Etiket: 102

  • Sarıkamış şehitlerini anma etkinliklerinin 102. yıldönümü

    Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan, gelecek nesillere vatanın, bayrağın ve toprağın ne demek olduğunu anlatmak gerektiğini söyledi.

    Sarıkamış şehitlerini anma etkinliklerine katılan KAÜ Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan, birlik ve beraberlik içerinde olduğunu sürece bu topraklara kimsenin ayak basamayacağını söyledi. Prof. Dr. Özcan, “Vatanın, toprağın, bayrağın, ezanın ne demek olduğunu, hep beraber anlatacağız gelecek nesillere. Temennimiz tabi ki böyle acılar yaşanmasın. Ama tabi bu acıların yanında bir başarı, bir zafer hikayesi var. İnşallah bu topraklar ilelebet Türk-İslam Yurdu olarak kalacaktır. Allah bu hainlere, bu alçaklara, bu bölücülere fırsat vermeyecektir. Biz tabi birlik beraberlik içerisinde olduğumuz sürece, kimse bu topraklara ayak basamayacak” dedi.

    Sarıkamış etkinliklerinde emeği geçenlere de teşekkür eden Prof. Dr. Özcan, “Bundan yaklaşık 102 yıl önce bu vatan için, bu topraklar için gözünü kırpmadan canını vermiş dedelerimiz, atalarımız, tabi bir empati anlamında veyahutta onları hatırlama babında ve bunları gelecek kuşaklara aktarmak için çok önemli bir ekinlik olduğunu düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başkanımız, sayın bakanlarımız ve il bazında sayın valimiz başta olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir etkinlik inşallah kıyamete kadar ilelebet sürecek” diye konuştu.

  • (Özel Haber) 102 günlük komadan sedyeyle çıktı, iki yıl sonra yürümeye başladı

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 2.5 yıl önce geçirdiği motosiklet kazasının ardından 102 gün komada kalıp, yürüme ve konuşma yeteneğini kaybeden 20 yaşındaki Tunahan Tezer, yeniden yürümeye başladı. Tezer, en büyük hayalinin bir otomobil alıp dünyayı turlamak olduğunu söyledi.

    İzmit’te yaklaşık 2.5 yıl önce geçirdiği motosiklet kazasında ağır yaralanan Tunahan Tezer, 102 gün komada kaldığı hastaneden konuşma ve yürüme kaybı nedeniyle tekerlekli sandalye ile taburcu oldu. Taburcu olduktan sonra yine sedye ile bir fizik tedavi merkezine götürülerek tedavisine başlanan Tezer, azmi ve doktorların da yardımıyla geçen 2.5 yılın ardından yeniden yürümeye başladı. İzmit’te özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavisini sürdüren Tezer, en büyük hayalinin bir otomobil alıp dünyayı turlamak olduğunu söyledi.

    “Gayretli olması iyileşmesinde en büyük etken”

    Tezer’in iki yıl önce sedye ile kendilerine geldiğini belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ahmet Hancı, “Tunahan 20 yaşında. Yaklaşık 2.5 yıl önce motosiklet kazasına bağlı kafa travması nedeniyle bize getirildi. Getirildiğinde özellikle sağ tarafında hiçbir hareket yoktu. Konuşması kötü durumdaydı. Yatarak tedavisine başladık. Erken dönem rehabilitasyonda elimizden gelen tüm tedavileri uyguladık. Hastanın genç ve gayretli olmasının da etkisiyle hızlı bir düzelme gördük” dedi.

    “Sedyeyle geldi, şimdi bağımsız olarak yürüyor”

    Tedavi sürecinde Tunahan’ın çok istekli olduğunu belirten Dr. Hancı, “Özellikle oturma dengesini sağladık. Sonra birkaç ay içerisinde ayağa kalkıp desteksiz bir şekilde yürür hale geldi. Sonra tedavisine devam ettik. Yürüyüş robotu, havuz içi egzersiz tedavileri, iş uğraşı, el uğraşı, konuşma tedavileri tüm bunları hastanemizde uygular hale geldik. Bunların sonucunda görüldüğü gibi desteksiz ve bağımsız bir şekilde yürüyebiliyor. Tedavisine gidip gelebiliyor, toplu taşıma kullanabiliyor. Konuşması düzelmiş durumda” diye konuştu.

