Etiket: -15

  • Spor Toto Basketbol Ligi’nde 15. Hafta Heyecanı

    Spor Toto Basketbol Ligi 15. haftası, yarın oynanacak Demir İnşaat Büyükçekmece-Beşiktaş Sompo Japan karşılaşması ile başlayacak.

    Spor Toto Basketbol Ligi 15. ve son haftası heyecanı yarın, 10 Ocak Pazar ve 11 Ocak Pazartesi oynanacak mücadeleler ile yaşanacak. Haftanın açılış karşılaşmasında Demir İnşaat Büyükçekmece, Beşiktaş Sompo Japan’ı ağırlayacak. Galatasaray Odeabank, Abdi İpekçi Arena’da İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile mücadele ederken, Pınar Karşıyaka da Akın Çorap Yeşilgiresun Belediyespor’u ağırlayacak. Haftanın ve ilk yarının son karşılaşmasında ise Darüşşafaka Doğuş ile Anadolu Efes karşı karşıya gelecek.

    Ligde geride kalan 14 haftada 10 galibiyet, 4 mağlubiyeti olan Fenerbahçe zirvede yer alırken, onu aynı puandaki Galatasaray Odeabank, Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş takip ediyor. İki galibiyeti bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyespor ise ligde son sırada bulunuyor.

    Spor Toto Basketbol Ligi 15. haftasında oynanacak karşılaşmaların programı şöyle:

    Yarın

    15.00 Demir İnşaat Büyükçekmece – Beşiktaş Sompo Japan

    17.00 Rönesans TED Ankara Kolejliler – Royal Halı Gaziantep

    17.30 Galatasaray Odeabank – İstanbul Büyükşehir Belediyespor

    10 Ocak Pazar

    16.00 Banvit – Türk Telekom

    16.00 Torku Konya – Trabzonspor Medical Park

    18.00 Pınar Karşıyaka – Akın Çorap Yeşilgiresun Belediyespor

    11 Ocak Pazartesi

    19.00 Muratbey Uşak Sportif – Fenerbahçe

    21.00 Darüşşafaka Doğuş – Anadolu Efes

  • Teknosa 15. Yılını Kampanyalarla Kutluyor

    Türkiye teknoloji perakendeciliğinin lideri TeknoSA, 15. yıla özel kampanyalarla yeni yıl için alışverişi daha cazip kılacak.

    TeknoSA, “Harcadıkça Kazan” kampanyasıyla da tüketicilere kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor. 11 Aralık tarihinden itibaren başlayacak 15’inci yıl kampanyaları farklılaşarak ay sonuna kadar devam edecek.

    “Teknoloji değişti, bazı şeyler hiç değişmedi” sloganı ile başlayan kampanya, tüketicilere benzersiz avantajlar sunacak. Kampanya, tüm mağazalarda ve teknosa.com’da geçerli olacak.

    11-14 Aralık tarihleri arasında geçerli, 15. yıla özel “Harcadıkça Kazan” kampanyasında 499 TL ve üzeri alışveriş yapanları özel ürünlerde yüzde 60 ile 75 oranında indirimler bekliyor. 499 TL ve üzeri alışverişlerinizde Arzum AR661 Raja Ceramic Tabanlı ütü sadece 19 TL, 1000 TL ve üzeri alışverişlerinizde Arzum AR3002 Çaycı çay robotu ve HP 1510 yazıcı sadece 49 TL, 1500 TL ve üzeri alışverişlerinizde Fakir Darky 1600W 2in 1 Dik elektrikli süpürge sadece 99 TL, 2000 TL ve üzeri alışverişlerinizde Lenovo A730 3G Tablet + JBL Kulaklık, Samsonite Kılıf ve Vestel 22VF3025 LED TV ise sadece 249 TL’den satışa sunulacak.

  • 15. Uluslararası Sera Tarım Ekipmanları Ve Teknolojileri Fuarı

    15. Growtech Eurasia; Uluslararası Sera Tarım Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı, 30 ülkeden 650 markanın katılımı ile kapılarını ziyaretçilerine açtı.

    Antalya Expo Center’de 35 bin metrekarelik alanda 5 Aralık’a kadar açık kalacak fuarı, 10 ülkeden 40 kişilik alım heyetinin yanı sıra, yaklaşık 70 ülkeden 80 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.

