Etiket:

  • Ünver, “ Türk Milleti Cumhuriyet ile yeni ufuklar açmayı sürdürecektir”

    Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, Türk Milletinin tarih sahnesinde yeniden dirilişi olarak da isimlendirilecek Cumhuriyetimizin, gerçekleştirdiği kurtuluş mücadelesinin eseri olduğunu belirtti.

    Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver , Cumhuriyetimizin kuruluşunun 93. yıldönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı.

    Ünver, mesajında bugüne kadar bir başka ülkenin boyunduruğu altında yaşamayan büyük Türk Milleti’nin, kahramanlıklarla dolu şanlı tarihinin tüm dünya insanlarına örnek olacak bir dünya medeniyeti kurduğunu kaydetti.

    Osmanlı İmparatorluğunun parçalanmasıyla birlikte döneminin her alanda gelişmiş ülkeleri tarafından hasta adam olarak değerlendirilen Türk Milleti’nin, yüreğinde yaşattığı iman gücünden aldığı güçle, büyük lider Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bir araya geldiğini dile getiren Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, yayımladığı mesajda şunları kaydetti: “Büyük Türk Milleti, her türlü imkansızlığa ve yokluğu rağmen, modern ve gelişmiş silah donanımına sahip ülkelere karşı büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun değerli silah arkadaşları ile birlikte verdiği Kurtuluş Savaşı ile tüm dünyaya büyük bir bağımsızlık örneği oluşturmuştur. Tarih boyunca şanlı zaferler kazanan büyük Türk Milleti, hiçbir zaman esaret altında yaşayamayacağını binlerce şehit vererek yeniden tüm dünyaya haykırdığı Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, Cumhuriyet’i kurarak taçlandırmıştır. Büyük Türk Milletinin tarih sahnesinde yeniden dirilişi olarak da isimlendirilen Cumhuriyetimiz, Kurtuluş savaşımızın bir eseridir. Cumhuriyet, tüm değerleri ile Türk insanına geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de yeni ufuklar açmayı sürdürecektir. Büyük Türk Milleti, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder, Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş medeniyet seviyesine, taviz vermeden ulaşacak güçtedir. Özellikle ülkemizin son yıllarda bir çok alanda gerçekleştirdiği dev atılımları, bunun en önemli göstergelerden birisidir. Bu vesile ile değerli vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramını tebrik eder, bizlere bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnet duygularıyla bir kez daha anıyorum.”

  • Acıkök: “ 2016 SEET Güneydoğu Avrupa Turizm Konferansı sektörümüzü canlandıracak”

    İşadamı Kenan Acıkök, 2016 SEET Güneydoğu Avrupa Turizm Konferansı’nda Türkiye adına turizm sektörünü canlandıracak görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.

    İşadamı Kenan Acıkök, Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver birlikte Belgrad’da toplanan 2016 SEET Güneydoğu Avrupa Turizm Konferansı’na katıldı. Dr. Akkan Suver ve Kenan Acıkök’ün birlikte katıldığı toplantıyı Sırbistan Turizm ve Telekomünikasyon Bakan Yardımcısı Dr. Renata Pindzo açtı. Toplantıya Montenegro, Makedonya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Çin Halk Cumhuriyeti, Hırvatistan, Slovenya, Almanya, Kore, Bulgaristan’dan temsilciler katıldı.

    Toplantıda edindiği izlenimleri paylaşan Acıkök, “Dünya ülkelerinin katıldığı konferansta turizmin barışa, istikrara olan önemi vurgulandı. Biz Konferansı Türkiye’nin turizm sektörünü canlandırması adına adımlar atılan bir toplantı olarak görüyoruz” dedi. Burada paylaşılan görüşlerin Avrupa ve dünya ülkeleri arasında turizm bağını artırıcı nitelikte olduğunu belirten Acıkök, “Türkiye’nin içerisinde bulunduğu durumun turizmi olumsuz yönde etkilemediğini gördük. İnsanlar diledikleri gibi gelip ülkemizde tatil yapıp zaman geçirebilirler. 15 Temmuz gibi talihsiz olayların ülkemizin ekonomisini olumsuz yönde etkileme amacıyla yapıldığını fakat bunun başarılı olmadığını anlattık.Temennimiz bu tarz organizasyonlarla Türkiye’deki olumlu havayı uluslararası mecralara da açılması yönünde.Turizm ülke ekonomisinin gelişmesinde önemli etkenlerden biridir. Turizm yapılan bölge, ekonomik olarak kalkınmakta ve gelişmektedir. Ülkemizde ağırladığımız turistlerin geri dönüşünde Türkiye’ye katkı sağlayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