    “102 gün yoğun bakımda yattım”

    26 Mart 2014 günü geçirdiği kazada motosikletten düşerek başını çarptığını, daha sonra da ağır yaralandığını söyleyen Tunahan Tezer ise, “Motosiklet kullanırken başımı çevirerek birine selam verdim. Ondan sonra önüme döndüğümde araba vardı. Sonra arabaya çarparak havalandım ve çöp konteynerinin sivri yerine başımı çarptım. 102 gün yoğun bakımda yattım. Daha sonra fizik tedavi merkezine sedye ile getirildim. Tabi ben bu süreçlerin hiçbirini hatırlamıyorum” şeklinde konuştu.

    “Hayalim, otomobil alıp dünyayı turlamak”

    Tedavi sürecinde birçok farklı yöntemle çalıştığını dile getiren Tezer, “İlk olarak fizik tedavi aldım. Robot, iş-uğraş, ergo terapi, havuz hepsini kullandım. Ve daha sonra bu hale geldim. Artık ayakta durabiliyorum. Çarşıya, pazara kendim çıkabiliyorum. Tamamen iyileştiğimde ilk hedefim araba almak. Yani dünyayı turalayacağım. Arabaya o kadar özlem duyuyorum” ifadelerini kullandı.

  • İzmir’de 102 kilo esrar ele geçirildi

    İzmir’de doğu illerinden getirerek uyuşturucu madde ticareti yapan ve 102 kilo esrar maddesi ile yakalanan 2 kişi tutuklandı.

    Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu İle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, doğu illerinden getirilen bir miktar uyuşturucunun ticaretinin yapılacağı yünündeki istihbarat üzerine harekete geçti. Karabağlar ilçesinde ikamet eden M.P. (44) ve M.M.A. (54) isimli şahısların aracını takibe alan ekipler, Gaziemir’de iki şahsı araç ile seyir halinde yakaladı. Aracı durdurarak narkotik dedektör köpek ile incelemeye alan ekipler, toplam 102 kilo esrar maddesi ele geçirdi. Gözaltına alınan M.P. ve M.M.A. çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

  • 102 yıl sonra yeniden eğitime başladı

    Temeli 1251 yılına dayanan Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi, asırlar öncesinden Kurtuluş Savaşı’na kadar nice alimler yetiştirdiği Karatay Medresesi’nde 102 yıl sonra yeniden derslere başladı.

    Osmanlı Devletini kuran atalarımızın eğitim gördüğü Karatay Medresesi’nde tam 102 yıl sonra yeniden ders verilmeye başlandı. Tarihi nesiller öncesine dayanan Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan KTO Karatay Üniversitesi, asırlar önce eğitim hayatına başladığı Karatay Medresesi’nde yeniden dersler vermenin, ilim öğretmenin gururunu yaşıyor. Kurtuluş Savaşı’nda eğitim gören medrese öğrencileri, vatan uğruna canını feda etmiş ve şehit olmuşlardı. O tarihten bugüne, medrese eğitimi alınan sınıflar, ilk kez KTO Karatay Üniversitesi öğrencileri ile doldu.

    Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya’da 1251 yılında Emir Celalettin Karatay tarafından kurulan Karatay Medresesi, Kurtuluş Savaşı’nın ardından öğrencilerinin vatanları uğruna canlarını vermeleri sonucunda akademik hayatına ara vermişti. Günümüzde, ahiliğin temsilcisi Konya Ticaret Odası tarafından yeniden açılan ve Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak nesiller yetiştirmeye kaldığı yerden devam eden KTO Karatay Üniversitesi köklü tarihinden aldığı güçle, geçmişte olduğu gibi bugün de adından söz ettiriyor.

    İslam Ekonomisi ve Finans dersi 102 yıl sonra yeniden Karatay Medresesi’nde

    Kadim kültürün temsilcileri olan İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü öğrencilerine Karatay Medresesi’nde ilk dersi, KTO Karatay Üniversitesi bünyesinde, Türkiye’de ilk defa açılan İslam Ekonomisi ve Finans Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hamdi Döndüren verdi.