    UBM EMEA (İstanbul) Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Başkanı Haluk Balcı, her yıl istikrarlı şekilde fuarın büyüdüğünü belirterek, UBM’nin 96 yıllık geçmişi ve 5 binden fazla çalışanı ile 30 ülkede faaliyet gösteren, yılda 400’den fazla global zirve organize eden 2 milyonun üzerinde katılımcıyı bir araya getiren lider fuar ve iletişim şirketi olduğunu söyledi.

    UBM olarak Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Kafkaslar’ın lider fuarı Growtech Eurusia’yı Antalya’da gerçekleştirmekten mutluluk duyduklarını aktaran Balcı, şöyle konuştu: “Sera ve teknolojileri, takım ekipmanları, sulama sistemi, tohumculuk, bitki besleme ve koruma biyolojik mücadele, tarımsal teknoloji ve ekipmanlarını 30’u aşkın ülkeden 650 lider firma fuarda yer alıyor. Tarlasında toprağını ekip biçen çiftçiden, dünya pazarlarına ihracat yapan dev şirketlere kadar tarım sektörünün her yönüyle temsil edildiği Growtech, bu yıl 15. yılını kutluyor. Amacı ülkemizde tarım sektörünün ticari olarak gelişmesine katkı sağlamak olan Growtech Eurasia Antalya Tarım Fuarı; Arnavutluk, Azerbaycan, Hırvatistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Mısır, Suudi Arabistan, Tacikistan, Tunus olmak üzere 10 ülkeden 40 alım heyetiyle katılımcıları bir araya getirdi. Alım heyeti programıyla Growtech Eurasia’nın sektör için 500 milyon doların üzerinde iş hacmi oluşturması bekleniyor.”

    “LİDER OLMAK YENİLİKÇİ OLMAYI GEREKTİRİYOR”

    Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi C. Van Rıj, büyükelçilikte ilk yılı olduğunu belirterek, ilk resmi ziyaretini Antalya’ya gerçekleştirdiğini kaydetti.

    Hollandalı şirketlerin bulunduğu tarım fuarına katılmanın önemli olduğunu aktaran Rıj, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hollandalı şirketler Antalya’yı ikinci ev haline getirdi. Çocuk ve Çiçek temalı Expo 2016 Antalya ile Antalya sektörün önemli bir temsilcisi olacak. Antalya’da hem iyi bir iklim, hem kaliteli bir toprak var. Bu alanların teknoloji ile buluşması çok önemlidir. Bu fuar bize bunları bir araya getirme fırsatı veriyor. Hollandalı girişimcilerin daha fazla ortaklık kurma çabası içinde olduğunu görüyoruz. Çiçek tohum ve bitki açısından Hollanda lider bir ülkedir. Burada lider olmak yenilikçi olmayı gerektiriyor. Hollanda’da akıllı sera, ışıklandırma, katı atık ve robotla çalışma gibi yenilikler var. Bu zorlu konularda bütün paydaşlarla birlikte beraber olmak Türk ortaklarımıza yardımcı olmak istiyoruz. Daha fazla ekonomik katkıyı elde etmek bizim için en büyük amaç.”

    “HOLLANDA EXPO 2016’YA KATILIYOR”

    Büyükelçi Rıj, Hollanda’nın Expo 2016 Antalya’ya katılmaya karar verdiğini belirterek, “Orada bir Hollanda bahçesi yapılacak. Tema ‘Yeşil Şehir’ olacak. Expo’nun 6 aylık süresince bahçemizde müzik performansları yer alacak. Expo 2016’dan sonra ulusal bahçelerimiz yerini koruyor olacak. Bahçemizin buradan bir ziyaret sembolü olarak bütün dünyaya açılmasını umut ediyoruz” dedi.

    “TOHUMCULUK SEKTÖRÜ KABUK DEĞİŞTİRİYOR”

    Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Başkanı Yıldıray Gencer, tohumculuk sektörünün kabuk değiştirdiğinin altını çizerek “Önemli bir proje ama bu fuar alanı Antalya için yeterli değil. Antalya’ya yakışır daha geniş bir alana ihtiyacımız var. Sektörün gelişme noktasında, ürünlerin kullanıcı ile buluşması adına önemli buluyorum. Bu noktada yetkililerden destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, Growtech’in Avrupa’nın ihtisas anlamında en önemli fuarlarından biri olduğunu aktardı.

