Etiket: 10’unu

  • Bakan Pakdemirli: “Bugün başlayan 11 orman yangınının 10’unu kontrol altına aldık”

    Bakan Pakdemirli: “Bugün başlayan 11 orman yangınının 10’unu kontrol altına aldık”

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bugün başlayan 11 orman yangınının 10’unun kontrol altına alındığını açıkladı.

    Bakan Pakdemirli, sosyal medya hesabından orman yangınlarına ilişkin paylaşımda bulundu. Bir kıvılcım ile geleceği yakmayın uyarısı yapan Pakdemirli, “Bugün başlayan 11 orman yangınının 10’unu kontrol altına aldık. Kahramanlarımız, #Denizli ve #Hatay yangınlarına büyük bir özveriyle mücadeleye devam ediyorlar” ifadelerine yer verdi.

  • Her 100 Alman’dan 10’unu Türkler giydiriyor

    Almanya’da her 100 kişiden 10’unu giydiren Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, Almanya’da düzenlenen Munich Apparel Source Fuarı’na katılarak koleksiyonlarını tanıttı ve yeni ticari bağlantılarla yurda döndü.

    Dünyanın en büyük kumaş fuarlarından biri olan Munich Fabric Start Fuarı ile eş zamanlı düzenlenen, Munich Apparel Source Fuarı’na Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (EHKİB) Türkiye Milli Katılım Organizasyonu ile 14 Türk firması katıldı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, büyük ziyaretçi çeken dünyanın en büyük kumaş fuarlarından biri olan Munich Fabric Start Fuarı’nın girişine kurduğu özel tasarım mağaza ile Türk hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinin Türkiye standı dışında farklı bir noktada daha Almanların beğenisine sundu.

    “İhracatımız siyasi gelişmelerden etkilenmedi”

    Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün, Almanya’nın Avrupa’daki en büyük tedarikçisi olduğunu ve yüzde 10 pazar payına sahip olduğunu belirten Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler, dünya genelinde ise Çin ve Bangladeş’in ardından üçüncü sırada yer aldıklarını, Almanya pazarına yoğunlaşarak birinci sıraya çıkmak istediklerini kaydetti. Son dönemde Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi gerilimin ihracat rakamlarına yansımayacağına inandıklarını dile getiren Kızılgüneşler, “Türkiye ile Almanya arasındaki tarihi bağlar çok güçlü. Almanya’da 3 milyonu aşkın Türk kökenli insan yaşıyor. Türkiye’nin Almanya’ya yaptığı ihracat rakamlarına baktığımızda ihracat rakamlarının siyasetten etkilenmediğini görüyoruz. Türkiye’den Almanya’ya yapılan ihracat 2017 yılının ocak-ağustos döneminde yüzde 7’lik artışla 9 milyar 601 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde hazır giyim ihracatımız ise yüzde 1 artışla 2 milyar 163 milyon dolara çıktı. Munich Apparel Source Fuarı’na önümüzdeki yıllarda katılmaya devam edeceğiz ve Almanya pazarındaki konumumuzu güçlendireceğiz” diye konuştu.

    EHKİB Başkanı Kızılgüneşler, dünyanın en büyük kumaş fuarlarından biri olan Munich Fabric Start Fuarı’nın girişine kurdukları özel tasarım mağazayla Türk firmalarının ürünlerinin ikinci bir noktada tanıtımına da fırsat sağladıklarını sözlerine ekledi.

    “Türk hazır giyim sektörü her 100 Alman’dan 10’unu giydiriyor”

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Tanıtım Komitesi Başkanı Elvan Ünlütürk, Munich Apparel Source Fuarı kapsamında Avrupalı ithalatçılara Türkiye’nin hazır giyim ve tekstil sektörlerindeki avantajlarını anlatan bir sunum yaptı. Avrupa’nın en büyük iplik, ev tekstili ve kumaş üretim kapasitesinin Türkiye’de olduğu bilgisini paylaşan Ünlütürk, “Türkiye, dünyanın 3. büyük çorap tedarikçisi, 6. büyük dokuma kumaşı tedarikçisi, 5. büyük örme kumaş tedarikçisi, en büyük 4. havlu tedarikçisi, dokuma halı üretiminde dünya lideri, 60 binden fazla giyim ve tekstil şirketi, 1 milyondan fazla kişiyi istihdam ediyor. Türkiye güçlü ve yaygın ulaşım ağına sahip. Hızlı moda için iyi düzenlenmiş iş modeline sahip. Kendi koleksiyonlarını hazırlayabilen tasarım ofislerine sahip ihracatçı firmaları sayesinde 4 hafta içinde Avrupa’nın siparişlerini teslim edecek kapasiteye sahip. 31 farklı şehirde 46 üniversitede moda tasarım ve 13 tekstil mühendisliği bölümü ile nitelikli iş gücünü barındıran bir endüstriyiz” dedi.

