, 2015 yılında 245 bin ton, 2016 yılında 274 bin 979 ton Trabzon ve Rize illerinden getirilen katı atığın depolandığı sahada 2017 yılında ise 256 bin 733 ton katı atık bertaraf edildi. 1,5 yıl ömrü kaldığı belirtilen sahadan azami şekilde istifade edebilmek için depolama sahasının kuzeyinde 11 metre yüksekliğinde betonarme istinat duvarı yapıldı.

    Metan gazından elektrik üretiliyor

    TRAB-Rİ-KAP tarafından sahada oluşan metan gazının değerlendirilmesi amacıyla da 2014 yılının Eylül ayında metan gazından elektrik elde edilmeye başlandı. Sahada yapılan gaz ölçümleri neticesinde oluşan metan gazının daha fazla elektrik üretimi sağlayabileceği öngörüldüğünden ilerleyen zamanda tesis kapasitesinin bir motor daha konularak 4,2 mw/saate kadar yükseltilmesi planlanıyor. Bu sayede elektrik üretilerek ülke ekonomisine katkı sağlanırken, aynı zamanda çöp sahasından çıkan gaz değerlendirilerek küresel iklim değişikliğinin önlenmesine katkı sağlandığı belirtildi.

  • Türkiye son 6 yılda 170 ülkeye 21 milyar dolar yardım yaptı

    Türkiye 2010-2016 yılları arasında 170 ülkeye 21 milyar dolarlık mali yardımda bulunurken, bu dönemde en fazla yardım 13,6 milyar dolarla Suriye’ye yapıldı.

    Ajans Press’in TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) ve medyadan elde ettiği bilgilere göre, Türkiye’nin 2010-2016 döneminde en fazla resmi kalkınma yardımını Suriye’ye yaptığı belirlendi. Dış yardımların yüzde 62’si Suriye’ye yapılırken, yüzde 9.54’ü Afrika ülkelerine, yüzde 5,44’ü Türki cumhuriyetlerine, yüzde 4,3’ü Balkan ülkelerine ve kalan diğer yüzdelik kısım ise diğer bölgelerdeki ülkelere yapıldı.

    Son 1 yılda 5.8 milyar dolar

    İnsani yardım ve kalkınma yardımıyla ilgili 2017 yılı içerisinde 16 bin 903 haber tespit edildi. Medyada öne çıkan başlıklar arasında Suriye’ye yapılan yardımlar daha çok haber oldu. Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaştan bugüne dek Türkiye’nin yardımları eksilmezken, Suriye’ye bu dönemde 13 milyar 666 milyon dolar tutarında resmi kalkınma yardımında bulunuldu. Sadece geçtiğimiz yıl yapılan yardımın tutarı ise 5 milyar 851 milyon dolar oldu.

    Türkiye’nin geçtiğimiz yıl iki taraflı resmi kalkınma yardımlarından en çok yararlanan ülkeler sırasıyla; Suriye, Somali, Filistin, Afganistan, Bosna Hersek, Kırgızistan, Makedonya, Kazakistan, Azerbaycan ve Nijer oldu. Türkiye’nin bu dönem içerisinde Suriye ve Türk cumhuriyetleri dışında Somali’ye 750 milyon dolar, Afganistan’a 634 milyon dolar, Mısır’a ise 454 milyon dolar yardım yaptı.

  • Sakarya’da 2016 yılında 10 bin 170 kilogram elektronik atık toplandı

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, elektronik atıklara yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Sakarya’da 2016 yılında 10 bin 170 kilogram elektronik atık hanelerden ve kurumlardan toplanarak geri kazanıma gönderildi.

    Daha yaşanabilir ve sürdürülebilir çevre ilkeleri doğrultusunda çalışmaların devam edeceğini kaydeden Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Recep Karamehmetoğlu, “Elektronik ürünlerin yapımında klorlu solventler, bromlu alev geciktiriciler, PVC, ağır metaller, plastik ve gazlar kullanılmaktadır. Örneğin; bilgisayar ve monitörlerde kurşun ve bunun gibi insan sağlığını tehdit eden zararlı maddeler bulunmaktadır. Bu atıklar normal durumda kullanıcı için riskli olmayıp, kontrolsüzce doğaya bırakıldıklarında veya yakıldıklarında çevre ve insan sağlığına yönelik tehlike oluşturmaktadır” dedi.

    Elektronik atıklarının geri dönüşümü için yapılması gerekenlerin detaylarını paylaşan Karamehmetoğlu, “Elektronik atıkların oluşması durumunda daha yaşanabilir ve sürdürülebilir çevre ilkeleri doğrultusunda bu tarz atıkların evsel çöplerden ayrı toplanması gerekmektedir. Ellerinde elektronik atığı olan kişiler Büyükşehir Belediyemizin 153 Çözüm Masası’nı veya 444 40 54 (2111-2114) aramaları durumunda ekiplerimiz verilen adrese giderek elektronik atıkları alarak toplanan tüm atıklar konteynırlarda muhafaza edilecek ve ardından geri dönüşüm tesislerine gönderilecektir. Vatandaşlarımızdan taşıma için hiçbir ücret talep edilmemekte, televizyon, cd, bilgisayar, elektrikli kablo ve dokümanları, buzdolabı, çamaşır makinası, cep telefonu gibi parçalar vatandaşlarımızın konutlarından alınmaktadır” diye konuştu.