    “ANTALYA TARIM VE TURİZM OLARAK RUSYA KRİZİNDEN ETKİLENİR”

    Önemli siyasi sıkıntılardan geçildiği dönemde tarım mensuplarının yüzünde endişeler yer aldığını dile getiren Budak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ümitli şeylerden bahsedeceğim. Rusya krizi ile birlikte Türkiye’nin toplam ihracatının tarım ve hayvansal üretimde geçen yılın 13 milyar dolar ihracatının 1 milyon 200 binini yaş sebze ve meyve olduğunu görüyoruz. Bu hacimde Rusya ihracatı yüzde 10. Bu gözardı edilebilir. Spesifik olarak bakıldığı zaman Antalya, Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üreticisi şehri. İhracatının üçte ikisi Rusya’ya yapılıyor. Antalya’nın yanı sıra Adana ve Mersin şehirlerinde narenciye alanında ciddi endişeler var.”

    “BEKLENMEDİK AFET YAŞIYORUZ”

    Yaşananların sosyal krize doğru gittiğini ileri süren Budak, şunları söyledi: “Beklenmedik, sel gibi bir afet yaşıyoruz. Doğal afet olması gerekmiyor sektör için afet programının hazırlanması gerekiyor. Geçen yıl Rusya’da yaşanan krizden dolayı tarım sektörü aşağı doğru gitti. Avrupa Birliği ile yaş ticaret sebze meyve anlaşmasını zorlamalıyız. Siyasilerden talep etmeliyiz. Turizmde de Antalya yüzde 35 Rusya pazarına bakıyor. O nedenle turizm konusunda sıkıntı olacak. Tarım ürünlerini etkileyecek bir tabloda ortaya çıkacak. Acil desteklerin verilmesi gerekiyor. Her krizde çıkış yolu buluyoruz. Bu yıl zor geçebilir ama bu zorluklar bizi yeni pazarlara götürecek ve zorlayacaktır.”

    Yeditepe Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin sahibi Bedrettin Dalan ise, “Gıda ve tarım konusunda ciddi atılımlar yaptık. Şuan dünyadaki bir çok üniversitenin önüne geçmiş bulunmaktayız. Özelikle tohum konusunda bitkisel dev bir park oluşturmuş durumdayız” dedi.

    Konuşmaların ardından; bitki besleme ve koruma, biyolojik mücadele,tarımsal bilişim ve danışmanlık, sera teknolojileri, sulama sistemleri ve ekipmanları, tarımsal makine ve ekipmanları kategorilerindeki Growtech Eurasia 8. Tarım Ödülleri, sahiplerine verildi. Daha sonra fuarın açılış kurdelesi protokol tarafından kesildi. Ardından protokol ve katılımcılar fuar alanını gezdi.

  • Tarım Sektörünün Dev Buluşması, 15. Growtecheurasia İçin Geri Sayım Başladı

    GrowtechEurasia; Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı, 2-5 Aralık tarihleri arasında 30’u aşkın ülkeden 650 markanın katılımıyla Antalya Expo Center’da 15.kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Dünyada en yüksek büyüme oranına sahip ilk 5 sektörden biri olan tarım için yılda ortalama 500 milyon dolar iş hacmi oluşturan GrowtechEurasia’ya uluslarararası iş bağlantıları yapmak üzere 11 ülkeden 43 kişilik alım heyeti katılacak.

    Türkiye ekonomisinin can damarı tarım sektörü, 2-5 Aralık tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek 15.GrowtechEurasia; Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarında buluşmaya hazırlanıyor. 75 ülkeden 80 bin ziyaretçinin beklendiği GrowtechEurasia Tarım Fuarında, 30’u aşkın ülkeden 650 marka yer alacak. Katılımcılar ve ziyaretçiler Sera ve Teknolojileri, Tarım Teknolojileri ve Ekipmanları, Sulama Sistemleri, Tohumculuk, Fidecilik, Bitki Besleme ve Koruma, Biyolojik Mücadele, Tarımsal Makine ve Ekipmanları ile ilgili ulusal ve uluslararası alanda başarıya ulaşmış ürün ve hizmetlere 4 gün süreyle GrowtechEurasia çatısı altında ulaşmış olacak.

