Etiket: 130.

  • 130 bin lirayı dolandıran şebekenin elemanı tutuklandı

    Samsun’un Bafra ilçesinde bir vatandaşın emekli ikramiyesi olan 130 bin lirayı dolandıran şebekenin elemanı mahkemece tutuklandı.

    Çilhane Mahallesi’nde oturan ve 3 ay önce emekli olan 54 yaşındaki Zafer Çağlayan’ın emeklilik parası 130 bin lirayı dolandırdıktan sonra başka bir şahsı dolandırmak üzere iken Bafra’da İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri tarafından yakalanan Urfa merkezli dolandırıcılık şebekesinin elemanı H.C.(17), polisteki işlemlerinin ardından Bafra Adliyesine sevk edildi.

    Zanlı, mahkeme tarafından tutuklanarak Bafra T Tipi Cezaevine gönderildi.

  • 130 bin lirayı dolandıran şebekenin elemanı yakalandı

    Samsun’un Bafra ilçesinde bir vatandaşın emekli ikramiyesi olan 130 bin lirayı dolandıran şebekenin elemanı yakalandı.

    Çilhane Mahallesi’nde oturan ve 3 ay önce emekli olan 54 yaşında ki Zafer Çağlayan’ın emeklilik parası 130 bin lirayı dolandıran şebekenin elemanı Bafra’da yakalandı. Son zamanlarda Bafra’da artan telefon dolandırıcılığı olaylarını çözmek için sıkı bir çalışma başlatan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri izledikleri onlarca MOBESE kameralarından Zafer Çağlayan’ın emeklilik parası 130 bin lirayı dolandıran şahsın eşkalini belirledi. İlçe merkezinde şahsı yakalamak için çalışma başlatan ekipler Urfa merkezli dolandırıcılık olayları için Urfa Akçakaleden Bafra’daki elamanını Altınkaya Mahallesi Yavuz Sultan Cami yanında bir başka vatandaşı dolandırmaya çalışırken yakalandı. Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan 17 yaşındaki H.C. emniyete götürüldü.

    Dolandırıcılık olayını merkezi Urfa Aşkale

    Gözaltına alınan H.C. poliste suçunu itiraf ederek emekli Zafer Çağlay’ın evinden aldığı 90 bin lirayı Urfa’ya havale ettiğini söyledi. Urfa Aşkale’den önceden belirlenen şahısları telefonla arayarak kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıktan sonra parayı almak için Bafra’ya gönderdikleri elamanla insanları dolandıran şebekenin elamanı H.C.’nın aynı suçtan 110 gün cezaevinde kaldığı ve yeni çıktığı öğrenildi.

  • 130 derece sıcağın başında oruç tutuyorlar

    Van’ın Edremit Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı asfalt ekipleri, bunaltan sıcağa rağmen Ramazan ayında hem oruç tutup hem de 130 derece sıcağın karşısında yolları asfaltlıyor.

    Vatandaşlara en iyi hizmeti vermek amacıyla yol asfaltlama çalışmalarını aralıksız sürdüren Edremit Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı asfalt ekipleri, bunaltan sıcağa rağmen Ramazan ayında hem oruç tutup hem de yolları asfaltlıyor. Son günlerde mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcak hava hayatı olumsuz etkilerken asfalt ekibi, bir yandan olumsuz hava koşulları diğer yandan çalıştıkları ortamın getirdiği zorlukla mücadele ediyor. Asfalt işçileri hava sıcaklığının 25 dereceyi bulduğunu ve asfalt sıcaklığının ise 130 derece olduğunu belirterek, vatandaşa hizmet etmek için çalışmak zorunda olduklarını belirtti. Ramazan ayında kendilerini en çok zorlayan şeyin susuzluk olduğunu belirten Mehmet Beşir Atalay isimli işçi, “Bazen susuzluk bizi zorluyor ama açlıkta sıkıntı yok. Vatana, millete hizmet olsun diye her yerde çalışmaya gönülce razıyız. Bunun yanında bitecek yollar var. onun için çalışmaları durduramayız” dedi.

    Oruç tutmanın İslam’ın beş şartından biri olduğunu ifade eden Veysel Şimşek isimli işçi ise “Ramazan ayında güneşin sıcaklığı ve asfaltın sıcaklığı bizi etkilese de, zorlasa da ki bazen zorlanıyoruz ama İslam’ın şartlarından biri de oruç olduğu için orucumuzu tutmaya çabalıyoruz. Arkadaşlarımızın hemen hemen hepsi de oruçlarını tutuyor ve gayet güzel geçiyor” ifadelerini kullandı.