  • Antalya’da 250 bin dönümlük seradan 170 bin kişi geçimini sağlıyor

    Türkiye’de seracılığın yaklaşık yüzde 60’lık kesimine sahip olan Antalya’da, son bir iki yıldır sera yapımının yüzde 10 düştüğü bildirildi. Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya’da 250 bin dönüm seranın 170 bin kişinin geçim kaynağı olduğunu belirtti.

    Türkiye’de turizmin yanında tarımda da söz sahibi olan Antalya’da seracılık alanında da büyük gelişmeler kaydediliyor. 50 yıl önce küçük ailelerle başlayan seracılık, bugün dev şirketlerin modern şekilde kurduğu seralar haline geldi. Son 15 yılda gelişen ve değişen çağa ayak uyduran Antalyalı çiftçiler seracılıkta da Avrupa’nın kullandığı modern sistemleri kullanıyor. Başta sulama, ısıtma, dölleme ve ilaçlama konusunda modern cihazları kullanan Antalyalı çiftçiler, seralarının fiziki yapısını da değiştiriyor.

    Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya’nın örtü altı yetiştiriciliği durumu ve son gelişmeler hakkında bilgiler verdi. Alp, tarımın başkenti Antalya’da 250 bin dönüm seradan 170 bin kayıtlı çiftçinin geçimini sağladığını kaydetti.

    “Sera yapımında düşüş”

    Antalya’nın sahile kıyı kesimlerinin yanı sıra iç bölgelerde de yaz seracılığının başladığını dile getiren Alp, Korkuteli ve Elmalı’nın başı çektiğini söyledi. Antalya’nın turizmin yanında dünyaya açılan pencerelerinden birinin tarım olduğunun altını çizen Alp, “81 il içinde Antalya parlayan yıldızdır. Bugüne kadar Avrupa, Orta Doğu ve bazı Asya ülkelerine yıl boyunca tarımın örtü altı değil açık alandan da bir çok ürününü ihraç ediyoruz” dedi.

    Antalya’da seracılığın hat safhaya ulaşmasına rağmen yılda yüzde 10’luk bir düşüş olduğunu dile getiren Alp, “Yayla seracılığı büyük bir artış içinde. Seracılık önceden yüzde 50 katlanarak giderken son dönemde çiftçinin aşırı borçlanması ve ürettiklerinin para etmemesi nedeniyle bir düşüş yaşandı. Ama yeni sera yapımı azaldı. Bir aile ancak seradan geçinebiliyor” dedi.

    “Dönüm başı verim arttı”

    Günü kurtaran seranın 1 dönümünün 30 bin, modern seraların ise yapımının 70 bin lirayı bulduğunu kaydeden Nazif Alp, “Aile işletmeleri hakim genelde, eğer para arttırırsa çiftçi zamanla yeni sera yapıyor. Artık çiftçilerimiz modern seralarda, kayıtlı, kontrollü üretim yapıyor. Seralarımızda 12 ay üretim yapılıyor. Bilinçli tarım yapılıyor. Kasketli çiftçi sayısı azaldı. Eskiden 1 dönüm seradan 5 ile 7 ton arası domates alınırken şimdi 12 ile 18 ton arası alınıyor” diye konuştu.

    Ortak sıkıntısı

    Seralarda istihdam konusuna da değinen Nazif Alp, mülk sahibinin kendi ekebildiği gibi, yarı yarıya ortalık şeklinde bir yola gidebildiğini aktardı. Alp, seracılığın modernleşmesiyle işçiye bağımlılığın azalmasının yanında sektörün ortakçılık bulma noktasında sıkıntı yaşadığını dile getirdi.

    Alp, yüzde 70’e varan rakamlarda tohumları kendilerinin ürettiğini belirterek, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, gücü nezdinde destek verdiğini kaydetti.

    Çiftçinin her yıl az veya çok kazandığına şükrettiğini ve asla isyan etmediğini ifade eden Alp, “Turizme destek var ama tarıma da biraz destek bekliyoruz. Bu noktada en büyük desteği tabi ki pazar anlamında bekliyoruz” dedi.

  • 10 keçi ile başladı şimdi 170 keçisi var

    SAMSUN (İHA) – Samsun’da eşinin altınlarını satarak 10 adet keçi alan Ahmet Aygül’ün şimdi 170 keçisi var.

    Ladik ilçesinde Saanen keçisi üretimi yapan Sema ve Ahmet Aygül ailesi Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz’ı ziyaret etti. Eşinin altınlarını bozdurarak 10 keçi ile bu işe başladığını ve kısa bir sürede 170 keçiye sahip olduğunu belirten Saanen keçisi üreticisi Ahmet Aygül, Saanen keçisinin sütünün anne sütüne en yakın kalitede olduğu için tercih edildiğini söyledi.

    Üretenin her zaman yanında olduklarını söyleyen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı ile tüm mahallelerimizde tarımsal faaliyetleri ve hayvancılık faaliyetlerini arttırmayı amaçlıyoruz. Birçok projeye imza attık. Allah’a şükürler olsun her işte de başarılı olduk. Geçen hafta Vezirköprü’de Saanen keçisi dağıtımı yapmıştık. 10 çiftçimize 20 şer adet verdik. Burada üretim başarılı olursa Saanen keçisi üreticiliği için çalışmaları tüm mahallelerimize de yayacağımızın da sözünü verdik. Bugün bu konuda bir başarı hikayesine sahip olan sizleri ağırlamaktan mutluluk duydum. Sizlere her zaman destek olacağız. Hayvanlarınızın ahırı olmadığını söylediniz. İnşallah en kısa sürede hayvanlarınız için ahır yapacağız. Üreten herkese destek olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Başkan Yılmaz, aile keçiler için bir ahır yapma sözü verdi.