    2015 yılı ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinin bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarda yüzde 3.8 oranında büyüme gösterdiğini belirten UBM EMEA (Istanbul) Fuarcılık Grup Direktörü Engin Er, “Tarım sektörümüz Eylül 2015’te açıklanan verilere göre yüzde 6.7 oranında büyüme kaydederek ülke ekonomimizin üzerinde büyüme performansı gösterdi. GrowtechEurasia olarak geçen yıl tarım sektörü için 500 milyon dolarlık iş hacmi yarattık ve bu katkımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Bu nedenle, Ekonomi Bakanlığı koordinatörlüğünde ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği organizasyonuyla Arnavutluk, Azerbaycan, Hırvatistan, Kazakistan, Kırgızıstan, Kosova, Mısır, Suudi Arabistan, Tacikistan, Tunus olmak üzere toplam 10 ülkeden 40 kişilik alım heyetini uluslararası iş bağlantıları yapmak üzere GrowtechEurasia’da katılımcılarımızla biraraya getiriyoruz” dedi.

    Tarım ve gıda ürünlerine olan ihtiyacın sürekli olduğuna bunun da daha fazla tarımsal üretim anlamına geldiğine dikkat çeken Engin Er, “Dünya genelindeki gıda talebini karşılamak için tarımsal üretim teknikleri her geçen gün gelişiyor modernleşiyor. Ülkemizde de modern tarıma büyük ölçekte yatırım yapılıyor. Tarım, dünya genelinde en fazla büyüme oranına sahip 5 sektörden biri. GrowtechEurasiada ticaretin gelişmesi misyonunun yanında katılımcı ve ziyaretçilerini her yıl sektöre dair en yeni teknoloji, ürün ve yöntemlerle buluşturmayı ve tanıtmayı hedefliyor. Bu yıl da sektöre dair tüm yenilikler GrowtechEurasia’da olacak” diye konuştu.

    15. GrowtechEurasia; Uluslararası Sera, Tarım Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı, tarım sektörüne artı değer katan yenilikçi projeleri desteklemek üzere Sera Teknolojileri, Tohum, Fide, Fidan, Bitki Besleme ve Koruma, Tarımsal Makine ve Teknolojileri, Sulama Sistemleri ve Ekipmanları kategorilerinde Growtech Tarım Ödülleri veriyor. Bu yıl sekizinci kez düzenlenen Growtech Tarım Ödülleri, 2 Aralık tarihinde fuar alanında düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

    GrowtechEurasia 2015 Tarım Fuarının ana sponsoru, İnovatif tarım felsefesiyle organik gübre üretimi yapan Bactogen, İletişim Sponsoru, Turkcell Çiftçi Birliği ile dünyanın kişiye özel ilk tarım danışmanlığı servisini sunan Turkcell, Co-sponsoru da bireylere ve reel sektöre yönelik olarak tasarlanmış yeni finansal hizmet platformu Findeks oldu.

  • 15. Muhtarlar Buluşması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye dönük iddialarıyla ilgili, “DAİŞ çıkardığı petrolü Esed’e satıyor Esed’e. Destek verdiğiniz Esed’le bunları konuşun. Oraya satıyor, parayı oradan alıyor. Para kaynağı da belli zaten” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Trabzon, Tokat, Samsun, Mersin, Erzurum, Malatya, İzmir, Gaziantep, Edirne ve Diyarbakır’dan gelen muhtarlarla 15. Muhtarlar Buluşması’nda bir araya geldi. Programda konuşan Erdoğan, “Bugün burada DAİŞ meselesinin açıkça ortaya çıkmasını istiyor ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Böylece bu örgütü bahane ederek bölgeyi dizayn etmenin, bölgeyle ilgili farklı projeleri hayata geçirmenin peşinde olanların asıl yüzlerini hep birlikte görmüş olacağız. Şunu tüm samimiyetimle ifade etmek isterim ki DEAŞ denen örgütle Türkiye’den başka ciddi olarak mücadele eden başka bir ülke neredeyse yoktur” dedi.

    “ÜLKEMİZİN DAİŞ’LE İLGİLİ TUTUMU NET”

    Türkiye’nin DAİŞ’i 2005 yılında eski isimleriyle “terör örgütü” olarak tanıdığını hatırlatan Erdoğan, “2013 yılından itibaren de yeni ismiyle aynı şekilde terör örgütü olarak kabul ettiğimiz bu yapıyla mücadelemizi kesintisiz bir şekilde sürdürdük, sürdürüyoruz. Dolayısıyla ülkemizin DAİŞ’le ilgili tutumu öteden beri nettir, burada bir soru işareti yoktur. Kimsenin ülkemizin DAİŞ’le mücadelesini tartışma konusu yapma, bu konuda bizi töhmet altında bırakma hakkı yoktur” diye konuştu.