  • 15 Temmuz gecesi sahil güvenlik botuyla denize açılan yüzbaşı: “Ankara’dan cephaneliğin yüzde 10’unu kullanarak atış yapmam istendi”

    Zonguldak’ta 15 Temmuz gecesi emrindeki sahil güvenlik botuyla denize açılan yüzbaşı O.M., kendisini Ankara’dan arayan bir binbaşı tarafından cephaneliğin yüzde 10’unu kullanarak atış yapması istendiğini anlattı. 16 saat süren duruşmada yüzbaşı da dahil 4 rütbeli askerin tutukluluk halinin devamına karar verilirken aralarında astsubay ve uzman erbaşların bulunduğu 4 tutuklunun tahliyesine karar verildi.

    Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianameye göre “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak”, “Silahlı terör örgütüne üye olmak”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçlamasıyla 8’i tutuklu 11 askeri personelin yargılanmasına başlandı.

    15 Temmuz gecesi whatsapp mesaj grubundan bütün bot komutanlarına hitaben personeli gemilere toplaması yönünde emir verildiğini anlatan tutuklu yüzbaşı O.M., darbe girişiminin yaşandığı gece kanuna uygun emirleri uyguladığını söyledi.

    “Hareketlenmenin denizden daha iyi gözlemlenebileceğini düşündüm”

    Olay gecesi eşi ile dizi izlediğini anlatan tutuklu yüzbaşı O.M., kendisine gelen mesaj üzerine limanda bulunan birliğe gittiğini anlattı. Kendisine verilen emrin görev alanı ile ilgili bir iş olması sebebiyle emri sorgulamadığını ifade eden yüzbaşı O.M., şöyle devam etti:

    “Olay gecesi 23.50 sıralarında Amasra Grup Komutanlığı bağlıları olarak, grup komutanımızın içinde bulunduğu Whatssap mesaj grubuna bot komutanlarına hitaben personeli gemilere toplanması yönünde emir verildi. Ben de bunun üzerine ikinci komutanımı arayarak personelin gemide toplanması emrini verdim. İçişleri Bakanlığı tarafından denize kıyısı olan şehirlerde birtakım hareketlenmelerin denizden daha iyi gözlemlenebileceği, aynı zamanda gemi emniyetinin de liman dışında daha iyi sağlanabileceğini düşündüğünden denizcilik tabiriyle 00.40 da limandan avara (ayrılma) olduk. Ben askerlik görevim boyunca verilen emri sorgulamamayı öğrendim. Verilen emir görev alanımla ilgili bir iş olduğundan bu emri sorgulamadım. Başka bir yere gitmem istenseydi zaten bunu kabul etmezdim. Hareket ettiğimizde gözcülük görevi yapan personele olağan dışı bir durum olursa haber vermelerini söyledim. Fener semti ile Milli Egemenlik Caddesi hizasında 3-4 kilometre açıkta denizde 10 kere gidip gelmişizdir. Seyir yaptığımız süre içerisinde limana giriş ya da çıkış yapmak isteyen olmadı.”

    “Ankara’dan sıkıyönetim direktifi adı altında yazılı emir mesajı geldi”

    Olay gecesi 01.30 sıralarında gemide bulunan mesajlaşma sistemine Ankara Sahil Güvenlik Komutanlığından sıkıyönetim direktifi adı altında yazılı emir mesajı geldiğini de anlatan yüzbaşı O.M., “O ana kadar herhangi bir sorun yaşanmadı. Emrin bizi suça sürükleyebileceğini, darbe girişiminin yanında olmuş gibi gösterilebileceğini düşünerek limanı kapatmak gibi şeyler yapmanın sıkıntılı olabileceğini düşünerek; limana giderek emniyeti almanın mantıklı olabileceğini düşündük. Bu sırada emniyetten deniz polisi ile de irtibatta olduk. Ben limana dönüş yaptığım sırada 02.00 sıralarında bütün komutanlarının konuş limanlarına dönmesi yönünde emir verildi. Aynı zamanda Amasra Grup Komutanlığı Harekat Merkezi botların limanlara dönmesi emrini tekrarladı. Saat 02.20 gibi limana giriş yaptık” dedi.