    Yıllar sonra Karatay Medresesi’nde ders vermekten onur duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Hamdi Döndüren, “KTO Karatay Üniversitesi yeni eğitim-öğretim döneminde Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü’nü açtı. Bizlerde bölümün ilk dersini üniversitenin temellerini oluşturan bu manevi atmosferde, Karatay Medresesi’nde öğrencilerimize aktarıyoruz. Yıllar sonra medresenin ruhuna uygun olarak öğrencilerimizin burada ders almalarına fırsat verenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Üniversite olarak İslami ekonomi alanında uzmanlaşmış insan kaynağı yetiştirmeyi hedefliyoruz. İslam ekonomisi, İslami finans ve katılım bankacılığı alanında ortaya çıkabilecek çok boyutlu problemleri sürdürülebilir çözümler üretebilecek ve yeni modeller oluşturabilecek uzmanlar yetiştireceğiz” dedi.

    İlk derste, “İslam Dininde Emir ve Yasaklar” konusunda da öğrencilere bilgiler veren Prof. Dr. Hamdi Döndüren, konuşmasında, “Yüce kitap Kur’an-ı Kerim’de yer alan emirler ve yasaklar insanlar için muhakkak bir fayda sağlamaktadır. İslam dininde her ibadetin insanlığa bir faydası vardır. Bunun yanı sıra namazda psikolojik olarak bir teslimiyet de söz konusudur. İlahi dinlerde en önemli konular mal, can, nesil, akıl ve inancın devamlılığıdır. İnancı tam olmayan, Allah’a kulluktan nasibi olmayan kimsenin İslam’ın diğer hükümlerine uyması beklenemez. Bütün bu şartlar birbirlerini tamamladığında bir amaca hizmet etmiş olur” ifadelerine yer verdi.

    “Köklerimize, değerlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz”

    Tarihi programa katılan KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Öztürk, “Kadim kökleri olan üniversitemizin hedefleri, idealleri kapsamında, çalışmalarımız hızla devam ediyor. 2016-2017 akademik yılında yeni açtığımız bölümler ile birlikte yüzde 99,63 doluluk oranı ile eğitim faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bir yandan hizmete kattığımız modern binalarımız ve yapılarımız hızla yükselirken; bir yandan da medeniyetimize, köklerimize, değerlerimize sahip çıkmaya devam ediyoruz. Üniversitemizde ilk defa öğrenci alan ve ülkemizde de bir ilk olan İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü’nün açılış dersinin alanında duayen bir isim olan Prof. Dr. Hamdi Döndüren tarafından verilmesi ve bu dersin 1251 yılında kurulan Anadolu’nun en köklü eğitim kurumu olan Karatay Medresesi müfredatında da yer almış olması üniversitemiz için gurur verici. Üniversitemizin daha iyi yerlere gelmesinde emeği geçen, gayret gösteren Mütevelli Heyetimize, Rektörümüz Prof. Dr. Bayram Sade’ye ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Torunun torunu gören Naciye nine 102 yaşında vefat etti

    BİLECİK (İHA) – Bilecik’te 1 asrı geride bırakan Naciye Nine 102 yaşında vefat etti.

    Bilecik’in Yenipazar ilçesinde yaşanan 15 Eylül 1914 doğumlu Naciye Ünal, çoklu organ yetmezliği yüzünden vefat etti. Bir asırdan fazla yaşayan Naciye ninenin 1’i erkek 3 çocuğu, 5’i kız, 9 torunu, 4’ü kız 7 torunlarının çocuğu ve 5’i erkek 1’i kız toplam 6 torununun torunu var. Naciye Ünal’ın geçimini yıllarca hayvancılıkla uğraşarak sağladığı öğrenildi. Naciye ninenin, hayatı boyunca 12 Cumhurbaşkanı, 27 Başbakan görürken, 65 hükümet gördüğü belirtildi.

    “Asıl yaşı 106-107 olabilir”

    Naciye Ünal’ın torununun oğlu olan Onur Yıldırım, büyük ninesinin haşhaş yağı, süt ve süt ürünleri tüketerek, tamamen doğal yaşadığı belirtti. Yıldırım, “Tamamen doğal yaşadıkları için sağlıklı bir şekilde yüzyılı aşkın yaşayabildi. Kendisinin bize anlattığına göre 5-6 yaşından sonra nüfusa yazdırılmış. Yani gerçek yaşı 102 değil 106-107 olabilir” dedi.

    Naciye Ünal’ın cenazesi Çöte Mahallesi Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Çöte Mezarlığına defnedildi.