    “Biz bu konuda en çok zarar gören, mağduriyete uğrayan ülkeyiz” diyen Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

    “Niğde, Şanlıurfa, Ankara, Diyarbakır ve Gaziantep’te DAİŞ terör örgütünün eylemlerine maruz kaldık. Adıyaman’da maruz kaldık. Bugüne kadar DAİŞ saldırılarında 140 vatandaşımızı kaybettik, 7 güvenlik görevlimizi şehit verdik. Aynı şekilde sınırımızda zaman zaman bu örgüt mensuplarıyla güvenlik güçlerimiz arasında çatışmalar yaşandı. Buna karşılık örgüte karşılık örgüte karşı kesintisiz bir mücadele yürüttük. 2011 yılından beri eski ve yeni ismiyle bu örgüte mensup yaklaşık 3 bin kişi gözaltına alındı. Bunlardan yaklaşık 800’ü de tutuklandı. Örgüt mensuplarının üzerlerinde ve kaldıkları yerlerde kullanıma hazır 33 tane canlı bomba yeleğiyle çok sayıda silah ve patlayıcı ele geçirildi. Yabancı terörist savaşçılarla mücadele kapsamında 27 bin kişiye ülkemize giriş yasağı konmuş durumda. Aynı amaçla ülkemize geldiği tespit edilen 2 bin 600 kişi yakalanarak sınır dışı edilmiştir. DAİŞ’in en önemli gelir kaynaklarından olan akaryakıt kaçakçılığını önlemek için sınırlarımızda aldığımız tedbirler sayesinde 2014 yılında 79 milyon litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. Sınırlarımızdaki akaryakıt kaçakçılığı neredeyse bitirilme aşamasına gelindi. Biz DAİŞ’in hem eylemleriyle hem eleman temini yöntemleriyle hem de gelir kaynaklarıyla işte böyle yoğun bir mücadele içindeyiz.”

    “KİMSE BİZİ VE DÜNYAYI ALDATMASIN”

    DAİŞ’le mücadele görüntüsü altında Suriye’de askeri faaliyet yürüten ülkelerin bir kısmının sadece rejim karşıtı muhalifleri hedef aldığını vurgulayan Erdoğan, “Şimdi burada bir şeyi söylüyorum, ekranları başında bizleri izleyen milletime sesleniyorum, aynı zamanda dünya medyasına sesleniyorum. Lazkiye ve Lazkiye kuzeyi Bayırbucak Türkmenleri’nin olduğu bölgede DAİŞ yoktur. Kimse bizi ve dünyayı aldatmasın” dedi.

    Bayırbucak Türkmenleri’nin yaşadığı bölgeye uçaklarla yapılan bombardımanlar neticesinde son 1.5 ay içerisinde 300’ü aşkın Bayırbucak Türkmeni’nin öldüğünü açıklayan Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Oradan Bayırbucak Türkmenleri artık bizim sınırlara doğru sığınmaya çalışıyorlar. Bunların bir kısmı bizim kamplarımıza yerleşmiştir ama bir kısmı da diyor ki ’Biz topraklarımızda şehit olacağız.’ Bu sabah AFAD Başkanı ile görüştüm. Dedi ki ’Gelmek istemiyorlar. Biz diyoruz ki kamplarımız hazır, gelin. Hayır diyorlar, biz burada şehit olacağız. Bize insani yardım yapın, o bize yeter. Biz bu çadırların içerisinde yaşamaya devam edeceğiz.’ Biliyorsunuz dün de iki tane insani yardım götüren TIR ne yazık ki bombalanmak suretiyle TIR’lar yandı ve 3 kişi şehit, 7 kişi yaralı. İnsani yardım götürüyor, dikkat edin. Bütün bunlarla beraber ne diyorlar dünyaya, ’Biz DAİŞ’le mücadele ediyoruz.’ Kusura bakmayın, DAİŞ’le mücadele filan ettiğiniz yok. Siz sadece Lazkiye’nin kuzeyini boşaltmak için rejimle elele oradaki maalesef Türkmen kardeşlerimizi, Suriye vatandaşlarını öldürüyorsunuz. DAİŞ’le mücadele adı altında ülkede faaliyet gösteren diğer terör örgütlerini destekleme yanlışına düşenler de var.”