    ’Görüntü maksatlı atış yapın’ emri

    15 Temmuz gecesi limana yanaştıktan sonra Ankara’dan bir binbaşının resmi görev telefonunu arayarak görüntü maksatlı atış yapılması emri verdiğini söyleyen yüzbaşı O.M., “Sabah 05.00’a kadar subay salonunda televizyon izledim. Sonrasında istirahat için kamarama çekildim. Bu arada resmi görev telefonumla Ankara’dan arandım. Karşıdaki kişi kendisini binbaşı olarak tanıttı. ‘Cephanenin yüzde 10’ununu kullanarak görüntü maksatlı atış yapın’ diye söyledi. Kendisine kim olduğunu sordum. Vardiyada görevli olduğunu söyleyerek emir verdi ve binbaşı olduğunu söyledi. Grup komutanımı arayarak bilgi verdim. Ankara’dan bazı rütbelilerin çeşitli bot komutanlarını aradığı ve bu emirlere kesinlikle uyulmaması gerektiği söylendi” ifadelerini kullandı.

    Personeli geminin birlik emniyeti için topladığını söyleyen O.M., “Bana gelen yasal emirleri uyguladım. Farklı bir kanaldan emir almadım. Herhangi bir terör örgütü üyeliği iddiasını kabul etmiyorum. Liman önünde herhangi bir devriyenin sorun teşkil ettiğini düşünmüyorum. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Kanunsuz emirleri kabul etmedim. Kanuna uygun emirleri yaptım” diye konuştu.

    Yüzbaşı ve üç rütbelinin tutukluluğunun devamına karar verildi

    Mahkemede tutuklu sanıklar uzman erbaş Ö.B., astsubay E.B., üsteğmen O.Ö., astsubay G.Ö., astsubay H.K., astsubay S.B., astsubay B.K. ile astsubay Ö.K., uzman erbaş A.P., uzman erbaş A.D. de olay gecesine ilişkin savunma yaptı. Yaklaşık 16 saat süren duruşmada tanıklar da dinlendi. Tutuklu sanıklardan uzman erbaş Ö.B., astsubaylar E.B. ve H.K. ile B.K.’nin adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine karar verildi. Yüzbaşı O.M. ile üsteğmen O.Ö. ve astsubaylar G.Ö. ve S.B.’nin tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

  • Kazancının Yüzde 10’unu Sokak Hayvanlarına Bağışlıyor

    Eskişehir’de bir işletme sahibi, hayata geçirdiği kampanya ile kazancının yüzde 10’unu sokak hayvanları yararına bağışlıyor.

    Arifiye Mahallesi Köprübaşı Caddesinde bulunan bir cep telefonu bayisinde, sokak hayvanları için örnek teşkil edecek kampanya düzenlendi. Bayi işletmecisi, kışın yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar için kazandığı paranın yüzde 10’unu bağışlıyor. İşletmede yapılan her 10 TL’lik alışverişte 1, 100 liralık alışverişte 10, bin liralık alışverişte ise 100 TL sokak hayvanları yararına kumbaraya atılarak mama ihtiyacı karşılanıyor. Bayi kapısına asılan yazıyla dikkat çeken işletmeci, böylelikle hem sokak hayvanlarının kışın yiyecek ihtiyacını karşılıyor hem de hayvan sever vatandaşları bilinçlendiriyor. Bağış kampanyasını öğrenen bazı müşteriler ise, kumbaraya bağışlarını kendi elleriyle atıyor.

    Kışın sokak hayvanlarının beslenme zorluğuna dikkat çeken cep telefonu bayi işletmecisi Bülent Sal, “Sokak hayvanlarının kışın yiyecek bulamadıklarını hepimiz biliyoruz. Bunlara bir faydamız olsun diye, yeni açtığımız mekanda böyle bir kampanyaya karar verdik. Yapılan her 10 TL’lik alışverişin 1 lirasını dostlarımıza mama parası olarak ayırıyoruz. Kumbaramızda biriktirdiğimiz bu paralarımızı da Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Eskişehir Bölge Temsilcisine kumbaramızı makbuz karşılığında teslim edip, sürekli olarak devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

    “GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ KAMPANYA 1 LİRAYA BAĞLI DEĞİL”

    Sal ayrıca, gerçekleştirdikleri bağışların küçük meblağlara bağlı kalmadığı belirterek, “100 liralık ürün sattığımız zaman 10 lira atacağız, bin liralık telefon satıldığı zaman 100 lira atılacak. Gerçekleştirdiğimiz kampanya 1 liraya bağlı değil. Hayvan severlerimiz kendileri de gelip kumbaraya atmak isterlerse, hiç alışveriş yapmadan destek olabilirler. Biz gerçekleştirdiğimiz destek kampanyasına bir süre koymadık. Gücümüzün yettiği kadar, bu işletme açık oldukça bu devam edecek” dedi.