  • AK Parti’den Kuşadası’nda “ Turizm İstişare Toplantısı “

    AK Parti il ve ilçe teşkilatı tarafından Kuşadası’nda turizm istişare toplantısı düzenlendi. Esnafın ve turizmcilerin sorunlarının Kervansaray ve Ticaret Odası’ndaki ile ayrı toplantıya AK Parti Aydın milletvekilleri Mehmet Erdem, Abdurrahman Öz ve Mustafa Savaş ile AK Parti Aydın ili Koordinatör milletvekili Ali Aşlık, AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, AK Parti Kuşadası ilçe Başkanı Ali Kara, parti yöneticileri, meclis üyeleri, Kuşadası Ticaret Odası Başkanı Serdar Akdoğan, Kuşadası Şoförler Odası Başkanı Hüsnü Öten, esnaf ve turizmciler katıldı.

    Sabah Saray Restaurant’ta yerel ve ulusal basın temsilcileriyle kahvaltıda buluşan AK Parti heyeti, daha sonra Kervansaray’da esnafın sorunları ve çözüm önerilerine yönelik istişare toplantısı yaptı. Milletvekilleri, esnafın sorunlarının çözümü için girişimde bulunacaklarını söylediler. Daha sonra Kuşadası Ticaret Odası’ndaki toplantıya katılan AK Parti heyeti burada da meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve turizmcilerin sorunlarını ve çözüm önerilerini dinledi.

  • Yrd.Doç.Dr. Üney: “ 3-4 yaşlarındaki çocuklarda kaybetme korkusu görülür”

    3-4 yaş çocukları, ilişki geliştirmiş olduğu kişi için kaybetme ya da ayrılık korkusu yaşayabildiklerini belirten Psikoterapist Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, genellikle anne, baba, büyükanne, ya da bakıcıdan ayrılık korkusu oluşabildiğini söyledi.

    Bağlanma, genelde çocuk ile yetişkin bir birey (çoğu zaman anne) arasındaki olumlu bağı ifade etmek için kullanılan bir terim olduğunu kaydeden Yrd.Doç.Dr. Üney, “Doğumla birlikte, bağlanma gelişmeye başlar. Esasen tüm yaşam boyunca; bebeklik, çocukluk, ergenlik ve hatta yetişkinlik döneminde bile bağlanma şeklimiz, neredeyse ilk bağlanma öykümüzün güvenli olup olması ile ilişkilidir. 3-4 yaş dönemi çocuklardaki kaybetme ve ayrılık konusu da, doğumdan bu yana oluşan bağlanma şeklinin bir nedenle problemli bir hal alması ile oluşur” dedi.

    Anne, baba veya bakım veren her kimse çocukla üç tür bağlanma gerçekleştiğine dikkat çeken Üney, “Bunlar güvenli, kaygılı ya da kaçıngan bağlanma olarak adlandırılırlar. Güvenli bağlamada; çocuk bağlandığı kişiden ayrıldığında huzursuz olur. Ancak o kişi geri döndüğünde ise neşelenir, ebeveynini olumlu davranışlar ile karışılar. Güvenli bağlanmış olan çocuklar, bağlandıkları bireylere güvenirler ve bunun sonucu olarak kendilerini güvende hissederler. Bağlandıkları yetişkin; bir süre ortamda olmadığında çocuk mutsuz olsa da yetişkinin geri döneceğine dair güveni vardır. Bu çocuklar korktuklarında ve kaygılandıklarında, yetişkin geri döndüğünde kolaylıkla yatıştırılabilirler. Kaygılı bağlanma durumunun nedeni annenin istikrarsız davranmasıdır. Anne bazen çocuğunun ihtiyaçlarını karşılarken bazen meşguliyeti nedeniyle karşılamaz ya da karşılayamaz. Kaygılı bağlanmış çocuklar, bağlandıkları kişiden yani anneden ayrıldıklarında çok huzursuz olurlar, ağlama nöbetleri oluşabilir. Anne geri döndüğünde dahi sakinleşmekte zorlanırlar. Yabancılara karşı şiddetli şüphe davranışı gösterebilirler. Kaçıngan bağlanan çocuklar, anneyi ya da bakım veren kişiyi yok sayma eğilimindedirler. Bakım veren kişi ile tanımadığı birini seçme durumuyla karşı karşıya kaldıklarında, herhangi birini seçme yönünde davranış göstermezler. Çoğunlukla fiziksel istismar ya da duygusal olarak ihmal edilmiş çocuklarda bu durum sık görülür. Çocuk bağlandığı kişiden zarar görmemek için ilişkiye girmez. Bakım veren kişi tarafından sakinleştirilemezler” diye konuştu.