    “DAİŞ’İN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ ESED REJİMİ”

    Türkiye’nin ilkeli bir duruş sergileyerek DAİŞ’e ve diğer tüm terör örgütlerine aynı şekilde kendi vatandaşlarına devlet terörü uygulayan Esed rejimine de karşı olduğunu belirten Erdoğan, “Zira DAİŞ’in en büyük destekçisi Esed rejimidir. Şimdi diyorlar ki ’DAİŞ’ten Türkiye petrol alıyormuş.’ Yetkili makamlarda olanlar bunu söylüyor. Çok ayıp, yazıklar olsun. Türkiye’nin şu anda petrolünü de doğalgazını da aldığı yerler bellidir. Biz en büyük bu noktadaki ithalatı Rusya’dan yapıyoruz, ikinci derecede İran’dan yapıyoruz. Azerbaycan’dan doğalgaz alıyoruz, Kuzey Irak’tan aynı şekilde alıyoruz. Bunun yanında Cezayir ve Katar’dan LNG alıyor. Bizim aldığımız yerler belli. DAİŞ’ten bizim bu şekilde petrol aldığımızı iddia edenler bu iddialarını ispatla mükelleftir. Aksi takdirde bu ülkeye kimse iftira atamaz, ben onları müfteri olmakla sıfatlandırırım” ifadelerini kullandı.

    “DAİŞ ÇIKARDIĞI PETROLÜ ESED’E SATIYOR ESED’E”

    “DAİŞ çıkardığı petrolü Esed’e satıyor Esed’e” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Destek verdiğiniz Esed’le bunları konuşun. Oraya satıyor, parayı oradan alıyor. Para kaynağı da belli zaten. Biz bu noktaya gelmek istemezdik. DAİŞ’in hem silah hem finans gücünün arkasında illa bir yer aranacaksa ilk bakılacak yer Esed rejimi olmalıdır, onunla birlikte hareket eden ülkeler olmalıdır. 120 ülke tarafından Suriye halkının gerçek temsilcisi olarak kabul edilen muhalif grupları hedef alanlar doğrudan DAİŞ’e destek vermektedirler. Oradaki ılımlı muhalefet neyin mücadelesini veriyor. Topraklarını katil Esed’den geri almanın mücadelesini alıyor. Esed devlet terörü estiren bir insandır. Şu anda kadar 380 bin insanı öldüren Esed’e karşı durmayanlar bilsinler ki tarihin önünde bunun hesabını veremeyeceklerdir.”

    “BU İZİNLERİ ÖNCEDEN VERİLMİŞ OTOMATİK BİR TEPKİDİR”

    “Paris’te öldürülenler için Ankara’daki kayıplarımız için bizim yüreğimiz yandı” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

    “Biz aynı hassasiyeti aynı şekilde Suruç’ta da gösterdik, Gaziantep’te de gösterdik ve bunları sürekli dillendirdik. Suriye topraklarında rejim ve terör örgütleri tarafından katledilen masumlar için de gösteriyoruz, herkesten de bunu bekliyoruz. Salı günü sabah saatlerinde Hatay’da yaşanan hadisenin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Şunu peşinen ifade etmek isterim ki bu kesinlikle Rusya’yı hedef alan bir olay değildir. Türkiye, Esed rejimine bağlı unsurlar ve terör örgütleriyle benzer sıkıntılar yaşamış bir ülke olarak kara ve hava sahalarının güvenliği konusunda teyakkuz halindedir. Daha önceden ilan ettiğimiz Rusya’ya da defalarca hatırlattığımız angajman kurallarımız gereği ülkemiz sınırlarının ihlaline aynında karşılık veriyoruz. Bu, izinleri önceden verilmiş otomatik bir tepkidir. Bunun bilinmesi lazım. Daha önce de buna benzer olayları bir, iki, üç, dört kez yaşadık. Salı sabahı da aidiyeti, milliyeti belli olmayan bir uçağın tüm ikazlara rağmen ısrarla sınırımızı ihlal etmesi üzerine bu kurallar işletilmiştir. Sınıra doğru gelen iki tane uçak ama milliyeti belli değil ve 5 dakika içinde 10 uyarı yapılıyor. Bakın şimdi onların sesli olarak bu uyarılar televizyonlarda Silahlı Kuvvetler tarafından yayınlanıyor. Uçağın hangi ülkeye ait olduğu ancak olaydan sonra anlaşılmıştır. İnanın bana Suriye’deki tüm hadiseler gibi bu olay da bizi ziyadesiyle üzmüştür. Çünkü biz en başından beri bölgede kimse ölmesin, kimsenin burnu kanamasın diye uğraşıyoruz, çaba gösteriyoruz. Konuyla ilgili teknik izahat Genelkurmay Başkanlığımız ve Dışişleri Bakanlığımız tarafından Rusya başta olmak üzere ilgili tüm ülkelere ve kurumlara yapılmıştır. Buna rağmen Rusya tarafından yapılan açıklamaları ve konuyla ilgili olmayan alanlarda ortaya konan tepkileri üzüntüyle takip ediyoruz.”