    Edremit Belediyesi Fen İşleri yetkilisi de, “Bu Ramazan ayında, bu sıcak vakitlerde arkadaşlarımız dur durak bilmeden çalışmalarına devam ediyorlar. Bu asfaltın belediyemize gelmesinde vesile olan Ankara Büyükşehir Belediyesine ve özellikle bu sıcakta, Ramazan ayında özverili bir şekilde çalışan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

  • Türkiye 2016 yılında 130 milyon ton petrol eş değerinde enerji tüketti

    Enerji politikaları, İzmir Ekonomi Üniversitesinde (İEÜ) düzenlenen 6. Enerji Yönetimi ve Politikaları çalıştayında ele alınırken, toplantıda Türkiye’nin 2016 yılında 130 milyon ton petrol eş değerinde enerji tükettiğine dikkat çekildi.

    6. Enerji Yönetimi ve Politikaları çalıştayı İzmir Ekonomi Üniversitesinde (İEÜ) yapıldı. Programda, Türkiye’nin 2016 yılında 130 milyon ton petrol eş değerinde enerji tükettiği, bunun yüzde 86’sını fosil yakıtların oluşturduğu belirtildi. Çalıştayda, Türkiye’nin sürdürülebilir ve öngörülebilir enerji piyasa yapısına kavuşturulması gerektiği vurgulandı.

    Etkinliğin açılışında konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Doğalgaz Meclisi Başkanı İbrahim Akbal, doğalgaz piyasasında serbest piyasa modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Rekabet ortamını özel sektörün payını arttırarak, ithalatı serbestleştirerek ve en önemlisi de fiyatlandırmada doğalgazın maliyetini dikkate alarak oluşturabiliriz. Avrupa’nın en ucuz gaz ve elektriğini biz tüketiyoruz. Bir diğer deyimle gazın ve elektriğin üzerinde görünmeyen bir destek var. Biz tüketiciler bundan istifade ediyoruz. Ama bunu yaparken piyasanın gelişiminin de önünü tıkıyoruz. Kapıları biraz açıp piyasayı hızlandırmamıza ihtiyaç var. Devlet şirketi BOTAŞ’ın ayrıştırılması projesi var. Tamamlanacağını ümit ediyoruz” dedi.

    “Tüketimin yüzde 86’sı fosil yakıtlardan oluşuyor”

    Enerji sektörünün son yıllarda gelişim ve değişim sürecine girdiğini, bazı ithalatçı ülkelerin ihracatçı konuma geçtiğini vurgulayan Akbal, şunları söyledi:

    “ABD kaya gazından üretimiyle ihracatçı potansiyeline erişti. Mısır ise yeraltı rezervlerindeki aksamaları nedeniyle doğalgazda ihracatçılıktan ithalatçı konuma dönüştü. Enerji talebi de batıdan doğuya doğru kayıyor. Dünyada geçen yılın verilerine göre 13 milyar ton petrol eş değeri enerji tüketildi. Bunun yüzde 86’sını fosil yakıtlardan oluşturdu. 2035’te yüzde 30 artış ile 17 milyar ton petrol eş değere ulaşacağı hesaplanıyor. Türkiye’deki tüketim ise 130 milyon ton petrol eş değeriyle dünyanın yüzde 1’i kadar. Dünya ile aynı oranda tüketimin yüzde 86’sı fosil yakıtlardan oluşuyor.”

    Akbal, Türkiye’de elektrikte özel sektör payının yüzde 62 ile 78 bin megavata ulaştığını; ancak doğalgazda bu oranın yüzde 20’nin üzerine çıkamadığını söyledi. Geçen yılın verilerine göre elektrik piyasasının 55-60 milyar TL, doğalgaz piyasasının 48-50 milyar TL, petrol ve akaryakıt piyasasının ise 130 milyar TL seviyesinde olduğunu kaydeden Akbal, bunun toplamda gayri safi milli hasılanın yüzde 10’nunu temsil ettiğini ifade etti.