    “3-4 yaş dönemi çocuklar anne ve babayı taklit eder”

    3-4 yaş dönemi çocukları bağımsız davranmaya eğilimli oldukların söyleyen Üney, “Anne ve babalarını taklit etmeye onların giyimlerine özenmeye başlarlar. Evcilik oyunu oynarlar. Evcilik oyununda anne baba rollerini taklit etme bu dönemin özelliklerindendir. Her şeyi keşfetmeye çalışırlar, bağımsız hareket etmek isterler. Hayali oyunlar oynarlar. Meraklıdırlar, sürekli soru sorarlar. Uyumadan önce anne-babayı yanında ister. Olumsuz tutturmacı ve inatçı davranışlar sergileyebilirler. Duygusal tepkilerinin gelişmesiyle, tüm duygu türlerini yaşarlar. Korku ve kaygı, kıskançlık, öfke ve sevinç sıklıkla gözlenir. Belki de bu dönem çocuğunun en önemli özelliği, kaygı ve korkuyla tam anlamıyla tanışmasıdır” ifadelerini kullandı.

    “3-4 yaşlarında ki çocuklarda ayrılma kaygı bozukluğu görülebilir”

    3-4 yaşlarındaki çocuklar kaybetme ve ayrılık korkusu yaşayabileceklerini kaydeden Üney, “Bu yaşlarda çocuk için; anne, baba veya bakıcı güvenli bir liman olarak değerlendirilir. Hatta bu nedenle çocuk annenin kucağındayken; herhangi bir kişi onu sevme niyetiyle kucağına almaya kalktığında, gitmek istemez ve huysuzlaşır. Bunun bir başka görüntüsü de gece yarısı veya sabah çocuk uyandığında, anne babasının yatağına gider. Bu dönemin önemli özelliklerinden biri de çocuğun hayal kurabilmesidir. Bu sayede kısa süreli ayrılıklarda; çocuk anne veya babasının hayalini kurarak, ayrılıkla baş edebilir. Hatta hayal kurma sayesinde; bu yaşlardaki çocuk, anne ve babasından birkaç haftalık ayrılığa tahammül edebilir. Bazen çocuk, bu dönemin önemli sorunlarından olan ayrılık ve kaybetme korkusunu şiddetli yaşayabilir. Bu durumda çocukta ayrılma kaygı bozukluğu (seperasyon anksiyetesi) gelişebilir. Bu problemi olan çocuklar, yapışarak, ağlayarak, yalvararak ya da bedensel yakınmalar (karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı gibi) göstererek ayrılığa direnç gösterirler. Bu en az dört hafta sürer. Özellikle kreşe veya okula başlayan çocuklarda sık görülür” dedi.

    3-4 yaş çocuklarında kaybetme ya da ayrılık korkusunun görülme nedenleri

    Yrd.Doç.Dr. Rıdvan Üney, 3-4 yaşlarında ki çocuklarda kaybetme yada ayrılık korkusunun görülme nedenlerinin başında kreşe başlama olduğunu belirterek diğer nedenleri şöyle sıraladı: “Bakıcı değişimi, Anne baba çatışmaları, Anne baba ayrılığı, İlgisiz anne-baba tutumu, Çocuğa verilen sözlerin tutulmaması, Çocuğa yalan söyleme, Ebeveynlerden birinin kaybı. Bu nedenler kaybetme yada ayrılma korkusunun en sık nedenleri olarak sayılır” diye konuştu.

    3-4 yaşındaki çocuklar, kreşe başladıklarında ya da bakıcıya bırakıldıklarında doğal olarak korktuklarını ifade eden Üney, “Ama ebeveynleri verdikleri sözü tutar ve geleceklerini söyledikleri saatte gelirlerse, çocukların kaygı ve korkuları azalır. Bu yaşlarda çocuklar ölüm gerçeğini tam olarak anlayamazlar. Ölümü algılayamasa da anne ya da babasının kaybolması, onu endişeye sevk eder. Bunların dışında 3-4 yaş çocuklarında, kalabalık yerlerde dolaşırken anne veya babasını kaybetme korkusu oldukça belirgindir. Çocuk adeta ebeveynine yapışır. Boşanma durumunda ebeveynlerden birinin evi terk etmesi sonucu, çocuk aşırı endişe yaşayabilir” ifadelerini kullandı.