    “BİZ BÖLGEDE YENİ GERİLİMLER ÇIKARMAK DEĞİL BARIŞI VE HUZURU TEMİN ETMEK İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ”

    Türkiye’nin Rusya’yla stratejik ortaklığı olduğunu söyleyen Erdoğan, ancak bu birlikteliğin dayanışmayı gerektirdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı günü sabah saatlerinde Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesine ilişkin şöyle konuştu:

    “Bu birlikteliğimiz bizim birbirimizi bu anlamda tehdit etmemizi gerektirmez. Bu bizi üzmüştür. Kaldı ki aidiyeti, milliyeti belli olmayan uçakların uyarılmasına rağmen bizim hava sahamızı ihlal etmesi, daha önce bunun üç kez, dört kez yapılmış olması artık tabii ki bir güvenlik nedeniyle atılmış bir adımdır. Suriye ile bizim şu anda iç içe bulunduğumuz durum ortadadır. Biz bölgede yeni gerilimler çıkarmak değil barışı ve huzuru temin etmek için çaba gösteriyoruz. Çok yönlü ve çok güçlü ilişkilerimizin olduğu Rusya’yı herhangi bir sınır ihlali olmadan hedef almamız için sebep yoktur. Rusya ile Suriye politikasında anlaşamıyor olmamız başka bir şeydir, angajman kurallarımızın işletilmesi başka bir şeydir. DAİŞ’le mücadele gerekçesiyle başlatılan ama sadece muhalifleri hedef alan saldırılara karşı itirazlarımız elbette devam ediyor. Müttefik ülkelerle birlikte Cerablus’tan batıya doğru Suriye sınırlarımız boyunca insani güvenlik bölgesi oluşturma kararımız da aynı şekilde sürüyor. Dikkat edilirse bizim çabalarımız Suriye sınırlarımız DAİŞ’ten ve diğer terör örgütlerinden arındırma amacına yöneliktir. Esed rejimine karşı mücadele eden muhalif unsurların desteklenmesi uluslararası meşruiyet haiz bir çabadır. Esed rejimi ve terör örgütlerinin desteklenmesi ise tamamen ilgili ülkenin kendi kararıdır. Uluslararası meşruiyete sahip değildir. Buradan bir kez daha ifade ediyorum, biz Bayırbucak Türkmenleri ile Esed rejimine karşı mücadele eden ılımlı muhalifleri, ılımlı muhalif grupları destekliyoruz, destekleyeceğiz. Çünkü bunlar mazlumdur, mağdurdur, oradaki toprakların bunlar sahipleridir. Akrabayız ve onlar bizim soydaşlarımızdır. Ne Rusya’ya ne de başka herhangi bir ülkeye karşı doğrudan askeri müdahalemiz söz konusu değildir. Herkesten egemenlik haklarımızı bir defa gözetmesi ve bu haklarımıza hassasiyet göstermesini bekliyoruz. Tüm dünyanın bizim haklı olduğumuzu kabul ettiği bir hadisenin siyasi ve ekonomik ilişkilerimizi kapsayacak şekilde genişletilmesini de doğru bulmuyoruz. Aynı ihlal bugün yapılsa Türkiye yine aynı karşılığı vermek durumundadır. Bu konuda ihlale maruz kalan değil ihlali yapan ülkenin kendisini sorgulaması, hadisenin tekerrürünü önlemek için tedbirlerini alması lazımdır.”