    Yatırımcının istikrarlı, güvenilir, yarınından emin olunacak bir piyasaya geleceğine dikkat çeken Akbal, “En büyük sıkıntımız sürdürülebilir ve öngörülebilir bir piyasa yapısına hala kavuşamamış olmak. Enerji Piyasaları İşletme A.Ş’nin (EPİAŞ) girişimleriyle önümüzdeki sene inşallah doğalgazda da bir piyasasının düzenleneceği biliyoruz. Türkiye, doğalgaz borularına köprü olmak yerine enerji merkezi, ticaret merkezi haline gelmeyi mutlaka takip etmek ve başarmak zorundadır” diye konuştu.

    Petrol Platformu Derneği (PETFORM) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Çamcı da, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Avrupa bölgesinde referans fiyatları belirleyen bir doğalgaz ticaret merkezi olabileceğini, iç piyasa düzenlemelerinde hızlı hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Doğalgaz Dağıtıcıları Birliği Derneği (GAZBİR) Başkanı Yaşar Arslan ise Türkiye’nin yüzde 6 büyümek zorunda olduğunu, bunda enerjinin payının da bulunduğunu ifade ederken, İEÜ Sürdürülebilir Enerji Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu da, enerjiyi sosyal bilimler açısından incelediklerini, enerji politikası, ekonomi, modellemesi çalışmaları yaptıklarını aktardı.

  • 4 ayda 130 ton kaçak çay ele geçirildi

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı Gümrük Muhafaza ekiplerince 2017 yılı başından bu yana yürütülen operasyonlarda toplam 130 ton kaçak çay ele geçirildi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, çay kaçakçılığı ile mücadele kapsamında yılbaşından bugüne kadar 130 ton kaçak çay ele geçirildiği belirtildi. 2017 yılının ilk dört ayı içerisinde ele geçirilen kaçak çayın 2016 yılı içerisinde Gümrük Muhafaza ekiplerince yakalanan toplam çay miktarının yüzde 73’üne tekabül ettiği kaydedildi. Geçtiğimiz yıl sınır kapıları ve ülke içerisinde düzenlenen operasyonlarda 3 milyon 903 bin TL değerinde 176,3 ton kaçak çay ele geçirilmişti.

    Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü tarafından çay, kahve, sigara, alkollü içki, elektronik eşya gibi vergileri fazla olduğu için ülke içerisinde bırakılma riski yüksek eşya taşıyan tüm transit taşıtlar, ülkede kaldıkları süre boyunca Araç Takip Sistemi ile takibe alınıyor. Aracın güzergah ihlali yapması, uzun süre belirli bir yerde duraklaması veya Araç Takip Sistemi mobil ünitesinin sökülmesi halinde alarm veren sistem, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Komuta Kontrol Merkezi ve gümrük idarelerince 7/24 esasına göre izleniyor. Herhangi bir şüphe halinde mobil ekiplerce araca müdahale ediliyor. Bu sayede araçta bulunan çayı iç piyasaya sürüp yerine saman, kuru ot, kum gibi eşyaları koyarak gümrük idarelerini yanıltmaya teşebbüs edenler anında tespit ediliyor. İlaveten araç ve konteyner tarama sistemleri ile Bakanlığın Köpek Eğitim Merkezinde yetiştirilen çay dedektör köpekleri, zula tabir edilen gizli bölmelere saklanmış kaçak çayın tespitinde önemli rol oynuyor. Beşeri kapasitenin artırılması amacıyla Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün de katkılarıyla düzenlenen personel eğitimleri ile çay kaçakçılığına ilişkin farkındalığın artırılması ve değişen çay kaçakçılığı trendlerine karşı önlem alınması hedefleniyor.

    Yılbaşından bu yana Irak, İran, Gürcistan, Bulgaristan, Yunanistan sınırında yer alan gümrük kapıları, bazı limanlar ve havalimanlarında yüksek miktarlı çay ele geçirildi. Gümrük Muhafaza ekiplerince Habur, Gürbulak, Hamzabeyli, İpsala, Sarp Sınır Kapıları, Mersin Limanı, Esenboğa Havalimanı ve Van’da yürütülen operasyonlarda risk analizi ve şüphe üzerine durdurulan tır ve konteynerler ile yolcu bagajlarında yapılan aramalarda toplam 130 ton sahte ve kaçak çaya el konuldu. Ele geçirilen çayların genellikle İran veya dünya çay üretiminde önde gelen ülkelerden olan ve kamuoyunda Seylan çayı olarak bilinen Sri Lanka menşeili çaylar olduğu belirtildi.