    3-4 yaşlarında ayrılık ya da kaybetme korkusu yaşayan çocukların ebeveynlerine öneriler

    Üney., “3-4 yaş çocuğunu kreşe ya da bakıcıya bıraktığınızda; en azından ilk günlerde orada biraz zaman geçirin. Çocuk oraya alıştıktan sonra, yani oranın güvenli bir ortam olduğuna ikna olmasını sağladıktan sonra ayrılabilirsiniz. Çocuğunuzu yuvadan ya da bakıcıdan aldığınız saatlere özen gösterin. Hep aynı saatte bırakıp, hep aynı saatte alın. Böylece çocukta endişenin gelişmesini engelleyebilirsiniz. Yani ’annem ya da babam beni terk etmedi onlara güveniyorum’ duygusu gelişir. Çocuğunuzu terk etmekle tehdit etmeyin. Yabancı bir ortamda yaramazlık yapan çocuklara, bazen anneleri ’seni burada bırakır giderim’ diyerek tehditte bulunurlar. Bu çocuk için büyük endişe yaratır. Çocuklarınızla güven ilişkisi oluşturmaya özen gösterin. Güven ilişkisi her dediklerini yapmak anlamına gelmez. Hediye veya rüşvet vererek güven ilişkisi kurulmaz. Korku hissettiğinde, ağladığında onu yatıştırın. Bu konuda istikrarlı davranın ki, sizin davranışlarınızın devamını ve sürekliliğini gören çocuk, hem size hem de kendisine güvenini geliştirsin. Eğer onu bırakıp dışarıda uzun zaman geçirecekseniz ya da bir seyahate gidecekseniz, döneceğiniz zamanla ilgili açık olun. Onu kandırmaya kalkmayın. Bazı ebeveynler çocukları ağlamasın diye yalan yöntemine başvururlar. Eğer birazdan geleceğim deyip saatlerce ya da birkaç gün dönmezseniz onun güvenini sarsarsınız. Sonuç olarak çocuğunuzda yoğun endişe oluşturursunuz. Hem size, hem kendisine, hem de ileri ki zamanlarda dünyaya güveni zedelenecektir. Anne baba boşanmışsa; evde yaşamayan ebeveyn çocuğunu belirli aralıklarla görmelidir. Ancak bu görüşmelerin hep aynı zamanlarda olması önemlidir. Söz verip gelmeyen ya da görüşme saatlerine özen göstermeyen ebeveyn çocukta ayrılık ve kaybetme korkusu oluşumuna neden olacaktır” şeklinde konuştu.

  • Milletvekili Şahin: “ FETÖ örgütü liderine de bir ada buluruz”

    AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, FETÖ terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in, terörist başı Abdullah Öcalan ile arasında bir fark olmadığını ve Türkiye’ye geldiğinde ona da bir ada bulacaklarını söyledi.

    Türkiye’nin dört bir yanında devam eden demokrasi nöbetleri, Karabük meydanında aralıksız sürüyor.

    FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz’da gerçekleştirdiği başarısız darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydana dökülen vatandaşlar, demokrasi nöbetini sürdürüyor. Darbe sürecini kınayan vatandaşlar, idam kararına ise tam destek veriyor.

    Karabük kent meydanında toplanan vatandaşlara hitaben konuşan AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, zaman zaman ihanetlere uğramış olan Türk milletinin 15 Temmuz’da çok çirkin ve çok şerefsiz bir ihanetle karşı karşıya kaldığını söyledi.

    FETÖ terör örgütünün PKK ile arasında ne fark var diye soran Şahin, “ Terörist başı Abdullah Öcalan ile Fethullah Gülen arasında ne fark var, fark mı var.? O nedenle PKK terör örgütünün terörist başının lideri Abdullah Öcalan nasıl İmralı’da cezasını çekiyor. FETÖ terör örgütünün başı Fehullah Gülen de Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti’nin uğraşları sonucu inanıyorum ki, Türkiye’ye iade edilecektir. O da Türkiye’ye gelecek bağımsız yargı organları karşısında yargılanacak ve Türkiye’ye, milletimize karşı girişmiş olduğu bu hainane eylemlerinin hesabını verecektir. Fethullah Gülen Türkiye’ye iade edildiğinde ona da uygun bir ada buluruz. Hatta Abdullah Öcal ile komşu olmasını gönlümden geçiriyorum. Ona en uygun ada hayırsız adadır. İmralı’nın hemen yanındaki hayırsız ada” dedi.

    Milletvekili Şahin’in konuşması sık sık ‘İdam İsteriz’ sloganları ile kesildi.